Ana sayfa » Yaşam » İlişkilere Zarar Verebilir! Çoğu İnsanın Farkında Olmadan Gönderdiği 6 Küçümseyici Mesaj
İlişkilere Zarar Verebilir! Çoğu İnsanın Farkında Olmadan Gönderdiği 6 Küçümseyici Mesaj
Hepimiz mesajlaşırken bazen yanlış anlaşılabiliriz. Küçücük bir kelime bile yanlış bir tonu çağrıştırabilir ve karşımızdaki kişinin sinirini hoplatabilir. Peki, mesaj kutunuza sinsice sızan bu ‘iletişim hataları’ neler?
Günlük hayatımızda mesajlaşırken farkında olmadan karşımızdakine küçümseyici, soğuk ya da mesafeli hissettiren cevaplar verebiliyoruz. Bazen tek kelimelik yanıtlarla, bazen de kullandığımız ifadelerle aslında istemeden de olsa iletişimi zayıflatıyor ve yanlış anlaşılmalara sebep olabiliyoruz. Özellikle yazılı iletişimde beden dili ve tonlama olmadığı için, verdiğimiz tepkilerin karşı tarafta nasıl bir etki yarattığını tahmin etmek her zaman kolay olmuyor. Peki, hangi mesajlar farkında olmadan kırıcı bir anlam taşıyor? İşte hepimizin zaman zaman kullandığı küçümseyici mesajlar…
1. “Tmm”
Eğer birine “Tmm” yazıp gönderdiyseniz, büyük ihtimalle iki ihtimal söz konusudur: Ya bu kişiye hafiften sinir olmuşsunuzdur ya da o an konuşmaya hiç ama hiç hevesiniz yoktur. Her iki durumda da mesajın verdiği enerji, resmen bir buz dağı!
New York’ta yaşayan psikoterapist Lauren Palumbo’ya göre, “Tmm” kısa, net ama bir o kadar da ilgisiz ve mesafeli bir mesaj. Karşı tarafa “Şu an seninle konuşmak istemiyorum” ya da “Beni rahat bırak” alt mesajlarını gönderiyor. Samimiyetsiz, soğuk ve kesinlikle diyalogu devam ettirme niyeti olmayan bir yanıt.
2. Başparmak emojisi 👍
Biliyoruz, hepimiz bu emojiyi sık sık kullanıyoruz. Ama bazen düşündüğünüz kadar masum olmayabilir! Özellikle de biri size uzun uzun bir şey anlatmışken ya da heyecanla bir olay paylaşmışken, karşılık olarak sadece bir “👍” atarsanız… İşte o zaman sıkıntı büyük!
Psikoterapist Palumbo’ya göre, başparmak emojisi, bazen tamamen konuşmayı öldüren bir tepki olabiliyor. Düşünün: Bir arkadaşınız size, “Bugün iş görüşmem vardı, bayağı heyecanlandım ama iyi geçti!” diye yazıyor. Ve siz? “👍”
Ne oldu şimdi? Destek vermek isterken sanki, “Tamam, umrumda değil” demiş gibi oldunuz! Karşıdaki kişi, mesajın ardından soğuk bir rüzgar esmiş gibi hissedebilir. Tepkisiz kalmaktan bile daha kötü!
Eğer bir cümlenin başına “Kusura bakma ama…” ekliyorsanız, arkasından gelecek şey, yüzde 90 ihtimalle kırıcı olacak! Çünkü bu ifade, aslında oldukça aldatıcı. Bir yandan “Özür dilerim” der gibi görünürken, diğer yandan bomba gibi bir eleştiri ya da patavatsız bir yorum getiriyor.
Psikolog ve radyo sunucusu Michele Leno’ya göre, bu tür cümleler hem yüz yüze konuşmalarda hem de mesajlaşmalarda karşı tarafı tetikleyebiliyor. Çünkü genelde şu tarz devam ediyorlar:
“Kusura bakma ama gerçekten çok fazla konuşuyorsun.”
“Kusura bakma ama bu fikrin hiç mantıklı değil.”
“Kusura bakma ama şu an gerçekten ilgilenmiyorum.”
Ne oldu şimdi? Kusura bakmamızı mı bekliyorsunuz, yoksa bizi kırmaya mı çalışıyorsunuz? Çünkü bu ifadeler aslında oldukça pasif-agresif ve saldırgan. Küçümseyici mesajlar yazımıza devam ediyoruz.
4. “Google’da ara.”
Tamam, kabul edelim… Hepimiz arkadaşlarımıza “Başım ağrıyor, acaba neden?” ya da “Telefonum şarj olmuyor, ne yapayım?” gibi sorular sorduk. Ve belki de bazılarımız içinden “E bir zahmet Google’a sorsana!” diye geçirdi. Ama işte kötü haber: Bu cevabı asla yazmamalısınız!
Çünkü bu mesaj resmen “Senin sorununla ilgilenmiyorum, git kendin bul!” demenin kısa yolu. Küçümseyici, soğuk ve uzak duruyor. Kendi derdini anlatmaya çalışan biri için ise tam bir moral bozucu.
Uzmanlar da aynı fikirde! İletişim uzmanı Jones diyor ki:
“Bu tür bir cevap, konuşmayı anında öldüren ve karşı tarafın merakını değersiz hissettiren bir şeydir.”
Birine mesajla “Sen hep böyle yapıyorsun!” demek, düpedüz ‘kavga çıkar’ tuşuna basmak gibi bir şey. Hele bir de “Niye bunu yapmıyorsun” diye eklediyseniz… Evet, geçmiş olsun. O konuşma bir tartışmaya dönüşecek!
Bu tür cümleler, karşı tarafı direkt olarak suçlar ve savunmaya geçmeye zorlar. Hatta bir insanın tüm karakterini tek bir davranışıyla yargılamış gibi hissettirebilir.
Jones’a göre: “Bu tür ifadeler abartılı, suçlayıcı ve bir tuzak gibidir. Küçük bir problemi, büyük bir kişilik kusuru haline getirir.”
6. “Sana söylemiştim.”
Ah, işte ego patlaması yaşatan o meşhur cümle! Birine “Sana söylemiştim.” demek, “Ben zaten biliyordum, ama sen beni dinlemedin” demenin kısa yolu. Ama burada kritik bir sorun var: Bunu kimse duymak istemez!
Düşünün, arkadaşınız size heyecanla anlatıyor:
“Abi, keşke o filmi izlemeseydim, hiç güzel değilmiş.”
“Sana söylemiştim.”
BAM! Anında heves kaçtı, sohbet bitti! Çünkü küçümseyici mesajlar arasında bulunan bu cümle insanı kötü hissettirmekten başka bir işe yaramaz.