Yabancı filmlerden sıkılıyorsanız nereden başlayacağınızı ne izleyeceğinizi bilemiyorsanız ya da karar veremiyorsanız sizin için küçük bir liste yaptık. Yer yer mutlu olacak yer yer hüzünleneceğiniz romantik hikayeler için hazırlığınızı yapın…
İşte sinemamızın unutulmayacak en güzel Türk aşk filmleri listesi:
Selvi Boylum Al Yazmalim (1977)

Bir aşk filmi listesi yapıyorsak buraya elbette müzikleriyle, replikleriyle hafızalarımıza kazınan Selvi Boylum Al Yazmalım’ı eklemezsek olmazdı… “Elveda Asya, elveda selvi boylum, al yazmalım, elveda bitmemiş türküm benim” repliğiyle yürekleri titreten, başrollerini Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’in oynadığı filmde İlyas ve Asya’nın arasındaki muhteşem aşkına şahit olacaksınız. Asya’nın İlyas’ı terk etmek zorunda kalması oğlu Samet’e babalık yapacak Cemşit ile evlenmesi ve ansızın çıkıp gelen İlyas… Türk sinemasının başyapıtlarından olan Selvi Boylum Al Yazmalım’ı sıkılmadan defalarca kez izleyeceğinize eminiz…
Issız Adam (2008)

Başrollerini Melis Birkan ve Cemal Hünal’ın paylaştığı, yönetmenliğini Çağan Irmak’ın yaptığı Issız ADAM 2008 yılına damga vurmuştu. Günübirlik ilişkiler sürdüren, bir düzen tutturamamış restoran sahibi Alper ve çocuk kostümleri satarak yaşamını sürdüren Ada’nın kitapçıda birbirlerini görüp tanışmasıyla başlayan film, tutkulu bir aşk hikayesine döner. Ta ki Alper’in bu aşk, bağlılık ve düzenli yaşam üçgeninden korkmaya başladığını fark edene kadar… İKi ayrı dünyanın insanı olan bu aşıklar mutlu olabilecekler mi?
Devlerin Aşkı (1976)

Madem Türkan Şoray ve Kadir İnanır dedik onlarla devam edelim… 1976 yapımı Devlerin Aşkı filmi de Türk sinemasında aşk filmleri listesinde yerini alıyor. Birbirlerine aşık olan Tarık ve Türkan ne olursa olsun aşkları uğruna her şeyi göze alacaklar ve Süreyya Bey’i karşılarına alacaklardır… Peki ama Süreyya Bey bu aşkı kabul edecek midir? Film müzikleriyle de Türk sinemasında önemli bir yeri olan Devlerin Aşkı
“-beni seviyorsun
-sevmiyorum
-seviyorsun
-sevmiyorum
-seviyorsun
-sevmiyorum, sevmiyorum, sevmiyorum!” sahnesiyle de hafızalarda yer etmiştir.
İncir Reçeli (2011)

İsyan şarkısıyla tanınan Halil Sezai ve Melike Güner’in başrollerini oynadıığ İncir Reçeli tatlı bir aşk hikayesi olarak başlasa da trajediye dönmesi uzun sürmüyor.
Hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan ama bir türül başarılı olamayan senarist Metin gittiği barda Duygu ile tanışır. Zil zurna ilen Duygu’yu evine götürmek zorunda kalan Metin ertesi gün uyandığında ise kısacık bir not bırakan Duygu’nun evi terk ettiğini görür.
Ancak bir zaman sonra ikili yeniden aynı barda bir araya gelecektir. Birbirlerinin hayatına hızılca giren bu ikiliden Duygu’nun sakladığı bir sır vardır ve Metin ise Duygu’ya aşık olmuştur.
Duygu istediği zaman gelip Metin’de kalmakta, çoğu zaman da haber bile vermeden sadece notlar bırakarak ortadan kaybolmaktadır. Metin telefon numarasını bile bilmediği Duygu’nun hayatındaki sırrı merak eder ve bir gün onu takip eder. Bu takibin sonunda öğrendikleri Metin’in dünyasını başına yıkacaktır.
Sevmek Zamanı (1965)

Gelelim Metin Erksan imzalı Sevmek Zamanı’na… Sinematografik açıdan Antonioni ve Tarkovsky’i aratmayan filmde Halil fazla parası olmayan bir boyacıdır ve çalıştığı evin duvarlarındaki kadın portresine aşık olur. Bir süre sonra genç adam portredeki suretin sahibi Meral ile tanışır. Kendi resminin izlenmesinden etkilenen Meral, Halil ile yakınlaşmak ister ama Halil’in resimle arasına üçüncü bir kişiye katmak gibi bir niyeti yoktur. Aylar sonra ustasının da vermiş olduğu akılla Meral’e bir şans vermek ister fakat aralarındaki toplumsal statü farkı sebebiyle ilişkilerini yürütemezler. Meral ekonomik durumu kendine denk olan Başar’ın evlilik teklifini onaylamak mecburiyetinde kalır. Nitekim Başar’ı düğün günü terk edip Halil’in yanına gider fakat Başar onları çok geçmeden bulur. Sonrası mı? O kısmı söylemeyelim artık…
Bir Varmış Bir Yokmuş (2015)

Mert Fırat ve Mesila Sözen’in başrollerini oynadığı filmde anaokulu öğretmeni olan Nehir tesadüfen dinlediği bir şarkıyı çok beğenir ve o şarkıyı söyleyen müzisyenin peşine düşer. Ve şarkının sahibi olan Ozan’ı da bulur… Ancak Ozan yaşadığı travmalar ile zor durumdadır. Nehir ve Ozan birbirini bulur bulmasına ve aralarında bir aşk da başlar ama Ozan’ı bu çıkmazdan çıkarmak mümkün olacak mıdır? Aşkta yalnızca bir tarafın çabası yetecek midir ve mutlu sonlar mümkün müdür?
Vesikalı Yarim (1968)

Başrollerini Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın oynadığı 68 yapımı filmde, manav Halil’le pavyon şarkıcısı Sabiha’nın aşk öyküsünü izleyeceksiniz. Filme Sait Faik’in Menekşeli Vadi öyküsü ve Orhan Veli’nin Tahattur şiirlerinin ilham verdiği söylenir. Evli çocuklu orta sınıf Halil ile pavyon şarkıcısı Sabiha’nın aşkı Türk sinemasının unutulmazları arasında yerini almıştır.
Başka Dilde Aşk (2009)

Saadet Işıl Aksoy ve Mert Fırat’ın başrollerini oynadığı Başka Dilde Aşk, doğduğundan beri sağır ve dilsiz Onur ile call centerda çalışan Zeynep’in hikayesini anlatıyor. Bir doğum gününde tanışan Zeynep ve Onur bir süre sonra yakınlaşırlar. Zeynep Onur’un sağır ve dilsiz olduğunu anladıktan sonra ilişkiye dair bazı sorunlar yaşasa da aşkı için işaret dili öğrenmeye başlar. Ancak Zeynep bu adımı fedakarlık olarak görüyordur ve bir tepki bekliyordur. Birlikte yaşamaya başlayan ikilinin arasında iletişim farklılığından gerilimler yaşanmaya başlar. Zeynep ve Onur aşklarını sürdürebilecekler midir?
Kader (2006)

Zeki Demirkubuz’un 2006 yapımı filminin başrollerinde Vildan Atasever ve Ufuk Bayraktar var. Altın Portakal ‘da “En iyi film” ve Altın Lale Ödülleri’ni kazanan Kader’de bir aşk üçgeni anlatılıyor.
Bekir Uğur’a (Vildan Atasever) âşık olur. Ancak Uğur, mahallenin belalısı Zagor Orhan’a aşıktır. Zagor hapishaneden hapishaneye sürülür. Uğur, Orhan’ın peşinden; Bekir de Uğur’un ardından, ülkenin dört bir yanındaki pavyonlara, ucuz otel odalarına savrulur durur.
Aşk Tesadüfleri Sever (2011)

Mehmet Günsür ve Belçim Bilgin’in başrollerini oynadığı film; çocukluk ve ilk gençlik yılları boyunca yolları Ankara’da kesişen ama daha sonra birbirlerini bir daha görmeyen Özgür ve Deniz’in yıllar sonra birbirleriyle tesadüfen karşılaşmasıyla başlıyor.
Yıllar yıllar sonra 2010 yılı İstanbul’undayız. Özgür ve Deniz birbirlerinin o çocuklar olduğunu bilmeden yeniden tanışıyor e olaylar gelişiyor.
İstanbul’da tanışan Özgür ve Deniz’in pek çok engele rağmen süren aşkları anlatılırken izleyici bir yanda da flashback’lerle geçmişe götürülüyor.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku (2014)

İlhami Algör’ün 2005 yılında yayınlanan Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku adlı kitabından uyarlanan filmin başrollerinde Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları var. İlk kitabını yazmaya çalışan ve kadınlar hakkında her şeyi bildiğini düşünen Arif ve Müzeyyen’in tanışması Arif’in ezberini bozar. Arif ve Müzeyyen arasında tutkulu bir aşk başlamasına başlar ancak Müzeyyen Arif’in tanıdığı kadınlara da pek benzemez. Peki böyle bir aşk nasıl son bulacaktır? Birbirini tanımaya çalışan bu iki aşık yola nasıl devam edecektir?
Aşk Sana Benzer (2014)

Şimdilerde evli olan Burak Özçivit ve Fahriye Evcen’in başrollerinde oynadığı Aşk Sana Benzer’de
Ege’de bir balıkçı kasabasından ailesinden kalan restoranı elinde tutmak için mücadele veren Ali ve kasabaya ansızın gelen Deniz’in aşkı anlatılıyor. Ancak bir sorun vardır: Deniz’in esrarengiz geçmişi… Deniz’in geçmişi bu aşkın peşindedir…
Gönül Yarası (2005)

Şener Şen, Meltem Cumbul ve Timuçin Esen’in başrollerini paylaştığı Gönül Yarası saplantılı bir aşkın ne denli tatsız sonlara yol açacağını seyirciye gösteriyor.
Anadolu’da öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul’a dönüp şoförlük yaparak geçimini sağlamaya çalışan Nazım öğretmenle türkücü Dünya’nın yolları bir gece keşişir.
Türkücü Dünya, psikolojik sorunları olan kocasından kaçıp İstanbul’a gelen ve kızıyla birlikte bir pavyonda çalışarak hayatını sürdürmeye çalışıyordur. Nazım ise Dünya’ı evden işe işten eve götürüp getiren bir taksicidir aslında. Ancak bir gün saplıntılı aşık, eski koca pavyonu basar ve Nazım ise bu duruma tepkisiz kalamaz.
Nazım öğretmen Dünya ve kızına sahip çıkacak ve aralarında bir bağ oluşacaktır oluşmasına ama Dünya’nın eski eşi peşlerini bırakacak mıdır? Bir döneme damgasını vuran Gönül Yarası müzikleriyle de dikkat çekmişti.
Karışık Kaset (2014)

Uygar Şirin’in aynı adlı kitabından uyarlanan Karışık Kaset’in başrollerinde ise Sarp Apak ve Özge Özpirinçci var. Komşu çocukları Ulaş ve İrem… Ulaş çocukluğundan beri çocukluk arkadaşına aşıktır… Gelgelelim çok utangaç oludğu için bu aşkı İrem’e ifade edemiyordu. Bir gün babasının tavsiyesiyle hislerini bir kasete keydetmeye karar verir.
Karışık Kaset; 20 seneyi aşan tanışmalarına rağmen beraber olmayı beceremeyen bir çift öyküsünü; çoğu insanın özlem duyduğu 90’lar detaylarıyla seyirciye sunuyor.
Bu İşte Bir Yalnızlık Var (2013)

Engin Altan Düzyatan ve Özgü Namal’ın başrollerinde oynadığı bu film ise Tuna Kiremitçi’nin aynı adlı romanından uyarlandı.
Gitarist Mehmet müziği bırakır; evliliğinde mutsuzdur ve eşinden boşanmaya karar verir. Onu hayata bağlayan tek şey haftada bir gün görebildiği kızı Ezgi’dir.
Mehmet, senelerdir dostları olan Ayşe ve eşiyle hala aynı apartmanda yaşamaktadır.Bir gece Ayşe’yle kocası arasında şiddetli bir kavga çıkar ve eşi evi terk eder. Yaşananları öğrenmek için Ayşe’nin kapısını çalan ve işler o andan itibaren değişir. Mehmet ve Ayşe arasındaki ilşkinin biçimi günden güne değişmeye başlerken bir de Mehmet’e gelen iş teklifi ve Ayşe’nin eşini arama çabaları durumu iyice karıştıracaktır.
Bir Küçük Eylül Meselesi (2014)

Farah Zeynep Abdullah ve Engin Akyürek’in başrollerinde oynadığı Bir Küçük Eylül Meselesi filminde; talihsiz bir kaza sonrasında yakın zamana dair hafızasını yitiren Eylül’ün Bozcaada’ya gelmesiyle hikaye başlar. Ailesinin ve arkadaşlarının her şeyin yolunda olduğuna dair Eylül’ü ikna etme çabalarına rağmen yalnız kalmak için Bozcaada’ya gelen Eylül orada Tek ile karşılaşır. Tek; Eylül’ü aşık olduğu adam olduğuna ikna etmeye çalışır. Gerçekten öyle midir yoksa Tek yalan mı söylüyordur? Bu soruların yanıtları filmde…
Filme dair şöyle bir not da düşelim: Filmin senaristi Kerem Deren; bir beyin kanaması atlatmış. Ve o dönem hafızayla ilgili sorduğu soruları bu aşk hikâyesinin de çıkış noktası yapmış.
Sadece Sen (2014)

Güney Kore yapımı Only You/Always filminden uyarlanan Sadece Sen’in başrollerinde Belçim Bilgin ve İbrahim Çelikkol var. Zorlu bir dönemden geçen eski boksör Ali ve kendi halinde bir hayat süren görme engelli Hazal’ın yolları keşişir ve aralarında bir aşk başlar. Ancak Hazal’ın hikayesi ve Ali’nin hikayesiyle birlikte bu aşkta bazı zorluklar vardır.
Emekliye ayrılmış bir boksörle görme engelli bir kızın arasında tutkulu bir aşk olabilir mi? Acaba boksörün geçmişi bu aşka başka bir engel mi oluşturacaktır yoksa o güçlü bağ her şeyin üstesinden gelebilecek midir?
Delibal (2015)

Başrollerinde Çağatay Ulusoy ve Leyla Lydia Tuğutlu’nun yer aldığı Delibal müzik aşığı ve mimarlık öğrencisi Barış ve görür görmez aşık olduğu Füsun’un hikayesini anlatıyor.
Amerika da master yapmak için canal başla çalışan Füsun’un aşka ayıracak vakti yoktur ancak Barış da çabuk pes edecek biri değildir. Barış ne yapar ne eder ve Füsun’un gönlünü çalar hatta bununla da kalmaz iki aşık evlenir. Bir peri masalı gibi başlayan hikaye bir anda kabusa döner.
Büyük sürprizler ile dolu ve izleyiciyi ağlatacak bir aşk hikayesi Delibal.
Evim Sensin (2012)

Özcan Deniz’in hem yönetmenliğini yaptığı hem de başrolünde yer aldığı Evim Sensin’in diğer başrol oyuncusu ise Fahriye Evcen…
Şansız bir hayat yaşamış ve yetimhanede büyümüş İskender ile taze bir ilişkiden çıktıktan sonra sorunlar yaşadığı babasıyla sorunlarını çözmek için babaevine dönen Leyla’nın yolları beklenmedik bir şekilde keşişir.
Leyla yaralarını İskender ile sarmaya çalışırken İskender ise hiçbir zaman evi olmamış yaralı bir insan olarak evini Leyla yapmıştır… Ancak bu mutlu aşka bazı engeller vardır.
Film Kore yapımı “Nae meorisokui jiwoogae” filminden uyarlamadır.































