Çok iddialı bir söz gibi geldi değil mi? Ama öyle değil, aksine son derece soğru bir söz. Kız çocuklarının okumadığı, kadınların söz sahibi olmadığı bir toplumun, bir ülkenin Dünya’da kendine yer bulması mümkün değil. Eğer siz hala kız çocukları okumasın, 16’sında evlenip evinin kadını olsun diye politika yapıyor, geleceğinizi buna uygun şekilde kurmaya çalışıyorsanız, ülkeye değil yol, köprü, havaalanı, baraj; uzay istasyonu kursanız faydası yok.
4+4+4 sistemine geçilmesinden bu yana, sadece 2016 yılı içerisinde 36 binden fazla kız çocuğu ilk dört yılın ardından eğitim hayatını sonlandırmak zorunda bırakılıyorsa, ülkenin on yıl sonrasının çekeceği sıkıntıları görmek için kahin olmaya gerek yok. Kadının etkin roller üstlenmediği bir toplum yerinde saymaya mahkumdur.
1. Ülkeleri çok basit bir şekilde “gelişmiş & gelişmemiş” olarak ikiye ayırırsak, gelişmiş tarafta kalan ülkelerin kız çocuklarının eğitimine önem veren ülkeler olduğunu görürüz.

2. Esasen toplum olarak ilerleyen, gelişen, çağdaş ülkelerde “kız çocuğunun eğitimi” şeklinde bir tartışma asla cereyan etmez, edemez.

3. Kadının sahip olduğu farklı bakış açısından, olaylara değişik açılardan bakabilme yetisinden istifade eden ülkelerin önü daima açıktır.

4. Ekonomik özgürlüğünü elde etmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen, güçlü kadınlar toplumu tek başına sırtlayabilecek güce sahiptir.

5. Erkeklerin basit ve sıradan düşünme becerilerinin aksine bir süper bilgisayar gibi çalışan beyinleriyle kadınların potansiyelinden istifade etmeyen bir toplumun yükselmesi olası değildir.

6. Kız çocukları özeldir, hiçbir zaman bilgiyi ve beceriyi kendilerine saklamazlar, bir erkek sadece kendini geliştirir ama kız çocuğu çevresiyle birlikte gelişir.

7. Kız çocuklarının sahip olduğu duygusal zekadan ve yansımalarından yoksun kalmış bir eğitim sistemi sıradanlığın ve bayalığın esiri olmaya mahkumdur.

8. Bizim gibi toplumlarda kız çocuklarının okumak, eğitim görmek ve bir yerlere gelebilmek için harcadıkları çaba, gösterdikleri gayret, aldıkları eğitimden kat kat daha kıymetli şeyler katar onlara.

9. Kız çolcuklarının doğuştan sahip oldukları bazı özellikler, eğitim ile harmanlandığında ortaya inanılması güç başarı hikayeleri çıkmaktadır.

10. Dünyanın bugün içinde kıvrandığı sorunların büyük çoğunluğu kadın bakış açısından yoksun olmakla açıklanabilecek sorunlardır, dünyaya kadın elinin değmesi şarttır!

11. Toplumun kadının bir cins olarak değil de bir birey olarak görmesinin yolu iyi eğitim almış, güçlü kadınların sayısının artmasına bağlıdır.

12. Kadının nasıl giyindiğine, nasıl davranması gerektiğine, yerinin neresi olduğuna, oturup kalkmasına, vs. karışan toplumların bugün içinde bulundukları durumlar ortadadır.

13. Aslına bakarsanız gelişmiş bir ülkede böyle bir içeriğin hazırlanması dahi söz konusu olamaz, kız çocuğu & erkek çocuğu gibi bir ayrımın yapılması bile yeterince geri kafalılık.

14. Ancak kız çocuklarının “baba beni okula gönder” diye yalvardığı bir ülkede geleceğimiz konusunda endişelenmekte haklıyız.

15. Kitaplarında “on beşindeki kız ya erde gerek ya yerde” gibi akıl ve mantık dışı atasözleri barındıran bir ülkede bunun mücadelesini vermek zorundayız.

16. Türkiye, kız çocuklarının renklerini, ışıltılarını, parlaklığını ülkenin her yerine özgürce, cesurca, kusursuz bir şekilde yayamadıkça kısır çekişmeler içinde debelenmeye mahkumdur.

Kız çocuklarının hakları olanı almak için savaşmak zorunda olmadığı gün, güneşli günleri göreceğimiz gün olacaktır…































