13 Değerli Fotoğrafla Doğayla İç İçe Yaşayan Semonkongluların Hikayesi

Lesotho’nun dağlarındaki Semonkong köyünün birincil ulaşım aracı atlar. Fotoğrafçı Thom Pierce, burada yaşayan atlıları ve çobanları görüntülemek için bölgede 8 gün geçirmiş ve ortaya ilginç fotoğraflar çıkmış.

1. Pierce, bu geziye çıkmaya altın madenlerinde çalışan işçilerin belgeselini yaparken karar veriyor.

although-semonkong-is-remote-pierce-describes-the-area-as-beautiful-and-home-to-laid-back-and-friendly-people

2. 56 madenci için Lesotho’ya giden Pierce, ülkenin güzelliğine ve at binicilerinin çarpıcı görüntülerine adeta aşık oluyor.

this-is-so-prevalent-that-many-parts-of-lesotho-now-offer-night-schooling-allowing-boys-to-herd-during-the-day-and-attend-school-for-two-hours-in-the-evening-

3. İlk ziyaretinden 6 ay sonra yeni bir gezi planlayan Pierce, 8 gün boyunca yerlilerle beraber yaşıyor ve onları fotoğraflıyor.

semonkong-is-made-up-of-multiple-small-villages-located-in-the-drakensberg-mountains

4. Aslında Semonkong, Drakensberg dağında bulunan birçok köyden oluşuyor.

pierce-spent-the-next-six-months-planning-his-trip-back-to-the-area-and-then-spent-eight-days-photographing-the-natives

5. Pierce’in söylediğine göre köylerde su veya elektrik yok. Her köyde de sadece ufak bir market bulunuyor.

one-of-the-horsemen-pierce-photographed-happened-to-be-his-translators-grandfather-something-he-didnt-realize-until-the-man-galloped-off-without-sharing-his-n

6. Köyler arasında ulaşım dört saate kadar çıkabiliyor. Yerlilerin ulaşım için at kullanmalarının bir sebebi de bu.

much-of-the-time-i-would-take-a-quick-shot-show-it-to-them-and-they-would-get-what-i-was-trying-to-do-they-would-sit-up-a-little-higher-adjust-their-blankets-

7. Çobanlık, Lesotho’da en yaygın mesleklerden biri. Hatta başka meslek yok diyebiliriz.

in-my-search-for-the-56-miners-i-traveled-through-lesotho-and-was-awestruck-by-the-beauty-of-the-country-and-the-striking-imagery-of-the-horse-riders-and-herd

8. Bazı çocuklar 12 yaşında okulu bırakıp haftanın yedi günü işe gidiyorlar.

travel-time-between-the-villages-and-the-town-of-semonkong-can-be-up-to-four-hours-which-is-why-so-many-locals-rely-on-horses-for-transportation

9. Bazı çocuklar ise sabahları çobanlık yaparken akşamları iki saat okula gidiyorlar.

he-would-have-his-translator-approach-them-first-and-explain-the-project-to-them

10. Pierce projesini gerçekleştirmeden önce amacının yerliler tarafından tam olarak anlaşıldığından emin olmak istemiş.

herding-is-one-of-the-most-common-jobs-in-lesotho

11. Bunun için de tercümanı aracılığıyla yerlilerle küçük bir konuşma gerçekleştirmiş.

pierce-said-the-villages-are-extremely-remote-with-no-running-water-or-electricity-there-is-usually-only-one-basic-food-shop-in-each-village

12. “Genellikle hızlı bir çekim yaptıktan sonra fotoğrafları gösterdim ve onlar da neler yapmak istediğimi anlamış oldu. Bana iyi bir fotoğraf verebilmek için ellerinden geleni yaptılar.”

many-boys-leave-school-as-young-as-12-to-go-work-in-the-fields-7-days-a-week

13. Semonkong epey uzakta olmasına rağmen (İstanbul ile arası yaklaşık 11.000 km) Pierce, yerlileri dost canlısı ve çok sakin insanlar olarak tanımlıyor.

this-is-so-prevalent-that-many-parts-of-lesotho-now-offer-night-schooling-allowing-boys-to-herd-during-the-day-and-attend-school-for-two-hours-in-the-evening-

Gönder