Sonbahar geldiğinde yalnızca gardırop değişmiyor. Gün ışığının azalması, sıcaklık ve nem değişimleri, dışarıda geçirilen sürenin farklılaşması ve mevsimsel alerjenler vücudun çalışma düzenini de etkileyebiliyor. Üstelik bu değişimlerin bazıları o kadar küçük oluyor ki nedenini havaların serinlemesine bağlamak akla gelmeyebiliyor.
Uyku düzeninden cilde, saç dökülmesinden ruh haline kadar sonbaharla birlikte ortaya çıkabilen bazı değişimler aslında vücudun çevresindeki değişikliklere verdiği doğal yanıtlar. Elbette herkes bunların tamamını yaşamıyor; ancak mevsim değiştikçe ortaya çıkan bazı belirtilerin bilimsel bir karşılığı var.
1. Cildiniz kuruyabilir
Sıcaklık ve nem seviyelerindeki değişiklikler cildin nem dengesini de etkileyebiliyor. Havaların soğumasıyla birlikte özellikle kapalı ortamlarda ısıtıcıların kullanılmaya başlaması havayı daha kuru hale getirebiliyor. Bu da ciltte kuruluk, gerginlik ve dudaklarda çatlama gibi şikâyetlerin ortaya çıkmasını kolaylaştırabiliyor.
Kuru hava burun ve boğazdaki dokuları da tahriş edebiliyor. Mayo Clinic, düşük nemin kuru cilt, çatlamış dudaklar ve burun içindeki tahriş gibi sorunlara yol açabileceğini belirtiyor. Ev içindeki nemin çok düşük ya da çok yüksek olması da farklı problemlere neden olabildiğinden, denge önemli.
Hızlı ipucu: Su içerek ve su içeriği yüksek yiyecekler tüketerek cildinizi nemli tutabilirsiniz. Nemlendirici kullanmayı da ihmal etmemelisiniz.
Duşta veya saç fırçasında normalden biraz daha fazla saç görmek sonbaharda daha sık fark edilebiliyor. Bunun tamamen bir şehir efsanesi olduğu söylenemez: Saç büyümesinde mevsimsel döngüler olduğunu gösteren çalışmalar bulunuyor.
Bir araştırmada 800’den fazla sağlıklı kadının saç döngüleri incelendiğinde, dinlenme fazındaki saçların oranının yaz aylarında yükseldiği ve sonrasında dökülmenin sonbahar döneminde daha belirgin hale gelebildiği görüldü. Başka çalışmalar da saç büyümesi ve dökülmesinde yıl boyunca tekrarlayan dönemsel değişimler olduğunu ortaya koyuyor.
Bu nedenle sonbaharda saç dökülmesinde geçici bir artış görülebilir. Ancak dökülme belirginleşiyor, uzun sürüyor veya saçlarda gözle görülür seyrelme meydana geliyorsa bunu yalnızca mevsime bağlamamak gerekiyor. Demir eksikliği, tiroid sorunları, bazı besin eksiklikleri ve başka sağlık koşulları da saç dökülmesine neden olabilir.
Kısa ipucu: Sonbaharda saçlarımızı sağlıklı tutmak için nemli bırakmanız, sıcak sudan kaçınmanız ve düzenli olarak saç derinize masajı yapmanız gerekir. “Saç dökülmesini başka ne iyi gelir?” diyorsanız sizi böyle alalım!
3. Normalden daha fazla uyuyabilirsiniz
Günlerin kısalmasıyla birlikte maruz kaldığımız doğal ışığın süresi de azalıyor. Işık, vücudun biyolojik saatinin en önemli düzenleyicilerinden biri ve uyku-uyanıklık döngüsünde rol oynayan melatonin hormonunun salgılanmasını etkiliyor.
Bu nedenle sonbaharda bazı kişiler akşam saatlerinde daha erken uykulu hissedebilir, sabahları ise yataktan kalkmak daha zor gelebilir. Özellikle günün büyük bölümünü kapalı alanlarda geçirenlerde doğal ışığa maruz kalmanın azalması, biyolojik saatin günlük ritmini etkileyebilir. Mevsimsel değişikliklerin uyku düzeniyle ilişkisi üzerine yapılan araştırmalar da gün ışığı süresi ile uyku-uyanıklık döngüsü arasında bağlantı olduğunu gösteriyor.
Hızlı ipucu: Bu konuda yapabileceğiniz pek bir şey yok. Aksine, ne zaman yakalayabilirseniz güneşin tadını çıkarmaya çalışın ve mümkün olduğunca çok dinlenin.
4. Yüksek kalorili gıdalar tüketmek isteyebilirsiniz
Havalar serinlemeye başladığında salata yerine sıcak bir yemek, meyve yerine tatlı istemek kulağa tanıdık gelebilir. Mevsim değişikliklerinin iştah ve yiyecek tercihleri üzerinde etkisi olabileceğine dair araştırmalar bulunuyor. Özellikle sıcaklık, gün ışığı süresi, fiziksel aktivite ve uyku düzenindeki değişiklikler yeme davranışını etkileyebiliyor.
Ancak bunu doğrudan vücudun kışa hazırlık amacıyla yağ depolamaya başlaması şeklinde açıklamak fazla basit olur. İnsanlarda sonbahar geldiğinde beynin insülin direncini artırarak yağ depolamayı tetiklediğini gösteren genel geçer bir mekanizma bulunmuyor.
Buna karşılık daha soğuk havalarda enerji ihtiyacının ve yiyecek tercihlerinin değişebilmesi mümkün. Üstelik sonbaharda açık havada geçirilen sürenin azalması ve hareketliliğin düşmesi de günlük enerji dengesini etkileyebiliyor. Kısacası, sonbaharda daha kalorili yiyeceklere yönelmek bazı kişilerde görülebilen bir değişim olsa da bunu yalnızca vücudun kış hazırlığı olarak görmek doğru değil.
Hızlı ipucu: Yapabileceğiniz en iyi şey, herhangi bir sağlık probleminden kaçınmak için olabildiğince aktif kalmak ve düzenli olarak ne tükettiğinizi kontrol etmektir.
5. Kaygı ve stres daha belirgin hale gelebilir
Mevsim değişikliği bazı kişilerde ruh hali ve enerji düzeyinde değişikliklere neden olabilir. Günlerin kısalması ve gün ışığına daha az maruz kalmak, uyku düzeni ve biyolojik ritim üzerinden ruh halini etkileyebilir. Özellikle sonbahar ve kış aylarında tekrarlayan belirgin çökkünlük, enerji kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri ise mevsimsel duygulanım bozukluğuyla ilişkili olabilir.
Kaygı tarafında ise tablo biraz daha farklı. Sonbaharın kendisinin kaygı bozukluğunu artırdığı söylenemez; ancak günlük rutindeki değişiklikler, daha az gün ışığı, uyku düzeninin bozulması veya iş ve okul temposunun yeniden başlaması gibi koşullar bazı kişilerde stres ve kaygı belirtilerini daha görünür hale getirebilir.
Dolayısıyla sonbaharda kendinizi daha gergin hissetmeniz mutlaka bir kaygı bozukluğunuz olduğu anlamına gelmez. Ancak kaygı günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyor, uzun süre devam ediyor veya her sonbaharda tekrarlıyorsa profesyonel destek almak iyi bir fikir olabilir.
Kısa ipucu: Bu mevsimde kendinizi kötü hissetmeye başlarsanız, mümkün olduğunca açık hava etkinliklerine katılmaya ve güneş ışığından yararlanmaya çalışın. D vitamini, ruh halini düzenlemede ve depresyonla mücadelede büyük rol oynar .
6. Vücudunuz mikroplara özellikle gribe karşı savunmasız olabilir
Sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görülmesi yalnızca kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmekle açıklanmıyor. İnsan bağışıklık sisteminin bazı bileşenlerinde mevsimsel değişiklikler olduğu da araştırmalarla gösterilmiş durumda.
329 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği geniş bir çalışmada bazı bağışıklık göstergelerinin yıl boyunca değişiklik gösterdiği görüldü. Araştırmacılar lenfosit, nötrofil ve C-reaktif protein gibi bazı bağışıklık parametrelerinde mevsimsel farklılıklar saptadı. Bu, sonbaharda bağışıklığın bir anda çöktüğü anlamına gelmiyor; bağışıklık sisteminin de çevresel koşullar ve biyolojik ritimlerle birlikte yıl boyunca değişen bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Dolayısıyla sonbaharda daha sık hastalanmanın tek bir nedeni yok. Daha az gün ışığı, değişen hava koşulları, kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmek ve dolaşımdaki virüsler bir araya geldiğinde solunum yolu enfeksiyonlarının görülme ihtimali artabiliyor.
Kısa ipucu: Sonbaharda solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için elleri düzenli yıkamak, kapalı ortamları havalandırmak, yeterli uyumak ve dengeli beslenmek gibi temel alışkanlıklar önemini koruyor. Yaşınız, sağlık durumunuz veya risk grubunuz nedeniyle öneriliyorsa mevsimsel aşılarınızı da güncel tutmayı ihmal etmeyin.
7. Burnunuz daha fazla tepki verebilir
Sonbaharın gelişi bazı kişiler için beraberinde mendil sezonunu da getiriyor. Burun akıntısı, tıkanıklık, hapşırma ve gözlerde kaşıntı gibi belirtiler yalnızca soğuk algınlığından kaynaklanmayabilir.
Mevsimsel alerjiler sonbaharda da görülebiliyor. Özellikle bazı yabani otların polenleri yaz sonundan sonbahara kadar etkili olabiliyor. Bunun yanında sıcaklık ve nem değişimleri de burun içindeki dokuların şişmesine ve burun tıkanıklığına yol açabiliyor. Dolayısıyla her hapşırıkta hemen soğuk algınlığına karar vermek yerine belirtilerin ne zaman ve hangi koşullarda ortaya çıktığına bakmak gerekiyor.
Kısa ipucu: Burun kuruluğu ve tıkanıklığı yaşıyorsanız bulunduğunuz ortamı düzenli havalandırın ve havanın aşırı kuru olmamasına dikkat edin. Alerjiniz varsa belirtilerinizi tetikleyen ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak da rahatlamanıza yardımcı olabilir.