Son zamanlarda sosyal medya akışınızda elinde örgüsüyle huzurlu görünen gençler, vintage fincanlarda içilen bitki çayları veya mutfakta saatlerini harcayarak sos hazırlayan insanlar görmeye başladıysanız; resmen Nonna maxxing evrenine giriş yapmışsınız demektir. İtalyanca anneanne/babaanne anlamına gelen “Nonna” kelimesinden ilham alan bu akım, aslında sadece bir görsel estetik değil; hızla akıp giden dünyaya karşı bir “dur” deme biçimi.
Aslında bu akımın “yeni” gibi görünmesine rağmen bizde çok tanıdık bir karşılığı var. Türkiye’deki anneanne ve babaannelerin yaşam biçimi, bugün “nonna-maxing” diye yeniden paketlenen şeyin neredeyse birebir kendisi. Sabah erken kalkmak, yemeği acele etmeden hazırlamak, mevsim ne veriyorsa onu tüketmek, evin içinde sürekli bir üretim hâlinde olmak ve evle duygusal bir bağ kurmak… Bunların hepsi zaten yıllardır evlerimizin içinde var olan bir ritimdi. Belki de bu yüzden nonna-maxing, bizde bir trendden çok “hatırlama hâli” gibi duruyor; modern hayatın hızında unuttuğumuz, aslında hep bildiğimiz bir yaşam şeklinin yeniden görünür olması. İşte hayatınıza o eski, güvenli ve sıcak ruhu katmanın 5 pratik yolu:
1. Ekranı Kapatın, Ellerinizi Çalıştırın
Nonna maxxing’in temelinde “üretmek” yatar, ama dijital bir üretimden bahsetmiyoruz. Ellerinizi kullanabileceğiniz bir hobi edinin. Bu bir atkı örmek olabilir, seramik bir kase boyamak ya da sadece toprağa dokunup saksılarınızın yerini değiştirmek… Fiziksel bir şeylerle uğraşmak, modern dünyanın getirdiği o “sürekli bir yerlere yetişme” kaygısını mucizevi bir şekilde dindiriyor.
2. “Hızlı” Olan Her Şeyden Uzaklaşın
Nonna’lar asla acele etmez. Yemeğin pişmesi saatler sürer, çay demlenirken beklenir, bir yere yürüyerek gidilir. Siz de hayatınıza bu “yavaşlığı” davet edin. Pazar sabahları aceleyle kahvaltı etmek yerine sofrayı özenle kurun. Hazır kahve yerine, kokusu tüm eve yayılan bir demleme ritüelini tercih edin. Unutmayın; süreç, sonuçtan daha değerlidir.
3. Eşyalarına ruh katın
Kusursuz, soğuk ve katalogdan çıkmış gibi duran dekorasyon fikirlerini bir kenara bırakın. Nonna maxxing evleri yaşayan evlerdir. Antika pazarlarından seçilmiş yaşanmışlığı olan bir vazo, annenizin çeyizinden kalma bir örtü veya duvarları süsleyen eski aile fotoğrafları… Eviniz, içine girdiğinizde size sarılan bir mekan olsun.
4. Mevsimin ritmini yakalayın
Bir “Nonna” ne zaman hangi meyvenin en tatlı olduğunu, hangi otun hangi yemeğe yakışacağını çok iyi bilir. Doğayla olan bağınızı güçlendirin. Mevsiminde beslenmeye özen gösterin, yerel pazarları ziyaret edin. Kışın ortasında çilek yemek yerine, yazdan hazırladığınız o meşhur domates soslarını açmanın hazzını yaşayın.
5. Konforu şıklığın önüne koyun
Konforu öncelik haline getirin ama şıklığınızdan ödün vermeden. Nonna maxxing modası, içinde nefes alamadığınız dar kıyafetleri reddeder. Onun yerine; geniş keten gömlekler, yumuşacık yün hırkalar, rahat loafer ayakkabılar ve pamuklu eşarplar gelir. Bu stil size sadece bir görünüm değil, aynı zamanda gün içinde büyük bir hareket özgürlüğü ve özgüven sunar.
Sonuç Olarak; Nonna maxxing aslında bize şunu hatırlatıyor: En büyük lüks; bir fincan sıcak çay, huzurlu bir ev ve sevdiğimiz işlerle meşgul olduğumuz o sessiz anlardır. Belki de hepimizin ihtiyacı olan şey, biraz daha “anneanne gibi” yaşamaktır.