Bir şeyi dakikalarca arayıp en sonunda aslında çok yakınında, hatta bazen elinde ya da gözünde olduğunu fark etmek çoğu kişinin yaşadığı tanıdık bir an. Bu sadece elinde tuttuğun bir nesne için değil; gözlüğü kafasında olduğu halde aramak, telefonun elinde olmasına rağmen “telefon nerede” demek gibi durumlarda da ortaya çıkar.
Psikolojide bu durumun temel açıklaması dikkat körlüğü (inattentional blindness) olarak bilinir. Kişi dikkatini belirli bir hedefe yoğunlaştırdığında, çevredeki diğer uyaranları geçici olarak filtreler ve bu filtreleme bazen en bariz şeyleri bile gizleyebilir.
1. Beyin “arama moduna” kilitlenir
Çoğu zaman sık aranılan nesneler için bu duruma düşülür. Telefon, cüzdan, anahtarlık, toka gibi her gün kullandığımız eşyalar.. Bir şeyi aramaya başladığında beynin tek hedefi olur: onu bulmak. Bu sırada diğer tüm bilgiler arka plana atılır. Nesne aslında orada olsa bile, beklenen konumda değilse zihinsel olarak yok sayılabilir.
Bu yüzden gözün görür ama beynin fark etmez.
2. Stres bu hatayı büyütür

Stres ve acele hissi, bu süreci daha da daraltır. Zihin hızlı çözmeliyim moduna geçtiğinde detayları taramak yerine hızlı tahmin yapmaya yönelir. Bu da en basit şeyleri bile gözden kaçırmayı kolaylaştırır.
Özellikle geç kalma, panik veya yoğun düşünme hali bu durumu sıklaştırır.
3. Sadece elde değil, gözünün önünde bile olabilir
Bu durum sadece elde tuttuğun şeylerle sınırlı değildir. Gözlüğünü kafanda olduğu halde aramak, telefonun elinde olmasına rağmen başka yerde sanmak ya da anahtarların cebinde olmasına rağmen yok diye düşünmek de aynı mekanizmanın sonucudur. Hatta bazen telefon elindeyken bile “telefonu bulmam lazım” diye düşünüp aramaya devam etmek mümkündür.
Burada sorun nesnenin nerede olduğu değil, beynin onu beklediği yerde görmemesidir.
4. Beklentiyle gerçeklik çakışması

Beyin aranan nesne için bir senaryo oluşturur. Örneğin gözlüğün masada olması gerektiğini varsayarsın. Oysa gözlüğün kafanda olduğunda bu senaryoya uymadığı için onu gözlük olarak işlemezsin.
Bu yüzden görürsün ama tanımazsın.
5. Otomatik davranışlar ve dikkat filtresi
Günlük hayatta birçok hareket otomatikleşir. Eline bir şey almak, bir yere koymak ya da bir şeyi kontrol etmek bilinçli değil, refleks haline gelir. Bu otomatiklik, o nesneyi görsel dikkat alanının dışına iter.
6. Dikkat sınırlı, stres daha da daraltır
İnsan beyninin dikkat kapasitesi sınırlıdır. Stres altında bu kapasite daha da daralır. Bu yüzden çevredeki basit detaylar bile görünmez hale gelebilir.
Sonuç
Elinde tuttuğun şeyi ya da gözünün önündekini aramak aslında bir dikkatsizlik değil; dikkat, stres ve beklenti filtrelerinin aynı anda çalışmasının yan etkisidir.
Ve en garip tarafı şu: Ne kadar acele edersen, beynin o kadar çok şeyi görmezden gelmeye başlar.































