Profesyonel hayat, bir sirk cambazının ip üstünde yürüyüşüne benzer. Bir yandan dengenizi korumaya çalışırken, diğer yandan seyircilerin (yani meslektaşlarınızın) gözü önünde performans sergilersiniz. Ve ne yazık ki, bazı küçük davranışlar bu dengeyi alt üst edip sizi güvenilmez biri olarak konumlandırabilir. Bu aşamada güvenilir olmak, bir gecede kazanılan bir özellik değildir. Küçük, tutarlı davranışlarla inşa edilir. Aynı zamanda iş yerinde güvenilirliğinizi kaybetmek birçok sorunu beraberinde getirir. Peki bu güveni kaybetmenize neden olacak davranışlar nedir? İşte iş yerinde güvenilirliğinizi kaybetmenize neden olacak davranışlar…
1. Dinlemiyorsunuz
Dinlemek, iletişimin en temel ama en çok göz ardı edilen parçasıdır. Bir toplantıda sırf kendi sözünüzü söylemek için bekliyorsanız veya meslektaşınız konuşurken aklınızda sadece cevabınızı hazırlıyorsanız, aslında dinlemiyorsunuz demektir. Psikolog Carl Rogers’ın dediği gibi, “Gerçek dinleme, kendinizi bir kenara bırakmayı gerektirir.” Dinlemediğinizde, karşınızdakine “Senin fikirlerin benim için önemli değil” mesajı verirsiniz. Bu da zamanla sizi güvenilmez ve benmerkezci biri olarak konumlandırır. Peki çözüm? Aktif dinleme. Karşınızdakinin sözlerini özetlemek, sorular sormak ve gerçekten odaklanmak. Unutmayın, insanlar onları dinlediğiniz için size güvenir.
2. Verdiğiniz sözleri yerine getirmiyorsunuz
Bir meslektaşınız size “Bu raporu yarın sana göndereceğim” dediğinde ve bir hafta geçmesine rağmen hala bir şey göndermediğinde ne hissedersiniz? Muhtemelen bir daha ona güvenmekte zorlanırsınız.
Albert Bandura’nın öz yeterlilik teorisine göre, insanlar sözlerini tutabildikleri ölçüde kendilerine güven duyarlar. Sürekli vaatlerde bulunup yerine getirmediğinizde, sadece başkalarının değil, kendinize olan güveninizi de zedelersiniz. Bu yüzden, “Evet, hallederim!” demeden önce bir kez daha düşünün. Mümkünse, “Şu tarihe kadar tamamlayabilirim” gibi net bir zaman belirtin. Az söz verip çok şey yapmak, her zaman daha iyidir.
Hatalar insana özgüdür. Ancak hatalarınızı kabul etmemek, profesyonel hayatta güvenilirliğinizi hızla tüketir. Bir proje geciktiğinde “Zaten ekip yavaş çalışıyor” veya “Bana gerekli bilgiler verilmedi” gibi savunmalar, sadece sorumluluktan kaçtığınızı gösterir.
Carl Jung’un dediği gibi, “Kendi karanlığınızla yüzleşmek, başkalarınınkini anlamanın ilk adımıdır.” Hatalarınızı kabul etmek, olgunluk ve öğrenme isteği gösterir. Üstelik, insanlar dürüstlüğünüzü takdir eder. Bir dahaki sefere bir şeyler ters gittiğinde, “Bu konuda benim de payım var, düzelteceğim” demeyi deneyin. Göreceksiniz, güvenilirliğiniz artacak.
4. İş arkadaşlarınızın sınırlarına saygı göstermiyorsunuz
Her ofiste bir “sınır ihlalcisi” vardır. Masanıza gelip kişisel eşyalarınızı karıştıran, özel sohbetlerinize kulak misafiri olan veya size ait bir görevi üstlenip sonra “Ben daha iyi yaparım” diyen kişiler…
Columbia Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, sınırlara saygı gösteren kişilerin daha güvenilir ve saygın görüldüğünü ortaya koyuyor. Başkalarının alanına, zamanına ve sorumluluklarına saygı duymak, profesyonel ilişkilerin temelidir. Eğer birinin görevine müdahale ediyorsanız veya gereksiz dedikodulara karışıyorsanız, bu davranışınız sizi güvenilmez biri yapabilir. Unutmayın, saygı görmek istiyorsanız, önce siz saygı göstermelisiniz.
5. Sürekli olumsuz düşünüyor ve konuşuyorsunuz
Kimse sürekli şikâyet eden, her fikre “Bu işe yaramaz” diyen biriyle çalışmak istemez. Olumsuzluk, bulaşıcıdır. Bir ekip içinde sürekli negatif enerji yayan biri, sadece moral bozmakla kalmaz, aynı zamanda güvenilirliğini de kaybeder.
Martin Seligman’ın öğrenilmiş iyimserlik kavramı, zorluklara rağmen çözüm odaklı düşünmenin önemini vurgular. Sürekli sorunlardan bahsetmek yerine, “Peki bunu nasıl düzeltebiliriz?” diye sormak, sizi daha güvenilir ve değerli bir ekip üyesi yapar. Bir dahaki sefere negatif bir yorum yapmadan önce durun ve “Bu durumda işe yarayabilecek bir fikir var mı?” diye düşünün.
Her şeye “Evet” demek, aslında güvenilirliğinizi baltalayan bir davranıştır. Çünkü zamanla taahhütlerinizi yerine getiremez hale gelirsiniz. Abraham Maslow’un dediği gibi, “Ne istediğini bilmek, nadir bir psikolojik başarıdır.”
Eğer sürekli “Evet” diyorsanız, bir süre sonra insanlar “Acaba bu sefer de yarım bırakacak mı?” diye düşünmeye başlar. Bunun yerine, “Şu an yoğunum, ancak gelecek hafta başlayabilirim” gibi gerçekçi cevaplar vermek daha iyidir.
7. Empati kurmuyorsunuz
Empati, iş dünyasının en değerli ama en az kullanılan becerisidir. Daniel Goleman’a göre, “Empati, tüm sosyal yetkinliklerin temelidir.” Bir meslektaşınız stresliyken “Sen her zaman böylesin zaten” demek yerine “Bu durum seni gerçekten yormuş olmalı” demek, ilişkilerinizi güçlendirir.
Empati kurmadığınızda, insanlar sizi duygusal olarak ulaşılmaz ve güvenilmez bulur. Oysa küçük bir “Senin için zor bir gün olduğunu görüyorum” cümlesi, güven inşa etmek için yeterli olabilir.
İnsanlar sizin ne yaptığınıza değil, nasıl yaptığınıza dikkat eder. Bu yüzden, iş yerinde güvenilirliğinizi kaybetmemeniz için bugünden itibaren bu psikolojik tuzaklardan kaçınmaya başlayabilirsiniz. Güvenilirliğiniz, kariyerinizin en değerli varlığıdır. Onu koruyun.