Bir zamanlar çocuk olmak, bugünkü çocukluk deneyimlerinden oldukça farklıydı. 80’ler ve 90’larda büyüyenler için özgürlük alanı daha geniş, ebeveyn kontrolü ise çok daha sınırlıydı. Mahallede saatlerce oyun oynamak, eve ne zaman dönüleceğini annelerin camdan seslenmesiyle öğrenmek ya da okuldan sonra boş bir eve girip birkaç saat tek başına vakit geçirmek birçok çocuk için sıradan bir gündü.
Bugün çocuk güvenliği, teknoloji ve ebeveynlik anlayışı değiştikçe geçmişte normal kabul edilen bazı alışkanlıklar daha farklı gözle değerlendiriliyor. Hatta günümüz çocukları için oldukça şaşırtıcı hatta “travmatik” bulunabilecek bu deneyimler, 80’ler ve 90’larda büyüyenlerin hafızasında çoğu zaman nostaljik bir yer tutuyor.
1. Boş eve dönmek ve saatlerce yalnız kalmak
Bugün birçok ebeveyn çocuğunun okuldan sonra nerede olduğunu, kiminle vakit geçirdiğini ve eve ne zaman döneceğini yakından takip ediyor. Ancak 80’ler ve 90’larda çalışan ebeveynlerin çocukları için okuldan sonra birkaç saat evde tek başına kalmak oldukça yaygındı. Okul çıkışı eve gelip kapıyı kendi açan, çantasını bırakıp kendi kendine yemek hazırlayan, ödevlerini yapan ve anne babasının işten dönmesini bekleyen çocuklar vardı. O dönem bu durum büyük bir güvenlik sorunu olarak görülmüyor, çocukların erken yaşta sorumluluk kazanmasının doğal bir parçası kabul ediliyordu.
3. Akşam karanlığına kadar sokakta oynamak
80’ler ve 90’ların çocukluğu biraz da mahalle kültürüyle özdeşleşiyordu. Bisiklete binmek, saklambaç oynamak, apartman önünde arkadaşlarla vakit geçirmek için genellikle özel bir plan yapmaya gerek yoktu. Çocuklar saatler boyunca dışarıda kalabilir, arkadaşlarıyla mahallede dolaşabilir ve eve dönüş saatini çoğu zaman ailelerinden gelen bir sesle öğrenirdi.
2. Arabanın arka koltuğunda, hatta bazen ön koltukta özgürce yolculuk etmek
Bugün çocuk koltukları, yaşa uygun güvenlik ekipmanları ve emniyet kemeri kullanımı araç yolculuklarının vazgeçilmez parçaları. Ancak 80’ler ve 90’larda manzara oldukça farklıydı. Çocukların arka koltukta uzanarak uyuması, uzun yolculuklarda battaniye altında saatler geçirmesi hatta bazı ailelerde ön koltukta oturması şaşırtıcı derecede normaldi. Emniyet kemeri kullanımı da bugünkü kadar yaygın olmadığı için çocuklar araç içinde çok daha serbest hareket edebiliyordu.
4. Nerede olduğunu haber vermeden saatlerce dışarıda olmak
Cep telefonlarının olmadığı yıllarda çocuklara ulaşmak bugünkü kadar kolay değildi. Bir arkadaşının evine giden, bisikletiyle mahallede dolaşan ya da oyun oynamaya çıkan bir çocuğun nerede olduğunu öğrenmek çoğu zaman mümkün olmazdı. Aileler genellikle belirli bir saatte eve dönülmesini ister, bunun dışında çocuklar kendi başlarına hareket ederdi. Bugünün sürekli konum paylaşımı ve anlık iletişim alışkanlıkları düşünüldüğünde bu durum oldukça farklı görünüyor.
5. Bisiklete kasksız binmek
Bugün bisiklet, paten veya kaykay gibi aktivitelerde kask kullanımı çocuk güvenliğinin önemli parçalarından biri. Ancak geçmişte birçok çocuk bisiklete binerken herhangi bir koruyucu ekipman kullanmadan büyüdü. Dizlerin yara olması, dirseklerin çizilmesi ya da küçük kazalar geçirmek çocukluğun sıradan deneyimleri arasında görülüyordu. Düştün mü kalk yaklaşımı, o dönemin çocuk yetiştirme anlayışının da bir yansımasıydı.
6. Evde ve arabada sigara dumanına maruz kalmak
80’ler ve 90’larda sigara kullanımı bugüne kıyasla çok daha yaygındı. Evlerde, arabaların içinde hatta bazı kapalı alanlarda sigara içilmesi normal karşılanabiliyordu. Çocuklar çoğu zaman yetişkinlerin yanında sigara dumanına maruz kalıyor, bunun sağlık açısından oluşturduğu riskler bugünkü kadar sık gündeme gelmiyordu. Günümüzde ise bu durum çocuk sağlığı açısından oldukça farklı değerlendiriliyor.
7. Daha az güvenlik önlemi olan oyun alanlarında oynamak
Eski oyun parkları bugünün güvenlik standartlarından oldukça uzaktı. Sert zeminler, yüksek metal kaydıraklar ve daha basit tasarlanmış oyun alanları çocukların günlük hayatının bir parçasıydı. Düşmek, üstünü başını kirletmek veya küçük yaralanmalar yaşamak çoğu zaman oyunun doğal bir parçası olarak görülüyordu. Bugünün daha kontrollü oyun alanlarıyla karşılaştırıldığında eski parklar oldukça maceralı görünebilir.
8. Telefon olmadan büyümek
Bugünün çocukları için sürekli iletişim halinde olmamak neredeyse düşünülemez olabilir. Ancak 80’ler ve 90’larda bir arkadaşla görüşmek için ya ev telefonunu kullanmak ya da doğrudan kapısını çalmak gerekirdi. Aileler çocuklarına anında ulaşamaz, çocuklar da gün içinde kendi başlarına karar almak zorunda kalırdı. Bu durum bir yandan güvenlik açısından endişe yaratabilecek olsa da birçok kişi için bağımsızlık duygusunun gelişmesine katkı sağlayan bir deneyim olarak hatırlanıyor.
80’ler ve 90’larda çocuk olanların bugün dönüp baktığında “nasıl normalmiş?” diye düşündüğü pek çok alışkanlık bulunuyor. Ancak o dönem büyüyenler için bunlar çoğu zaman korkutucu değil, özgürlüğün ve mahalle kültürünün bir parçasıydı. Değişen koşullar, çocukluk deneyimlerini de tamamen değiştirdi.