Irak’ın Necef kentinde bulunan Wadi al-Salam, ilk bakışta uçsuz bucaksız bir şehir gibi görünüyor. Ancak bu devasa alanın tamamına yakını mezarlardan oluşuyor. Arapçada “Barış Vadisi” anlamına gelen Wadi al-Salam, hem büyüklüğü hem de Şii İslam dünyasındaki dini önemi nedeniyle dünyanın en sıra dışı mezarlıklarından biri.
Yaklaşık 6 kilometrekareden 10 kilometrekareye kadar farklı ölçümlerle ifade edilen alanın milyonlarca mezara ev sahipliği yaptığı tahmin ediliyor. Üstelik burası yalnızca geçmişten kalmış bir mezarlık değil; bugün de definlerin devam ettiği yaşayan bir alan.
1. Necef’te, İmam Ali Türbesi’nin hemen yanında bulunuyor
Wadi al-Salam, Irak’ın Necef kentinde yer alıyor. Mezarlığın güney kısmında Şii Müslümanlar için son derece önemli olan İmam Ali Türbesi bulunuyor. Hz. Ali’nin burada bulunan türbesi, Necef’in yüzyıllardır önemli bir dini merkez olmasının başlıca nedenlerinden biri. Wadi al-Salam’ın bu kadar büyük bir mezarlığa dönüşmesinde de türbeye yakınlığı önemli rol oynuyor. Şii Müslümanlar arasında Necef’e defnedilmek, özellikle Hz. Ali’nin yakınında toprağa verilmek önemli bir dini ve kültürel anlam taşıyor.
2. Dünyanın en büyük mezarlığı kabul ediliyor
Wadi al-Salam’ın en dikkat çekici özelliği elbette ölçeği. Guinness World Records, burayı dünyanın en büyük mezarlığı olarak kaydediyor ve alanını 9,17 kilometrekare olarak veriyor. NASA’nın uydu görüntülerinde ise mezarlığın yaklaşık 10 kilometrekarelik bir alanı kapladığı ve 6 milyondan fazla mezara sahip olduğu belirtiliyor. Eski ve yeni ölçümlerin yanı sıra mezarların yer altında devam eden yapısı nedeniyle kesin rakam vermek kolay değil.
3. Tarihi yüzyıllar öncesine uzanıyor
Wadi al-Salam’ın bugünkü görünümü oldukça modern olsa da defin geleneğinin geçmişi çok daha eskiye uzanıyor. Guinness kayıtlarına göre mezarlık 7. yüzyıldan bu yana kesintisiz olarak kullanılıyor. UNESCO’nun Geçici Listesi’ndeki kayıtta ise bölgedeki definlerin Orta Çağ’dan da önceye uzandığı ve farklı dönemlerde yaşamış hükümdarların, din insanlarının ve önemli kişilerin burada gömüldüğü aktarılıyor.
4. Görünen mezarlardan çok daha fazlası yerin altında
Wadi al-Salam’ı diğer büyük mezarlıklardan ayıran özelliklerden biri de yeraltındaki yapısı. Mezarlıkta sirdab adı verilen yeraltı mezarları, kriptalar ve aile mezarları bulunuyor. Bazı kriptaların çok sayıda cenazeyi barındırabildiği aktarılıyor. Bu nedenle yüzeyde görülen mezar sayısı, Wadi al-Salam’ın gerçek kapasitesini tek başına anlatmıyor. Bu yapılar aynı zamanda mezarlığın neden yukarıdan bakıldığında olduğundan bile daha büyük göründüğünü açıklıyor.
5. Her gün yeni definler yapılıyor
Wadi al-Salam yalnızca tarihi bir alan değil. Bugün de aktif biçimde kullanılan bir mezarlık. UNESCO’nun Necef üzerine hazırladığı yayında, normal bir günde yaklaşık 200 defin gerçekleştirildiği belirtiliyor. Sayı dönemlere göre değişse de mezarlığın hâlâ aktif olması, burayı yalnızca geçmişe ait bir kültürel miras alanından farklı bir yere koyuyor. Özellikle Irak ve İran’dan olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden Şii Müslümanlar, yakınlarının Necef’e defnedilmesini tercih edebiliyor.
6. Mezarlığın adı Barış Vadisi anlamına geliyor
Wadi al-Salam adı Arapçada “Barış Vadisi” anlamına geliyor. İsim, bugün milyonlarca mezarın kapladığı bu devasa alanın dini anlamıyla da örtüşüyor. Necef’in Şii İslam’daki özel konumu nedeniyle mezarlık, yalnızca bir defin alanı değil, aynı zamanda ziyaret ve anma kültürünün önemli parçalarından biri.
Bu nedenle Wadi al-Salam’a gelenlerin önemli bir bölümü yalnızca bir yakınının mezarını ziyaret etmek için değil, dini ziyaret amacıyla da bölgeye geliyor.
7. UNESCO listesinde ama Dünya Mirası listesinde değil
Wadi al-Salam hakkında internette sık rastlanan bilgilerden biri, mezarlığın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olduğu yönünde. Ancak burada önemli bir ayrım var. Wadi Al-Salam Cemetery, UNESCO’nun Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor. Irak tarafından 2011 yılında aday gösterilen alanın kaydı; mezarlığın tarihi, dini ve kültürel önemine dikkat çekiyor. Ancak bu durum, alanın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış olduğu anlamına gelmiyor.
8. Yakın tarihte savaşların ortasında kaldı
Wadi al-Salam’ın tarihi yalnızca dini ve kültürel olaylardan ibaret değil. Mezarlık, Irak’ın yakın tarihindeki çatışmalardan da etkilendi. Özellikle 2004’te Necef’te yaşanan çatışmalar sırasında mezarlık çevresinde ağır silahlı çatışmalar meydana geldi. Yeraltı geçitleri ve yoğun mezar dokusu nedeniyle alan, çatışmalar sırasında stratejik bir konum da kazandı. Bazı mezarlar ve yapılar bu dönemde zarar gördü.
Bugün uydu görüntülerinden bakıldığında neredeyse sonsuzmuş gibi görünen Wadi al-Salam, aslında bin yılı aşkın süredir Necef’in dini ve toplumsal hayatının bir parçası. Milyonlarca insanın son durağı olan bu alan, aynı zamanda bir şehrin tarihini mezar taşları, türbeler, yeraltı kriptaları ve yüzyıllardır devam eden defin geleneği üzerinden okumayı mümkün kılıyor.