İç çamaşırı dendiğinde çoğu kişi pek düşünmez, “E işte, giyiyoruz sonuçta!” diye geçiştirir. Ama aslında, onları yanlış kullanarak hem sağlığınızı hem de kıyafetlerinizin ömrünü fark etmeden kısaltıyor olabilirsiniz. İç çamaşırları, konforumuz ve sağlığımız için en önemli kıyafet parçalarından biri olsa da çoğu zaman seçim yaparken göz ardı ettiğimiz detaylar var. Yanlış bir sütyen ya da kötü dikişli bir külot, gün boyu rahatsız hissetmemize neden olabilir. Üstelik yanlış kumaş seçimi cildimizi tahriş edebilir, kötü yıkama alışkanlıkları ise çamaşırlarımızın ömrünü kısaltabilir. Peki, iç çamaşırı alırken nelere dikkat etmeliyiz? İşte, doğru iç çamaşırı seçmenize yardımcı olacak ipuçları…
1. Beyaz renk sütyenlerden uzak durun
Beyaz sütyen, masum ve zarif görünebilir ama aslında gardırobunun en işlevsiz parçalarından biri olabilir! Neden mi? Çabuk kirlenir ve lekelenirler. Birkaç yıkamadan sonra parlak beyazlığını kaybeder ve eski, soluk bir hale gelir. Sürekli yıkamak ise sütyenin ömrünü kısaltır. Kıyafetlerin altından belli olurlar. Beyaz sütyenler hem açık renkli hem de koyu renkli kıyafetlerin altında kendini gösterebilir. Üstelik bazı kumaşlarda bu daha da belirgin hale gelir.
Çözüm? Ten rengi sütyen alın! Ten rengi, cildinizle uyum sağladığı için her tondaki kıyafetin altına giyilebilir ve kendini belli etmez.
2. Külot seçerken iç kısımdaki kumaşı inceleyin
Belki de en çok gözden kaçırılan detaylardan biri: Külotların iç kısmındaki körük bölgesi. Peki, neden önemli?
Cildin tahriş olmasını önler. Kaliteli külotlarda bu kısım genellikle pamuktan yapılır ve cildin nefes almasını sağlar. Nem kontrolü yapar. Ter ve diğer vücut sıvılarını emer, böylece enfeksiyon riskini azaltır. Kaliteli bir iç çamaşırında körük kısmı düzgün dikilmiştir, kumaşın fazlalıkları katlanıp rahatsız edici bir hale gelmez.
Bazı firmalar üretim maliyetini düşürmek için körüğün bir kenarını açık bırakır, yani orada minik bir “cep” bırakırlar. Bunun daha iyi bir havalandırma sağladığı düşünülse de, aslında bu tamamen masraftan kaçmak için yapılan bir numara. Hatta, çamaşır çekmecelerinde bir şeye takılıp külotun yırtılmasına bile sebep olabilir!
3. Balenli sütyen pek de iyi bir tercih değil
Balenli sütyenlerin göğüsleri daha iyi toparladığı ve çekici gösterdiği doğru, ama her balenli sütyen aynı değil!
Çünkü birçok marka farklı bedenler için aynı baleni kullanıyor! Bu da, sütyenin göğsünüze tam oturmamasına, sıkışıklık yaratmasına ve hatta acı vermesine neden olabilir.
Balenin doğru oturduğunu nasıl anlarsınız?
Sütyeni giydiğinizde balenin bir ucu koltuk altına, diğer ucu dekolteye denk gelmeli. Göğüslerinizi sıkıştırmamalı ve hareket ettikçe batmamalı. Balenli sütyen seviyorsan, kaliteli bir marka tercih etmeniz şart! Aksi halde kısa sürede yıpranır ve paranız boşa gider.
4. Dikişlere ve diğer detaylara dikkat edin
Bir iç çamaşırının kaliteli olup olmadığını anlamanın en basit yollarından biri dikişlerine dikkat etmek.
Dikişler düzgün ve sağlam mı? Eğer iplikler çıkıyorsa ya da dikişler eşit değilse, o iç çamaşırı fazla dayanmaz. Zikzak dikiş mi var? Çoğu marka, iç çamaşırlarında klasik zikzak dikiş kullanır ama üçlü zikzak dikiş çok daha sağlamdır. Unutmayın, kötü dikiş sadece kısa ömürlü bir çamaşır demek değildir, aynı zamanda giyerken kaşınmanıza ve cildinizin tahriş olmasına da neden olabilir!
Dantelli sütyenler ve külotlar inanılmaz şık görünebilir ama hepsi aynı konforu sunmaz!
Ucuz dantel mi? Kaşındırır ve cildi tahriş eder! Kalitesiz danteller serttir ve özellikle hassas ciltlerde tahriş yaratabilir. Kaliteli dantel nasıl olur? Doğal liflerden yapılmış olur, yumuşaktır ve dokunduğunuzda cildine zarar vermez. Sütyendeki dantel deseni önemli mi? Evet! Kaliteli sütyenlerde her iki kaptaki dantel desenleri simetrik olur. Eğer desenler birbirini yansıtmıyorsa, üretim kalitesi düşük olabilir.
6. Sütyenin askılarını ve kanatlarını test edin
İç çamaşırının dayanıklılığını test etmenin pratik bir yöntemi var: Kanatlarını ve askılarını nazikçe gerin! Eğer kumaş çok kolay esniyor ve hemen eski haline dönmüyorsa, sütyen çabucak deforme olacaktır. Tokalar sağlam mı? Sütyenini sabitleyen kancalar sıkı ve güvenilir olmalı. Eğer tokalar kalitesizse, sütyenin zamanla kaymasına ve göğüsleri yeterince desteklememesine neden olabilir.
7. Tokalı spor sütyeni en iyisi
Doğru iç çamaşırı seçmenize yardımcı olacak bir diğer ipucu da bu! Bazıları spor sütyenindeki tokaları gereksiz bulur ama bir dakika! O küçücük detay, aslında çok büyük bir fark yaratıyor. Neden mi?
Başınızdan çıkarmaya çalışırken savaş vermek zorunda kalmazsınız! Daracık spor sütyenlerini çıkarmak bazen tam bir kabus olabilir. Özellikle terlediğinizde, sanki ikinci bir deri gibi yapışır. Tokalı modeller bu eziyeti bitirir! Antrenman sırasında kayma derdi ortadan kalkar! Yoğun spor yaparken sütyeninizin gevşediğini ve kaydığını fark ettiğiniz oldu mu? İşte tokalar burada devreye giriyor ve mükemmel uyumu sağlıyor.
Zamanla gevşeyen sütyenleri atmak zorunda kalmazsınız! Sütyenler zaman içinde esniyor, ama tokalı modeller sayesinde onları daha sıkı hale getirerek ömürlerini uzatabilirsiniz.
8. İç çamaşırlarınızı kıyafetlerinizle birlikte yıkamayın
Şimdi dürüst olalım… Kaçımız iç çamaşırlarımızı diğer çamaşırlarla birlikte, sıradan deterjanlarla çamaşır makinesine atıyoruz? (Evet, hepimiz!) Ama bu büyük bir hata!
Sıradan çamaşır deterjanları iç çamaşırlarınıza zarar verir. İç çamaşırları, özellikle dantel ve hassas kumaşlardan yapıldığında, güçlü deterjanlar yüzünden kısa sürede yıpranır. Deterjan kalıntıları tahrişe neden olabilir! Bikini bölgeniz, vücudunuzun en hassas yerlerinden biri. Kimyasal kalıntılar cildinizde tahrişe, hatta alerjik reaksiyonlara yol açabilir. En iyi yöntem ne mi? Soğuk suda, özel jeller veya hipoalerjenik sabunlarla elde yıkamak! Sütyenler için harika, ama külotlar konusunda biraz daha dikkatli olmak gerekebilir. Uzmanlar, yıkamadan önce kasık kısmına antibakteriyel bir madde uygulamanın hijyen açısından faydalı olduğunu söylüyor.
9. Sütyenleri doğru kurutmazsanız, ömürleri kısalır
Sütyen yıkamak kadar, kurutma şekliniz de önemli! Öyle “Hemen kaloriferin üstüne koyayım, çabucak kurusun” demeyin. İşte sütyeninizi mahvetmeden nasıl kurutabileceğiniz:
Önce havluyla fazla suyu alın! Sütyeni hafifçe bir havluya sarıp nazikçe bastırarak fazla nemini çekin. Doğrudan güneş ışığında bırakmayın! Güneş ışığı, kumaşın rengini soldurabilir ve bakterilerin üremesine neden olabilir. Bunun yerine, iyi havalandırılan bir odada, açık bir kurutma rafına serin. Kaloriferin üzerine koymak serbest, ama dikkatli olun! Bazı sütyen modelleri havlu kurutucularına yerleştirilebilir ama aşırı sıcaktan uzak tutmakta fayda var.
Bazı kadınlar sütyenlerini askıya asarak saklıyor, ama maalesef bu en kötü yöntemlerden biri. Neden mi?
Askılar esneyebilir. Askı veya diğer elastik parçalar zamanla gevşeyip sütyenin desteğini kaybetmesine neden olabilir. Katlayarak saklamak da yanlış. Sütyeni ortadan ikiye katlayıp çekmeceye tıkıştırmak da formunu bozar.
En iyi yöntem sütyenleri üst üste sıralayarak düz bir şekilde saklamak! Tokalarını kapatın ve diğer kıyafetlere zarar vermeyecek şekilde düzenli yerleştirin.
11. Deodorantları iç çamaşırlarınızdan uzak tutun
Doğru iç çamaşırı seçmenize yardımcı olacak ipuçları yazımızın sonuna geldik. Bembeyaz sütyeninizin zamanla sararmasına veya iç çamaşırınızda çıkmayan lekeler oluşmasına şaşırıyor musunuz? Bunun suçlusu deodorant olabilir!
Ter ve deodorant birleştiğinde kumaşı mahvediyor! Zamanla sütyeninizde ve külotlarınızda sarımsı lekeler oluşuyorsa, bunun sebebi ter ve deodorantın reaksiyona girmesi olabilir.
Hemen giyinmeyin, biraz bekleyin! İç çamaşırınızı giymeden önce deodorantınızı sürüp birkaç dakika kurumasını bekleyin. Böylece hem leke oluşumunu engellemiş olursunuz hem de iç çamaşırınızın ömrünü uzatırsınız.