Yeni bir alışkanlığa başlamak için illa pazartesiyi, yeni yılı ya da doğum gününü beklemeye gerek yok. Sonbaharın gelişi de günlük düzeni yeniden kurmak için oldukça iyi bir bahane olabilir. Yaz boyunca bozulan uyku saatleri, düzensiz öğünler, ertelenen spor planları ve tatil modundan çıkamama hali eylül ayıyla birlikte yavaş yavaş yerini daha belirli bir rutine bırakıyor. Havanın serinlemesi ve günlerin kısalması da ister istemez günlük programı yeniden düşünmeye başlatıyor. Üstelik bunun yalnızca psikolojik bir tarafı yok. Araştırmalar, uyku ve fiziksel aktivite gibi günlük davranışların mevsimlere göre değişebildiğini gösteriyor. Sonbaharda uyku süresinin ortalamada bir miktar arttığını gösteren çalışmalar olsa da mevsimsel değişimlerin etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor.
Sonbahar neden yeni bir başlangıç hissi veriyor?
Eylül biraz da zihnimizdeki takvim yaprağının yeni bir sayfası gibi çalışıyor. Okula dönüş, işlerin yeniden düzene girmesi ve yazın daha rahat temposunun sona ermesi, sonbaharı doğal bir geçiş dönemi haline getiriyor. Psikolojide buna fresh start effect, yani yeni başlangıç etkisi deniyor. İnsanlar belirli tarihleri veya dönemleri hayatlarında birer dönüm noktası olarak görmeye daha yatkın olabiliyor. Yeni yıl bunun en bilinen örneği ama yeni bir ay, hafta veya mevsim de benzer bir başlangıç hissi yaratabiliyor. Yani eylül ayında bir anda daha düzenli yaşamak istemeniz tamamen tesadüf olmayabilir. Takvim değişti, rutin değişti ve zihniniz de bunu yeni bir sayfa olarak algılamaya daha hazır hale geldi.
Önce hayatınızı değil, rutininizi düzeltin
Sonbaharı sağlıklı yaşam adına bir anda her şeyi değiştireceğiniz dönem ilan etmek kulağa güzel geliyor ama pratikte pek çalışmıyor. Pazartesi günü spor salonuna yazılıp her gün erken kalkmaya, şekeri tamamen bırakmaya ve kusursuz beslenmeye karar vermek yerine daha küçük değişikliklerle başlamak çok daha sürdürülebilir olabilir.
Örneğin uyku saatini biraz daha düzenlemek, her gün kısa bir yürüyüş eklemek veya hafta içi öğünlerini önceden planlamak bile başlangıç için yeterli. Sağlıklı yaşam konusunda uzman kaynaklar da büyük ve kısa süreli değişikliklerden ziyade günlük alışkanlıkların sürdürülebilir şekilde oluşturulmasının önemine dikkat çekiyor.
Gün ışığını kaçırmadan hareket edin
Sonbaharın en güzel taraflarından biri de artık dışarı çıkmak için havanın sizi eritmesini beklemek zorunda olmamanız. Yazın ortasında öğle saatlerinde yürümek pek cazip olmayabilirken, sonbaharın daha serin havası yürüyüş için çok daha uygun olabilir. Özellikle gün ışığından faydalanabileceğiniz saatlerde kısa bir yürüyüşü günlük rutine eklemek hem hareket etmenizi hem de gün içinde dışarı çıkmanızı sağlar.
20 dakikalık bir yürüyüş bile başlangıç için yeterli olabilir. Buradaki amaç bir anda spor programına dönüşmek değil, hareket etmeyi günün doğal bir parçası haline getirmek.
Uyku saatlerini yeniden düzene sokun
Yazın geç saatlere kadar dışarıda olmak, tatil günlerinde geç kalkmak ve uyku düzeninin biraz dağılması oldukça kolay. Sonbahar ise bunu toparlamak için iyi bir fırsat. Her gün farklı bir saatte yatıp kalkmak yerine mümkün olduğunca benzer saatleri korumak, akşamları daha sakin bir rutin oluşturmak ve yatmadan hemen önce ekran başında geçirilen süreyi azaltmak işe yarayabilecek basit adımlar arasında.
Uyku, beslenme ve fiziksel aktivitenin birbirinden tamamen bağımsız olmadığını gösteren araştırmalar da bulunuyor. İstanbul’da 3 binden fazla yetişkinin verilerinin incelendiği bir çalışmada uyku kalitesi, kronotip ve fiziksel aktivite arasında ilişkiler bulundu.
Yazın saldığınız beslenme düzenini toparlayın
Sonbahar geldi diye bir anda katı bir diyet programına geçmek gerekmiyor. Hatta bunun yerine yaz boyunca aksayan öğün düzenini biraz toparlamak daha mantıklı olabilir. Evde yemek hazırlamayı artırmak, öğünleri önceden planlamak, sebze ve meyvelere daha fazla yer vermek ve yeterli su içmek gibi temel alışkanlıklar bunun için yeterli.
Mevsim değiştiğinde beslenmenin de tamamen değişmesi gerekmiyor. Ancak havaların serinlemesiyle birlikte çorba, sebze yemekleri, bakliyat ve fırında hazırlanan pratik yemekler gibi seçenekleri günlük menüye eklemek sağlıklı beslenmeyi kolaylaştırabilir.
Sosyal hayatı da rutinin içine koyun
Sağlıklı alışkanlık deyince akla genellikle spor ve beslenme geliyor ama sosyal bağlantılar da günlük iyi oluşun önemli bir parçası. Yazın spontane buluşmalarla geçen sosyal hayat, sonbaharda biraz daha planlı hale gelebilir. Haftada bir arkadaşla yürüyüş yapmak, ayda bir evde yemek düzenlemek veya uzun zamandır görüşülmeyen biriyle kahve içmek bile rutinin parçası olabilir.
Buradaki küçük ama önemli ayrıntı şu: Bunu da yapılacaklar listesindeki başka bir görev haline getirmemek.
Yeni bir şey öğrenmek için de iyi bir dönem
Sonbahar sadece eski alışkanlıkları düzene sokmak için değil, yeni bir şey denemek için de uygun bir dönem. Dil kursu, dans, seramik, fotoğrafçılık, kitap kulübü ya da uzun zamandır merak edilen başka bir uğraş… Eylül ve ekim aylarında birçok kurs ve etkinliğin yeniden başlaması da bunu kolaylaştırıyor.
Üstelik yeni bir uğraş yalnızca zamanı doldurmakla kalmayabilir. Yeni insanlarla tanışmak ve gün içinde iş dışında başka bir alana zaman ayırmak, rutinin tekdüze hale gelmesini de önleyebilir.
Bu sonbaharda her şeyi değiştirmeye çalışmayın
Yeni bir mevsime girerken kendinize 15 maddelik bir yaşam planı hazırlamak oldukça motive edici görünebilir. Bir hafta sonra o listenin yarısına bile bakmamak ise daha olası. Bu nedenle sonbaharı hayatı baştan aşağı değiştireceğiniz bir dönem olarak değil, birkaç alışkanlığı yeniden düzenlemek için kullanabileceğiniz bir başlangıç noktası olarak görmek daha gerçekçi.
Daha erken yatmak, biraz daha fazla yürümek, öğünleri düzene sokmak, gün içinde dışarı çıkmak veya uzun zamandır yapmak istediğiniz bir şeye başlamak… Bunlardan birini seçmek bile yeterli. Çünkü sağlıklı bir rutin, bir mevsimde kurulup tamamlanan bir proje değil. Asıl mesele, sonbaharda başlayan küçük değişikliklerin kış geldiğinde de hayatın içinde kalabilmesi.