ListeList
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • ListeList Özel
  • Alışveriş
  • Yaşam
  • Sinema
  • Seyahat
  • Diğer
    • Edebiyat
    • Sağlıklı Yaşam
    • Kadın
    • İş Yaşamı
    • Tiyatro
    • Hayvansever
    • Spor
    • İstanbul
    • Koronavirüs
    • Tarih
    • Müzik
    • Astroloji
    • Ekoloji
    • Tasarım
    • Dizi
    • Oyun
    • Teknoloji – Bilim
    • Yeme – İçme
    • Pürtelaş
    • Testler
    • Video
  • Yazı Gönder
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • ListeList Özel
  • Alışveriş
  • Yaşam
  • Sinema
  • Seyahat
  • Diğer
    • Edebiyat
    • Sağlıklı Yaşam
    • Kadın
    • İş Yaşamı
    • Tiyatro
    • Hayvansever
    • Spor
    • İstanbul
    • Koronavirüs
    • Tarih
    • Müzik
    • Astroloji
    • Ekoloji
    • Tasarım
    • Dizi
    • Oyun
    • Teknoloji – Bilim
    • Yeme – İçme
    • Pürtelaş
    • Testler
    • Video
  • Yazı Gönder
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle
ListeList
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle

Ana sayfa » ListeList Özel » İlişkide Problemleri Çözerken Doğru Olduğuna İnanılan 12 Yanlış Düşünce

İlişkide Problemleri Çözerken Doğru Olduğuna İnanılan 12 Yanlış Düşünce

Duyguları paylaşmakla ilişki problemlerinizi çözeceğinizi düşünüyorsanız, sözde bu sihirli çözümlerin nasıl bir mit olduğunu göstermemiz gerekebilir.

Selma Ulusoy Yazar: Selma Ulusoy
29 Temmuz 2019
Kategori: ListeList Özel
Google Haberler'de ListeList'e Abone OlGoogle Haberler'de ListeList'e Abone Ol
0
Share on FacebookShare on Twitter

Son yıllarda kişisel gelişim alanlarına artan ilgi, bazı konuların da anlaşılması gerekliliğini doğuruyor. Duyguları paylaşmak özellikle modern toplumlarda bir zorunluluk haline gelirken, duyguların paylaşılması pratiğinde insan iletişimini iyileştirmek yerine kopma noktasına getiren bazı gerçekler açığa çıkıyor. Duyguları paylaşırken iletişimi ve ilişkileri kötüleştiren ve yıkıcı etkileri olan doğru bilinen yanlışları sizler için mercek altına aldım.

1. “Hisler ve duygular eş anlamlıdır”


‘Duyguları paylaşmayı, diğer iletişim türlerinden ayırt etmek kolaydır’ düşüncesi doğru bilinen yanlışlar içinde en yaygınıdır. Psikologlar, hisler ve duygular arasındaki farkı sürekli olarak tartışırlar. Günlük yaşamda bu ayrım son derece bulanık hale gelir. Bazı psikologlar, duyguları, yorumlanmamış duyumlar olarak kabul eder. Bu yüzden his ve duygu kavramını birbirinden ayırır. Bu ayrım aslında oldukça önemli ve hatta gereklidir.

Duygular, örneğin çeşitli türden acı ve zevk gibi duyumları içerir. Öfke veya şükran zaten yorumlama yoluyla oluşur. Bu ölçütlere göre öfke ve şükran gibi duyumlar esasen hislere daha yakındır. Bu ayrımı anlamak için, balık tutarken, bir balığın oltaya takıldığında ne deneyimlediği ile balık tutan o anki sizin ne deneyimlediğiniz arasındaki farkı düşünün. Duygularını yorumlayabilecek bir dile sahip olmayan balıkların, sizin yaşayacağınız duygusal değişimlerden geçmesi muhtemel değildir.
Yani bir balık “Bu lanet balıkçı beni yakaladı! Ondan nefret ediyorum. Beni yakalamaktan neden zevk alıyor? Bu çok büyük bir haksızlık! Bu benim sonum. Çok yakında ölürüm. Şimdi çocuğuma ne olacak?” gibi düşüncelere kapılmaz.

Bir dile sahip olduğumuz için, biz insanoğlunun, duyumlardan dile dayalı duygusal yorumlara geçiş yapmaktan kaçınmamız zordur. Yine de ‘duyguları paylaşmak’, bu sözde başarılı kişiler arası iletişim sırrı olarak adlandırdığımız şeydir. Buna ‘duyguları paylaşmak’ demiyoruz. Bu doğru bilinen yanlışların hepsi için, duyum ve duygusal yorum arasındaki bulanıklığın devam ettiği günlük konuşmalarda olduğu gibi ‘duygu’ kavramını kullanacağım.

2. “Duyguları paylaşmak kimseyi suçlamadığınız anlamına gelir”


‘Ben dili her zaman çok nettir, çünkü yalnızca duygularınız hakkında konuşuyorsanız kimseyi suçlamazsınız’ düşüncesi kulağa doğru gibi gelse de aslında yanlıştır. Yine, ben dili yorumlamaya bağlı olduğu ölçüde suçlayıcı olabilir. Birisi, eşine hayal kırıklığına uğradığını, cesaretinin kırıldığını, tatmin olmadığını ya da yorulduğunu hissettiğini söylediğinde yani bu ‘ifade edilen duyguda’ aslında örtük bir suçlama vardır. Aslında sadece kendimi ifade ediyorum gibi cümleler, ilişkilerdeki güveni değil güvensizliği arttırır.

Esasen duyguları yorumladığımızda ama aynı zamanda objektif olduğumuzu söylediğimizde bu karşı tarafı rahatsız eder. Bu durum, onlarda bilinçsiz bir savunma mekanizması gelişmesine neden olur. Açık bir biçimde saldırıya uğramak tehdit edici olabilir. Fakat kesinlikle saldırmadığına inanan biri tarafından saldırıya uğramak çok daha tehdit edicidir.

3. “Duyguları paylaşmak karşıdaki kişiyi incitmez”


Aslında ‘niyetinizi ilan etmek, duygularınızı paylaşmaktır’ düşüncesi doğru bilinen yanlışlardan birisidir. “Seni incitmek istemedim” veya “Niyetim iyiydi” gibi ifadeler kesinlikle duyguları paylaşmak değildir. Bu ifadeler daha ziyade, duygusallıktan tamamen uzak objektif bir gözlemci olduğunuzu düşündüğünüzü gösterir. Kendinizi tarafsız bir otoriteymiş gibi yorumlamak yanlış bir iddiadır. Niyetimizi ilan etmenin neye yol açtığını düşünün.

Kendimize “Onları incitmek mi istedim?” diye sorabiliriz ve sonra niyetlerimizi zahmetli bir şekilde araştırıp, onlara zarar verme niyetinde olmadığımıza dair hızlı ve çabuk bir sonuca varırız. Bu, niyetinizin gerçekten tamamı mıdır? Niyetlerimizin envanterini çıkarabilir miyiz? İnsanları rahatlattığımızı iddia etmeli miyiz? Ayrıca, asıl mesele burada birini incitmek de değildir. Aslında insanların birini incitmek gibi doğrudan bir niyetleri yoktur ve yine de yapmaya çalıştıkları başka bir şeyin yan etkisi olarak onları incitmeyi göze alırlar. Birine “Seni incitmek istememiştim” demek, sizin istediğinizi elde etmek için onları incitme riskini göze almayacağınız anlamına gelmez. Yani asıl niyetiniz olmasa da amaçlarınıza ulaşmak için, birini incitme potansiyeliniz vardır.

4. “Duygularınızı tam kontrol etmeniz mümkündür”


Duygularınız üzerindeki tüm kontrol sizdedir, düşüncesi doğru bilinen bir yanlıştır. İnsanlar “Bana nasıl hissettiğimi söyleme!” diyecekler. Ama gerçekten, herkes ne hissettiğini her zaman biliyor mu? Her birimizin duygularımızla içten ve doğrudan bir bağlantısı var ancak her birimiz onları nasıl yorumladığımız konusunda çok önyargılı olabiliriz.

Bazen ne hissettiğimizi kabul etmek istemeyiz. Örneğin, üzüntümüzü öfkeye çevirmek ya da tam tersi bize hizmet eder. Ne hissettiğimizi kontrol edememek, diğer kişilerin bu konuda otorite olduğu anlamına gelmez. Kimse ne hissettiğine dair tam bir otorite değildir. Biz ve diğer insanların ne hissettiğine dair yorumlar yapmaya her birimizin hakkı var.

Diğerleri, psikolojik olarak, ne hissettiğinizle ilgili son söz yetkisi onlardaymış zannedebilir ya da siz, ne hissettiğinizle ilgili son söz yetkisinin kendinizde olduğunu iddia edebilirsiniz. Fakat değildir. “Bana nasıl hissettiğimi söyleme” ifadesi bu gerçeği reddetmek anlamına gelir. Bu ifade, diğer insanların, duygularınızı yorumlamalarını engellemenize dair bir girişim olarak görülür.

5. “Duygular makul olmalıdır”


‘Bir şeyi hissetmek maakul değilse, onu hissetmezsiniz’ düşüncesi bir başka yanlıştır. “Neden bu şekilde hissedeyim ki!” ifadesi, insanların hissettiklerimizle ilgili yorum yapmasına engel olmak için yararlı bir retorik araç olabilir ama bunun ötesinde, saçmalıktır. Bu önerme, duyguların her zaman mantıklı olduğunu ve makul olduğunu savunur fakat belli ki değildir. Birinin mantıksız olduğu için bir şey hissedemediğini iddia etmek, dikkatleri duygulardan uzak, tarafsız bir rasyonelliğe kaydırmaktır. Bu durum, ikna etmeye çalıştığınız kişilerde, bilinçsiz bir farkındalık uyandıracak ve farkındalığı arttıracaktır.

6. “Aynı anda zıt duygulara sahip olmak mümkün değildir”


“Bak, sadece senin için sevgim var” ifadesi, bir başka tehlike işaretidir. Tehlike işareti olan şey, sadece kelimesidir. Bu kelime, diğer tüm olasılıkları görmezden gelmek demektir. Hayır, insanlar genellikle kararsızdır.

Klişe bir şekilde söylemek gerekirse, “sevgi ve nefret arasında ince bir çizgi vardır.” Ama bu çizgi o kadar incedir ki, diğer birçok karşıt kutup gibi sevgi ve nefret aynı anda hissedilebilir. Bir kişi, eş zamanlı olarak onu boğduğunuz ve rahatsız ettiğiniz, ona fazla ilgi göstermediğiniz gerekçesiyle size kızabilir. Yani yalnızca hissetmekten çok daha karmaşık durumdayız. Hislerimizde neyin makul olduğunu bile bilmiyoruz.

7. “Duyguları paylaşmak, her zaman etkileşimin en iyi yoludur”


“Sadece duygularımı paylaşıyorum” ifadesi bazı çevrelerde konuşma lisansı oldu. Bu doğru bilinen yanlışların gösterdiği gibi, her şey o kadar basit değil… Duyguları paylaşmanın bir yeri vardır, ancak her yerde paylaşılmaz. Fakat yalnızca dürüst olmak düsturu her zaman en iyisidir ve her yerde kullanılmalıdır.

8. “Sağlıklı bir ilişkide partnerinizin ne hissettiğini duymaya daima açık olmalısınız”


Söylenecek ve söylenmeyecek şeyler listesi, tüm ilişkilerde ve özellikle de yakın ilişkilerde sert birer önyargıdır. Partnerimize karşı tamamen dürüst olmamız çok önemlidir. Çünkü dürüst olmamanın olumsuz sonuçları yıllarca acıya sebep olmuştur. Ancak, eşit ölçüde, dürüst olmamanın olumsuz sonuçları yıllar boyunca acı çekmesine neden olabileceğinden, partnerimize karşı dürüst olmamamız gerekir.

Son yıllarda, birçok kişi duyguları paylaşmanın, ilişkileri daha derin bir uyum ve samimiyete taşıyabileceğini varsayıyor. Bunun hepimiz için iyi olacağını düşündük. Ama bunun gerçekten nasıl yapıldığıyla pek ilgilenmedik. Bazen duyguları paylaşma sözü, karışıklık yaratacak bir sorunlar silsilesine yol açar. Bazen duyguları paylaşmak, aynı eski yaraların kanamasına neden olur. Duyguların paylaşılması, ilişkilerin giderek daha hassas hale gelmesi ve mükemmel ilişki idealine ulaşmak için birbirini zorlamaya neden olabilir. Bazen çiftler, uyuyan yılanı uyandırmamanın daha iyi olduğunu keşfeder.

9. “Duyguları paylaşmak eşler arasında daha iyi bir uyum yaratmıyorsa ayrılmak gerekir”


İlişkiler de iki tarafında ödün vermemesi gereken meseleler olacaktır. Daha iyi bir uyum yaratamasalar da yine de birlikte olmaya değerdir. Bazı çiftler, partnerlerinin farklı olmasını istediklerini bir ritüel haline getirir. Bu istekler listesi zamanla bir rutine dönüşür. Hayal kırıklığına uğramış hissettiklerini sürekli paylaşırlar.

Bunu yapmaktan asla vazgeçmezler. Belki de zaman zaman ilişkilerinin daha fazla gelişmeyeceğini ve duygularını paylaşmanın hiçbir faydası olmadığını hatırlatmak gerekir. Karşı taraf, duygularını paylaşmadan farklılıkları kabul etmeyi öğrenir. Her iki strateji de işe yarayabilir ya da işe yaramaz.

10. “Duyguları paylaşmak olumludur yani diğer kişilerin paylaştığınız şeyler hakkında olumsuz duyguları olmamalıdır”


“Duyguları paylaşmak” biraz özgür konuşma gibidir. Duyguları paylaşmanın olumlu, fakat siz duygularınızı paylaştığınızda karşı tarafın olumsuz duygular hissetmesi, tek yönlü yollar gibi yanlış yorumlanıyor. Siz duygularınızı paylaştığınızda karşı tarafın sessiz kalmasını bekleyemezsiniz.

Duygularınızı paylaşırsanız, karşı taraf da hissettiğiniz şey hakkındaki duygularını paylaşır. Onları engellemeye çalışsanız da, size cevap vereceklerdir. Temel olarak, siz, duygularınıza karşı ne hissettiğini saklamalarını istiyorsunuz.

11. “Duygularınızı paylaşmak istediğiniz sürece her zaman paylaşabilmelisiniz”


Duyumların duygularla ve yorumlarla karıştırılma eğilimi göz önüne alındığında, paylaşım kolayca bir ikna etme, kaçma, baskı yapma, suçluluk uyandırma veya kurban rolü oynama eylemi haline gelebilir. Buna ne kadar uzun süre yapmaya devam ederseniz, duygularınızı paylaşma yerine ikna etmeye o kadar çok eğilimlisiniz demektir. Duygu paylaşımı kisvesine bürünmüş ikna, kısa vadede işe yarayabilir ancak uzun vadede, partnerinizin sizinle duygularını paylaşmak istediğinde, sizin buna isteksiz olmanız, partnerinizde bilinçsiz bir farkındalık yaratır.

12. “Duyguları paylaşmak güvende hissettirmeli eğer böyle hissetmiyorsanız hata sizdedir”


Kendimizi ifade etmek konusunda ne kadar duyarlı ya da yetenekli olursak olalım, duyguları paylaşmak her zaman güvenli hissettirmez. İnsan iletişiminde psikolojik analiz yapmanın rolünü düşünün. Psikolojik analiz, hiçbir zaman karşı tarafı güvende hissettirmez.

Birçoğumuz, insanlar hakkında psikolojik analiz yapmaktan zevk duyarız. Başka insanların önyargılarından bahsederek sık sık insanlarla bağ kurarız. Ancak, ne zamanki bunları konuştuğumuz insanın psikolojik analizini yapmaya kalkarız işte o zaman işler riskli hale gelir.

Bizler, kendi önyargılarımız ve çarpıtmalarımız ile yüzleşmekten hoşlanmıyoruz. Tarafsız bir hakem gibi görülmeyi tercih ediyoruz. Potansiyel önyargılarımızla yüzleşmek, korkutucu geliyor. Yine de, birisiyle konuşurken, bu sohbetin içinde standartlarınızla uyuşmayan bir düşünce biçimini fark ettiğinizde, bunu neden söylediğine değil ne söylediğine odaklanacaksınız. Peki, onların muhtemel önyargıları hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmalı mısınız? Onların önyargılarının nedenini merak etmek ve psikolojik analiz yapmak, onların kendilerini güvende hissetmemelerine neden olacaktır.

Duyguları paylaşmak, repertuarınızda bulundurmak için yararlı bir beceridir ancak her derde deva değildir.

PaylaşTweetleGönder
Selma Ulusoy

Selma Ulusoy

Sosyoloji eğitimi aldıktan sonra sosyolog olmamaya karar verdi. Yazmak en büyük tutkusu. En çok da sinema, sanat, moda, cilt bakımı ve seyahat konularında yazmayı seviyor.

İleri
Günümüzde Sık Tercih Edilen Tam Buğday Ekmeğinin Faydaları

Günümüzde Sık Tercih Edilen Tam Buğday Ekmeğinin Faydaları

Yorum yapabilmek için bir ListeList hesabınız olması gerekmektedir. Aşağıdaki bağlantı ile hemen bir hesap oluşturabilirsiniz.

Listelist'e üye ol

İlgili İçerikler

George Everest: Dünyanın En Yüksek Zirvesine İsmini Veren İngiliz Haritacı
Tarih

George Everest: Dünyanın En Yüksek Zirvesine İsmini Veren İngiliz Haritacı

Kişinin Var Olmadığına İnandığı Gizemli Ve Nadir Bir Hastalık: Yürüyen Ceset Sendromu Nedir?
Yaşam

Kişinin Var Olmadığına İnandığı Gizemli Ve Nadir Bir Hastalık: Yürüyen Ceset Sendromu Nedir?

Penguenden Deve Kuşuna: Uçamayan Kuşlar Hakkında Birbirinden İlginç 10 Bilgi
Hayvansever

Penguenden Deve Kuşuna: Uçamayan Kuşlar Hakkında Birbirinden İlginç 10 Bilgi

Tüm Tarayıcılar İçin Google Geçmişinizi Nasıl Görüntüleyebilir ve Silebilirsiniz?
Teknoloji - Bilim

Tüm Tarayıcılar İçin Google Geçmişinizi Nasıl Görüntüleyebilir ve Silebilirsiniz?

İnsan Psikolojisini Zorlayan Senaryolar: Alice in Borderland Benzeri 14 Muhteşem Dizi
Dizi

İnsan Psikolojisini Zorlayan Senaryolar: Alice in Borderland Benzeri 14 Muhteşem Dizi

Faydaları Saymakla Bitmeyen Altın Süt Nedir, Nasıl Yapılır?
Sağlıklı Yaşam

Faydaları Saymakla Bitmeyen Altın Süt Nedir, Nasıl Yapılır?

Napier’den Kepler’e: Rönesans Döneminden 10 Önemli Matematikçi
Tarih

Napier’den Kepler’e: Rönesans Döneminden 10 Önemli Matematikçi

Instagram’da Takipçi Kaybettiğimizde Neden Kendimizi Kötü Hissederiz?
Yaşam

Instagram’da Takipçi Kaybettiğimizde Neden Kendimizi Kötü Hissederiz?

7 Yaşındayken Yarışan Var! Olimpiyat Oyunlarına Katılan En Genç 10 Sporcu
Spor

7 Yaşındayken Yarışan Var! Olimpiyat Oyunlarına Katılan En Genç 10 Sporcu

Sinema Tarihinin Sessiz Büyükleri: Hiç Oscar’a Aday Gösterilmemiş 8 Başarılı Yönetmen
Film

Sinema Tarihinin Sessiz Büyükleri: Hiç Oscar’a Aday Gösterilmemiş 8 Başarılı Yönetmen

Çalma Hastalığı Olarak Da Bilinen Kleptomani Nedir, Tedavi Edilebilir Mi?
Sağlıklı Yaşam

Çalma Hastalığı Olarak Da Bilinen Kleptomani Nedir, Tedavi Edilebilir Mi?

Modanın Kalbi Buralarda Atıyor! Dünyanın En Ünlü 9 Alışveriş Caddesi
Alışveriş

Modanın Kalbi Buralarda Atıyor! Dünyanın En Ünlü 9 Alışveriş Caddesi

Yaşlanma Hakkında Muhtemelen Yanlış Bildiğiniz 9 Şey
Yaşam

Yaşlanma Hakkında Muhtemelen Yanlış Bildiğiniz 9 Şey

Haftalık Burç Yorumları: 9-15 Şubat Haftasında Sizi Neler Bekliyor?
Astroloji

Haftalık Burç Yorumları: 9-15 Şubat Haftasında Sizi Neler Bekliyor?

Bilim İnsanları Açıkladı! Bir Kişiyi Seksi Ve Çekici Yapan 5 Özellik Nedir?
Teknoloji - Bilim

Bilim İnsanları Açıkladı! Bir Kişiyi Seksi Ve Çekici Yapan 5 Özellik Nedir?

The Conjuring Filmine İlham Kaynağı Olan Perron Ailesinin Tüyler Ürperten Gerçek Hikayesi
Sinema

The Conjuring Filmine İlham Kaynağı Olan Perron Ailesinin Tüyler Ürperten Gerçek Hikayesi

Sözlü Olmayan Bir İletişim Yöntemi: Eğlenirken Neden Çığlık Atarız?
ListeList Özel

Sözlü Olmayan Bir İletişim Yöntemi: Eğlenirken Neden Çığlık Atarız?

Bağışıklık Sistemini Portakaldan Çok Daha Fazla Destekleyen 12 Süper Besin
Sağlıklı Yaşam

Bağışıklık Sistemini Portakaldan Çok Daha Fazla Destekleyen 12 Süper Besin

Orta Çağ’da Birçok Soylunun Dışkıda Boğularak Öldüğü Erfurt Tuvalet Felaketi Nedir?
Tarih

Orta Çağ’da Birçok Soylunun Dışkıda Boğularak Öldüğü Erfurt Tuvalet Felaketi Nedir?

Burcunuza Göre Evinizde Bulundurmanız Gereken  Doğal Taşlar ve Özellikleri
Astroloji

Burcunuza Göre Evinizde Bulundurmanız Gereken Doğal Taşlar ve Özellikleri

Kavurucu Havaların Hüküm Sürdüğü Dünyanın En Sıcak 10 Yeri
Ekoloji

Kavurucu Havaların Hüküm Sürdüğü Dünyanın En Sıcak 10 Yeri

Doğduğunuz Ayın Çiçeği Karakter Özellikleriniz Hakkında Ne Söylüyor?
ListeList Özel

Doğduğunuz Ayın Çiçeği Karakter Özellikleriniz Hakkında Ne Söylüyor?

14 Mayıs 2025
Toplanın Açıklıyoruz! Göz Renginiz Genetik Mirasınız Hakkında Ne Söylüyor?
ListeList Özel

Toplanın Açıklıyoruz! Göz Renginiz Genetik Mirasınız Hakkında Ne Söylüyor?

16 Haziran 2022
Uzmanlar Uyarıyor! İş Görüşmesinde Asla Söylememeniz Gereken 10 Şey
İş Yaşamı

Uzmanlar Uyarıyor! İş Görüşmesinde Asla Söylememeniz Gereken 10 Şey

5 Eylül 2025
Aman Dikkat! Telefonunuzun Dinlenip Dinlenmediğini Anlamanın 10 Yolu
Teknoloji - Bilim

Aman Dikkat! Telefonunuzun Dinlenip Dinlenmediğini Anlamanın 10 Yolu

15 Ekim 2025
George Everest: Dünyanın En Yüksek Zirvesine İsmini Veren İngiliz Haritacı
Tarih

George Everest: Dünyanın En Yüksek Zirvesine İsmini Veren İngiliz Haritacı

11 Şubat 2026
Kişinin Var Olmadığına İnandığı Gizemli Ve Nadir Bir Hastalık: Yürüyen Ceset Sendromu Nedir?
Yaşam

Kişinin Var Olmadığına İnandığı Gizemli Ve Nadir Bir Hastalık: Yürüyen Ceset Sendromu Nedir?

11 Şubat 2026
Penguenden Deve Kuşuna: Uçamayan Kuşlar Hakkında Birbirinden İlginç 10 Bilgi
Hayvansever

Penguenden Deve Kuşuna: Uçamayan Kuşlar Hakkında Birbirinden İlginç 10 Bilgi

11 Şubat 2026
Tüm Tarayıcılar İçin Google Geçmişinizi Nasıl Görüntüleyebilir ve Silebilirsiniz?
Teknoloji - Bilim

Tüm Tarayıcılar İçin Google Geçmişinizi Nasıl Görüntüleyebilir ve Silebilirsiniz?

11 Şubat 2026
İnsan Psikolojisini Zorlayan Senaryolar: Alice in Borderland Benzeri 14 Muhteşem Dizi
Dizi

İnsan Psikolojisini Zorlayan Senaryolar: Alice in Borderland Benzeri 14 Muhteşem Dizi

10 Şubat 2026
Faydaları Saymakla Bitmeyen Altın Süt Nedir, Nasıl Yapılır?
Sağlıklı Yaşam

Faydaları Saymakla Bitmeyen Altın Süt Nedir, Nasıl Yapılır?

10 Şubat 2026
İstanbul’dan Ankara’ya: Farklı Şehirlerimizde Kutu Oyunu Oynayabileceğiniz En Güzel 12 Mekân
ListeList Özel

İstanbul’dan Ankara’ya: Farklı Şehirlerimizde Kutu Oyunu Oynayabileceğiniz En Güzel 12 Mekân

6 Aralık 2023
Kanada’dan İspanya’ya: Astronotların Uzaya Gitmeden Önce Eğitim Aldığı 5 Yer
Teknoloji - Bilim

Kanada’dan İspanya’ya: Astronotların Uzaya Gitmeden Önce Eğitim Aldığı 5 Yer

14 Eylül 2025
Hepimiz Yapıyoruz! Televizyon Karşısında Yemek Yemek Zararlı mı?
Sağlıklı Yaşam

Hepimiz Yapıyoruz! Televizyon Karşısında Yemek Yemek Zararlı mı?

18 Kasım 2024

Sosyal Medya'da ListeList

  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • Muvafakatname
  • Yazı Gönder
  • Reklam
  • İletişim

© 2021 ListeList - Yeni Nesil Medya Platformu

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password? Sign Up

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • ListeList Özel
  • Alışveriş
  • Yaşam
  • Sinema
  • Seyahat
  • Diğer
    • Edebiyat
    • Sağlıklı Yaşam
    • Kadın
    • İş Yaşamı
    • Tiyatro
    • Hayvansever
    • Spor
    • İstanbul
    • Koronavirüs
    • Tarih
    • Müzik
    • Astroloji
    • Ekoloji
    • Tasarım
    • Dizi
    • Oyun
    • Teknoloji – Bilim
    • Yeme – İçme
    • Pürtelaş
    • Testler
    • Video
  • Yazı Gönder

© 2021 ListeList - Yeni Nesil Medya Platformu