Peru’nun güneyindeki kurak Acarí Vadisi’nde yer alan Tambo Viejo arkeolojik alanında çalışan araştırmacılar, yaklaşık 500 yıl öncesine ait iki adet dondurularak kurutulmuş patates buldu. İlk bakışta sıradan görünen bu patatesler, aslında İnka İmparatorluğu’nun en önemli gıda kaynaklarından biri olan chuño örnekleri. Üstelik bu keşif, arkeoloji dünyasında bugüne kadar tespit edilen yalnızca ikinci chuño buluntusu olma özelliğini taşıyor.
Araştırmacılar patatesleri, toprağa gömülü seramik bir saklama kabının tabanında buldu. Aynı kap içerisinde İnka dönemine ait çanak çömlek parçaları ve ip eğirmede kullanılan kırık bir iğ de yer alıyordu. Bölgenin son derece kuru iklimi sayesinde organik kalıntılar bozulmadan günümüze kadar ulaşabildi.
Chuño nedir?
Chuno
Bugün Peru ve Bolivya’nın yüksek And Dağları’nda hâlâ üretilen chuño, patatesin doğal yöntemlerle dondurularak kurutulmuş hâlidir. Üretim süreci oldukça ilginçtir. Patatesler geceleri donma noktasının altındaki sıcaklıklara bırakılır, gündüz ise güneşte çözülerek kurutulur. Bu döngü birkaç kez tekrarlandığında içindeki suyun büyük kısmı uzaklaşır ve ortaya yıllarca bozulmadan saklanabilen hafif bir gıda çıkar. Bu yöntem yalnızca yüksek rakımlarda uygulanabildiği için bulunan patateslerin kıyı bölgesinde üretilmediği, And Dağları’ndan getirildiği düşünülüyor.
Keşfin en dikkat çekici yanı yalnızca patateslerin korunmuş olması değil. Bulundukları konum, İnka İmparatorluğu’nun gelişmiş gıda dağıtım sistemine de ışık tutuyor. Chuño üretimi yüksek dağlık bölgelerde yapılıyor, ardından devlet kontrolündeki depolarda saklanıyordu. Daha sonra lama kervanlarıyla yüzlerce kilometre taşınarak imparatorluğun farklı bölgelerine ulaştırılıyordu. Böylece askerler, yol işçileri ve büyük inşaat projelerinde çalışan binlerce kişi uzun süre dayanabilen bu besinle destekleniyordu. Araştırmacılara göre Tambo Viejo’da bulunan örnekler de bu dağıtım ağının somut kanıtlarından biri.
500 yıl dayanmasının sırrı
Normal şartlarda patatesin yaklaşık yüzde 80’i sudan oluşuyor ve sıcak bölgelerde kısa sürede çürüyebiliyor. Chuño üretiminde ise patates neredeyse tamamen susuz bırakıldığı için onlarca yıl, hatta uygun koşullarda çok daha uzun süre dayanabiliyor. Kazıyı yöneten araştırmacılar, bulunan örneklerin şaşırtıcı derecede iyi korunduğunu ve bunun hem doğal kurutma yöntemi hem de Acarí Vadisi’nin aşırı kurak iklimi sayesinde mümkün olduğunu belirtiyor.
Keşfi bu kadar özel yapan ne?
Yaklaşık 500 yıllık patatesler, Peru’nun Acarí Vadisi’nde bulunan ve İnka İmparatorluğu’nun önemli idari merkezlerinden biri olan Tambo Viejo’daki kazılar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Arkeologlar, patatesleri depolama tesisi olarak kullanıldığı düşünülen bir yapının zeminine gömülü seramik bir kavanozun içinde buldu. Kavanozun içinde ayrıca kırık bir İnka çömlek parçası ile hasar görmüş bir iğ ağırşağı (spindle whorl) da yer alıyordu. Bu buluntular, patateslerin 15. ve 16. yüzyıllardaki İnka dönemine ait olduğunun belirlenmesinde önemli rol oynadı.
Bulunan iki patatesin kabuklarının bir kısmı hâlâ yüzeylerine yapışmış durumdaydı. Küçük, buruşuk ve kahverengimsi beyaz görünümleri ilk bakışta sıradan gibi görünse de arkeologlar için oldukça sıra dışı bir keşifti. Organik gıda kalıntıları yüzyıllar boyunca çoğunlukla çürüyerek yok olduğu için, bu kadar iyi korunmuş patates örneklerine rastlamak son derece nadir kabul ediliyor. Kazı ekibinde yer alan arkeolog Dr. Lidio Valdez de bu nedenle keşfin “sıradan bir buluntu değil, özel bir bulgu” olduğunu belirtiyor.
Araştırmacılar, bu iki patatesin yalnızca iyi korunmuş gıda örnekleri olmadığını vurguluyor. Aynı zamanda İnka İmparatorluğu’nun yüksek rakımlı bölgelerde üretilen chuñoyu yüzlerce kilometre uzaklıktaki yerleşimlere nasıl ulaştırdığına ve uzun süre saklayabildiğine dair somut kanıtlar sunuyor. Bu yönüyle keşif, İnka beslenme kültürü kadar dönemin gelişmiş depolama ve lojistik sistemini anlamak açısından da büyük önem taşıyor.
Antik yöntemler bugüne ne anlatıyor?
Araştırmacılar bu keşfin yalnızca İnka mutfağı hakkında bilgi vermediğini düşünüyor. Giderek büyüyen gıda israfı ve gıda güvenliği sorunları karşısında binlerce yıl önce geliştirilen doğal koruma yöntemlerinin yeniden incelenebileceğini vurguluyorlar. Bugün endüstriyel dondurarak kurutma teknolojileri oldukça yaygın olsa da İnka toplumunun bunu tamamen doğanın sunduğu koşulları kullanarak başarmış olması, tarih boyunca geliştirilen geleneksel bilgi birikiminin ne kadar etkileyici olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ayrıca Peru kıyılarındaki İnka yerleşimlerinde yapılacak yeni kazılarla benzer buluntuların ortaya çıkabileceği de düşünülüyor.