Her Şey Yolundayken Bile En Kötüsünü Düşünen İnsanların Kullandığı 7 Cümle

Her şey yolunda giderken bile kötü bir ihtimali düşünmek yorucu olabilir. Peki zihnin sürekli en kötü senaryoya yöneldiğini gösteren cümleler hangileri?

Bazı insanlar için güzel giden bir şeyin tadını çıkarmak bile kolay olmayabilir. Tam işler yoluna girmişken aklına bu kez başka bir düşünce takılır: Acaba bu iyi gidiş ne kadar sürecek?

Bir arkadaş mesajına geç döner, kötü bir şey olduğu düşünülür. İş yerinde küçük bir sorun yaşanır, bunun daha büyük problemlerin başlangıcı olduğu sanılır. Uzun zamandır beklenen güzel bir haber gelir ama sevinç fazla uzun sürmez. Çünkü zihnin bir köşesinde her zaman kötü bir ihtimal vardır.

Elbette tedbirli olmak başka, sürekli felaket beklemek başka. Psikolojide katastrofik düşünce veya felaketleştirme olarak adlandırılan düşünce biçiminde kişi, henüz gerçekleşmemiş olumsuz bir durumu zihninde büyütebilir ve en kötü sonucu sanki en muhtemel sonuçmuş gibi değerlendirebilir. Bu alışkanlık yalnızca düşüncelerde kalmaz. Günlük konuşmalara da yansır. Bazı cümleler ise bu düşünce biçimini ele verir.

1. Kesin bir şey olacak

Her şey yolunda giderken bile rahatlayamayan insanların sık kullandığı cümlelerden biri bu. Güzel bir haber alınır, işler yoluna girer veya uzun zamandır beklenen bir şey gerçekleşir. Fakat sevinmek yerine sıradaki problemi düşünmeye başlanır. Bir süre sonra iyi giden şeyler bile kişide huzur yaratmamaya başlar. Çünkü mutluluğun hemen arkasından kötü bir şey geleceğine dair bir beklenti oluşur.

2. Benim başıma hep böyle şeyler geliyor

Bir olayın ardından söylenebilecek sıradan bir cümle gibi görünse de tekrarlandığında kişinin dünyayı algılama biçimini gösterebilir. Bir arkadaşlık biter ve bütün ilişkiler sorgulanır. İş yerinde bir problem yaşanır ve kariyerin tamamı başarısızlık olarak görülür. Kötü bir gün, kötü bir haftaya; kötü bir hafta da kötü bir hayata dönüşür. Oysa hayatımızda yaşanan tek bir olay, geri kalan her şeyin nasıl sonuçlanacağını söylemez.

3. Ya ters giderse?

Plan yapmakla sürekli kötü ihtimalleri düşünmek arasında ince bir çizgi var. Tatile çıkmadan önce hava durumuna bakmak, bir iş görüşmesi öncesinde hazırlık yapmak veya önemli bir konuda B planı oluşturmak gayet normal. Fakat henüz hiçbir sorun yokken yalnızca neyin ters gidebileceğini düşünmek kişiyi harekete geçmekten de alıkoyabilir. Çünkü bazen insanın önündeki asıl engel yaşanabilecek sorun değil, o sorunun zihninde çoktan yaşanmış olmasıdır.

4. Boşuna sevinmeyelim

Bazı insanlar hayal kırıklığı yaşamamak için daha en başından beklentilerini düşürür. Güzel bir haber geldiğinde fazla heyecanlanmaz, yeni bir ilişkiye başlarken kendini kaptırmamaya çalışır veya uzun zamandır beklediği bir şey gerçekleştiğinde bile bunun ne kadar süreceğini düşünür. İlk bakışta bu yaklaşım kişiyi koruyor gibi görünebilir. Sonuçta beklenti ne kadar düşükse hayal kırıklığı da o kadar küçük olacaktır. Ama bunun bir bedeli var. Kötü bir şey olduğunda daha az üzülmek için iyi şeyler olduğunda da daha az mutlu olmaya başlanabilir.

5. Ben zaten şanssızım

Şanssız olduğuna inanan biri, yaşadığı her olayı bu düşüncenin kanıtı olarak görmeye başlayabilir. Otobüs kaçırılır, şanssızlık denir. İş görüşmesi kötü geçer, yine aynı sonuca varılır. Bir plan iptal edilir ve bu kez de hayatın zaten hiçbir zaman yolunda gitmediği düşünülür. Bir süre sonra yaşanan olaylardan çok, kişinin kendisiyle ilgili oluşturduğu hikâye önem kazanmaya başlar. Ben şanssızım düşüncesi yerleştiğinde, olumlu gelişmeleri fark etmek de zorlaşabilir.

6. Ben demiştim

Bir şey kötü sonuçlandığında bunu önceden tahmin ettiğimizi söylemek oldukça rahatlatıcı olabilir. Çünkü böylece belirsizlik ortadan kalkar. Oysa çoğu durumda olay gerçekleşmeden önce elimizde kesin bir bilgi yoktur. Sadece ihtimaller vardır. Kötü bir sonuç ortaya çıktığında geçmişe bakıp bunun zaten belli olduğunu düşünmek, zihnin olayları sonuca göre yeniden yorumlamasının bir yolu olabilir. Üstelik bu alışkanlık insanı zamanla daha da temkinli hale getirebilir. Çünkü zihninde her kötü sonuç, bir sonraki kötü sonucu önceden görmüş olduğunun kanıtına dönüşür.

7. Ben sadece gerçekçiyim

Belki de en zor fark edilen cümle bu. Çünkü kötümserlik çoğu zaman gerçekçilikle karıştırılabilir. Hayatta her şeyin yolunda gitmeyeceğini bilmek elbette gerçekçi bir yaklaşım. Fakat her durumda yalnızca kötü ihtimali görmek başka bir şey. Gerçekçi olmak, kötü ihtimali de hesaba katmak demek. Kötümser olmak ise kötü ihtimali çoğu zaman tek ihtimal haline getirmek. Örneğin yeni bir işe başlarken bazı sorunların çıkabileceğini düşünmek normal. Daha işe başlamadan başarısız olunacağına karar vermek ise aynı şey değil.

Peki bu düşünce biçiminden çıkmak mümkün mü?

Bunun için sürekli olumlu düşünmeye çalışmak gerekmiyor. Hatta her durumda iyi tarafından bakmaya zorlamak çoğu zaman gerçekçi de değil. Daha işe yarayan şey, zihnin verdiği ilk kararı biraz sorgulamak olabilir. Gerçekten elimde bunu destekleyen bir kanıt var mı? Başka bir ihtimal olabilir mi? Şu anda yaşanan şey ile benim tahmin ettiğim şey aynı mı? Bazen yalnızca bu sorular bile düşüncenin yönünü değiştirebilir.

Hayatın kötü sürprizleri elbette olacak. Ama henüz yaşanmamış bir problemi bugünden yaşamaya başlamak, bizi o probleme karşı daha hazırlıklı hale getirmiyor. Sadece bugünü de onunla birlikte zorlaştırıyor. Belki de mesele her şeyin iyi gideceğine inanmak değil. Kötü gideceğine dair elimizde hiçbir kanıt yokken bunu kesinleşmiş bir gerçek gibi yaşamamak.

Gönder

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir