ListeList
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • ListeList Özel
  • Alışveriş
  • Yaşam
  • Sinema
  • Seyahat
  • Diğer
    • Edebiyat
    • Sağlıklı Yaşam
    • Kadın
    • İş Yaşamı
    • Tiyatro
    • Hayvansever
    • Spor
    • İstanbul
    • Koronavirüs
    • Tarih
    • Müzik
    • Astroloji
    • Ekoloji
    • Tasarım
    • Dizi
    • Oyun
    • Teknoloji – Bilim
    • Yeme – İçme
    • Pürtelaş
    • Testler
    • Video
  • Yazı Gönder
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • ListeList Özel
  • Alışveriş
  • Yaşam
  • Sinema
  • Seyahat
  • Diğer
    • Edebiyat
    • Sağlıklı Yaşam
    • Kadın
    • İş Yaşamı
    • Tiyatro
    • Hayvansever
    • Spor
    • İstanbul
    • Koronavirüs
    • Tarih
    • Müzik
    • Astroloji
    • Ekoloji
    • Tasarım
    • Dizi
    • Oyun
    • Teknoloji – Bilim
    • Yeme – İçme
    • Pürtelaş
    • Testler
    • Video
  • Yazı Gönder
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle
ListeList
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle

Ana sayfa » Gündem » Bir Garip Aşk Hikayesi: Türkiye Ve Avrupa Birliği

Bir Garip Aşk Hikayesi: Türkiye Ve Avrupa Birliği

Sinan Mutlu Yazar: Sinan Mutlu
Kategori: Gündem
Google Haberler'de ListeList'e Abone OlGoogle Haberler'de ListeList'e Abone Ol
1
Share on FacebookShare on Twitter

Çok uzun süredir kış uykusuna yatmış olan Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, Avrupa’nın üzerine doğru yeniden çökmeye başlayan Rusya ve özellikle de göçmen krizi ile yeniden bir alevlendi. Türkiye’nin adaylığı konusunda yeni fasıllar açıldı, imtiyazlı ortaklık diretmesi şimdilik ortadan kalkmış gibi görünüyor, Schengen serbestisinin Türk vatandaşlarına açılması ihtimali var… Tüm bunlar geçmişi yıllar öncesine dayanan, eşi benzerine daha önce rastlanmamış bir tuhaf siyasi ilişkinin yeniden hatırlanmasına vesiledir diyerek yeniden Avrupa ve Türkiye arasındaki bu sevgi – nefret temelli aşkın kronolojisini ortaya koyalım dedik.

Orta Asya’dan kalktım geliyorum

atkos
Aşkımızın başlangıcı bundan sadece yıllar değil yüzyıllar öncesine dayanıyor. Orta Asya bozkırlarında çılgınca at koşturan, kımız içen, çadır kuran Türkler, birden ne olduysa batıya doğru ilerlemeye karar verirler. Belki de aşkta Çin’den umduğunu bulamayan Türkler batıya gittikçe daha da batıya gitmek isterler ve dere tepe düz ilerlerler de ilerlerler. Bu ilerleme esnasında nice savaşlar ve kayıplar verirler, nice barışlar ve sevinçler yaşarlar, nice devlet kurarlar, nice devleti sonlandırırlar, dinleri bile değişir, Müslüman olurlar. 1071 yılında en batının bir öncesi olan Anadolu topraklarına girip buraya yerleşen Türklerin batıya olan arzusu dinmek bilmez. Önce Gelibolu’ya, Konstantinopolis’e, Balkanlara ve Orta Avrupa’ya kadar ulaşırlar. Batı dünyası da Türklere boş değildir aslında. Mesela Viyana’yı gösterir ama vermezler. İtalya ile bir bacak frikiğini sürekli Türklerin gözüne sokarlar ama elletmezler. Gel zaman git zaman Türkler bir o Batılı ile bir bu Batılı ile kavga eder, barışır, ittifak yapar bozar, böyle geçer zaman… Gün gelir batı kendi kendine üstelik de iki kere gelin-görümce savaşına girer. Sonra bir durulma olur. Anadolu’da Türkiye, batıda ise artık Avrupa Birliği vardır. Kısa sürede anlaşılır ki bu aşk bitmemiştir: Türkiye hala istemekte, Avrupa ise naz yapmaktadır. İşte bu aşkın son faslının ayrıntılarına bakıyoruz şimdi…

İlk başvuru: Onu alma beni al

piclme
Daha sonradan evrilip Avrupa Birliği adını alacak olan Avrupa Ekonomik Topluluğu, altı üye ülkenin katılımıyla (Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg ve İtalya) 1958 yılında kurulur. Türkiye bu hareketlenmenin en başından beri farkındadır. Farkında olduğu bir şey daha vardır ki o da yakışıklı komşusu Yunanistan’ın da gözünü AET’ye diktiğidir. Bizim oğlan da geri kalır mı? Hemen der ki: Bana ne, onu alma beni al.
AET önce bir şaşırır, ne diyeceğini bilemez; sonra Türkiye’nin bu altı ülkeyle bir komşuluk sınırı da yoktur, daha İspanya, İngiltere, Danimarka gibi komşular da var. Lakin Türkiye ısrarcıdır, … AET bakar ki bu şekilde olmayacak, üstelik bu fakir de, ama böyle bir gönlü de hoş olmuştur istenmekten dolayı, gönül kırmadan bir söz keseyim der, hem ağzına bir parmak bal sürmüş olurum ilerde de atarım söz yüzüğünü, illa evlenmek zorunda değilim ya. Böylelikle imzalanmış olur 1959 yılında Ankara Antlaşması. Ama unuttuğu bir şey vardır. Türk tarafında söz ağızdan bir kere çıkar. Üstelik doğu demek sabır demektir.

(Ciddi bir not: Antlaşmanın 28 maddesi şöyle der: “Anlaşma’nın işleyişi, Topluluğu kuran antlaşmadan doğan yükümlülüklerin tümünün Türkiye’ce üstlenilebileceğini gösterdiğinde, Akit Taraflar, Türkiye’nin Topluluğa katılması olanağını incelerler.” Bu ne demek, antlaşma belli bir tarih belirtmiyor ama nihai hedef olarak Türkiye’nin üyeliğe kabulünü hedefliyor)

Başı ağrıyan Türkiye

basa
Antlaşmanın imzalanmasından sonra süreç başlar. Antlaşmanın en temel özeti şudur: Evlilik için önce Türkiye’nin ekonomik durumunu düzeltmesi, ayrıca kafaların da mutlaka uyuşması lazımdır. Bunun için Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları konusunda biraz düşünmesi lazımdır. Bunun karşılığında Avrupa bir gül gibi katman katman kendini Türkiye’ye açacaktır: önce malların serbest dolaşımı (Gümrük Birliği), işçilerin serbest dolaşımı (emek birliği), hizmetlerin serbest dolaşımı (Hizmet birliği) ve sermayenin serbest dolaşımı (tam birlik). Lakin süreç başladığında, Türkiye hastalanır. Avrupa ne zaman sevişelim dese, Türkiye başım ağrıyor diye sırtını döner. Bu dönemlerde gerçekten de Türkiye’nin başı derttedir. Kendi içinde bitmek bilmez bir sağ-sol çatışması, siyasi partilerin birinin gelip diğerinin gitmesi, istikrarsız koalisyon hükümetleri, askeri muhtıralar vb… Dolayısıyla Türkiye verdiği sözlerin hiçbirini yerine getiremez.

Kaçan fırsatlar

Heskey
1974 yılında Türkiye Kıbrıs’a askeri müdahalede bulununca, Yunanistan’daki askeri cunta yönetimden düşer ve ülke demokrasiye geçiş yapar. Hemen ardından da Yunanistan 1975 yılında AET’ye tam üyelik için başvuru yapar. İlginç olan neredeyse sırf Yunanistan başvurdu diye 1959 yılında AET’ye üyelik için başvuran Türkiye’nin 1975 yılında sessizliğe bürünmesiydi. İktidarda olan Milli Cephe Hükümeti (Başbakan Süleyman Demirel), özellikle o dönem Necmettin Erbakan’ın böyle bir başvuru halinde hükümetten çekileceklerini Demirel’in kulağına fısıldamasıyla ilk fırsatı kaçırmıştır.

Kaçan diğer fırsat 1978 yılıdır. AET, Yunanistan’ın üyeliğini değerlendirmektedir. Bu dönemde AET içinde Türkiye’ye de üyelik için başvurması konusunda gizliden gizliye bilgi verilir. Bu şekilde ya AET, Yunanistan’ı alacaksa (denge politikası gereği) Türkiye’yi de almak zorunda kalacaktır ya da her ikisini de kabul etmeyecektir (Böylece Yunanistan’ın AET içerisinde Türkiye’yi yıllarca uğraştıran vetosu da kalkmış olacaktır). Başbakan bu kez Bülent Ecevit’tir. Ama o da sessiz kalır. Türkiye yine tam üyelik için başvurmaz.

12 Eylül darbesinden sonra Türkiye’nin AET’ye üyeliği, artık demokrasi ile yönetilmediği için söz konusu bile değildir. Bu esnada Yunanistan üye olur. Bir de üstüne Kenan Evren politikadan ne kadar iyi anladığını Yunanistan’ın Nato’ya tam üye olmasını onaylamasıyla gösterir; Türkiye elindeki tüm kartları kaybetmiş olur. (Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’ya olan üyeliğini veto hakkı elinde kalsa, Yunanistan’ın Türkiye’nin AET’ye olan üyelik başvurularını veto edebilmesinin de önüne geçebilirdi)

Yeni bir heyecan: Turgut Özal

turguy
Özal’ın tek parti iktidarı, Türkiye’nin 80 darbesi sonrasında bu dönemde liberal ekonomik politikalarla kendini dünyaya daha çok açması Türkiye’nin AB aşkını bir kere daha körükler. 1987 yılında tam üyelik için en sonunda başvuru yapılır. AET “ay daha yeni bir sürü ülke aldım bir de seni kaldıramam bana da yazık” diyerek Türkiye’yi oyalamaya devam eder. Ama ilk serbesti olan malların serbest dolaşımı için bir uğraşalım bakalım der. Bu uğraş 1 Ocak 1996 tarihinde iki taraf arasında Gümrük Birliği’nin başlamasıyla sonuçlanır. Tansu Çiller bu birlikteliği ülke çapında büyük bir kına gecesine çevirir. Herkes o kadar mutludur ki Türkiye’nin Ab üyesi olduğunu bile düşünenler vardır. Aslında bu sadece bir adım ileri gitmektir. Üyeliğe uzanan daha çok yol vardır. Türkiye bunu acı bir şekilde kısa sürede fark edecektir.

Kapı çarpıp çıkmak bir ilişkinin olmazsa olmazıdır

joeykap
Türkiye, Gümrük Birliği’ne girdikten sonra diğer birlikteliklerin de sırasının geldiğini düşünmektedir. Üstelik Avrupa, soğuk savaş sonrası ortada kalmış doğu Avrupa ülkelerini de birliğe almak konusunda olan isteğini ortaya koymuştur. Demokrasiye daha yeni geçmiş ve liberal ekonomik piyasalara daha tam anlamıyla entegre olamamış bu ülkeler alınacaksa, geçmişleri birliğin tarihi kadar eski olan kendisinin de bu genişlemeye dahil edileceği düşünmektedir Türkiye. Tam üyelik sürecinin onaylanması için nefesler tutulur. Ama AB, Büyük Umutlar romanındaki Estella gibi umarsızdır. 1997 yılında Lüksemburg’da yapılan zirve bildirgesinde Türkiye’nin adı bile geçmez. O zamana kadar bir koala gibi yavaşlığı ve sakinliği ile tanıdığımız Mesut Yılmaz’ın Brüksel’de kapıları çarpa çarpa dışarı çıkması bizleri olduğu kadar onları da hayretler içinde bırakmıştır.

Bu zirve sonrası Türkiye sert bir açıklama yapar. AB ile ilişkileri dondurma noktasına getirir. Ama 99 yılı Deprem Diplomasisi sonucu Yunanistan’la olan buzların da erimesiyle Helsinki Zirvesinde en sonunda aday ülke ilan edilir. Ama AB müzakerelerin başlayabilmesi pek çok reform ister. Önce Ecevit’li koalisyon hükümeti ardından da AKP hükümeti bu reformları seri bir şekilde meclisten çıkarırlar. Bunun sonucunda 2004 yılında müzakereler başlar.

Müzakereler: Sona doğru değil boşluğa doğru atılmış adımlar

wai
Müzakere süreci ise başlı başına ayrı bir olaydır. Kıbrıs’ta verilen sözlerin tutulması nedeniyle önce Türkiye AB’ye küser. Sonra AB, Türkiye limanlarını Güney Kıbrıs’a açmıyor diye Türkiye’ye küser. Araya kültürel ve dini farklar da girer. Pek çok Avrupalı için Müslüman Türkiye ile bir evlilik olamaz. Aynı olumsuz bakış açısı kimi Türklerde de vardır. Ab onlara göre bir Hıristiyan kulübüdür. Türkiye, fantastik bir şekilde Şangay Beşlisi’ne göz kırpmaya çalışırken, AB içinden de imtiyazlı ortaklık önerisi gelir. Türkiye olmaz der. Bu sırada uzun süre tek bir fasıl bile açılmaz. Yani normalde mutlu sonun habercisi olması gereken müzakere süreci, Türkiye – AB ilişkisi açısından ne mutluluk ne de bir nihayet içermektedir.

Kurtar beni yiğidim

save-me-barry-o
Suriye’de başlayan iç savaşın tahmin edilenden çok daha uzun sürmesi ve en sonunda çözümlenemez bir noktaya gelmesi tüm dengeleri bir kere daha değiştirdi. Suriye’den ve muhtelif pek çok Müslüman ülkesinden Avrupa’ya olan göç hareketi nazlı güzel Avrupa’nın yeniden Türkiye’nin kollarına koşmasına neden oldu. Avrupa Birliği bu göç dalgasından o kadar korkuyordu ki yıllardır açılmayan fasıllar nerdeyse hiçbir şart öne sürülmeden açılmaya başlandı, büyük dert olan Schengen’in kaldırılması planlandı, bir de üstüne Türkiye’ye maddi yardımda bulunuldu. Neden? Yeter ki Türkiye gelen mültecileri kendi içinde tutsun. Avrupa’ya yollamasın. Rusya’nın saldırgan politikalarının yükselişe geçmesi, Ortadoğu’da yaşanan kaos da Türkiye’nin yüzünü yeniden AB’ye dönmesine neden oldu.

Bu bilmem kaçıncı bahar bakalım ne kadar sürer. Ama anlaşılan bu çile ve çıkar dolu aşk daha kolay kolay bitmeyecek.

PaylaşTweetleGönder
Sinan Mutlu

Sinan Mutlu

İleri
Güzel Olmanın İş Hayatında Dezavantaj Yaratabileceğinin 9 Bilimsel Kanıtı

Güzel Olmanın İş Hayatında Dezavantaj Yaratabileceğinin 9 Bilimsel Kanıtı

Yorum yapabilmek için bir ListeList hesabınız olması gerekmektedir. Aşağıdaki bağlantı ile hemen bir hesap oluşturabilirsiniz.

Listelist'e üye ol

Yorumlar 1

  1. Hilal Orhan says:
    10 yıl önce

    Ufak bir düzeltme: Ankara Antlaşması 1959 yılında değil, 12 Eylül 1963 yılında imzalanmıştır. 1959 yılının temmuz ayında AET’ye ortaklık başvurusunda bulunulmuştur.

İlgili İçerikler

En Eskilerden En Yenilere 48 En İyi Yabancı Dizi
Dizi

En Eskilerden En Yenilere 48 En İyi Yabancı Dizi

22 Maddede Dünya Çapında Kendini Kabul Ettirmiş Nobelli Yazarımız Orhan Pamuk
Edebiyat

22 Maddede Dünya Çapında Kendini Kabul Ettirmiş Nobelli Yazarımız Orhan Pamuk

Aynı Ortamda Bulunmak İstemeyeceğiniz 14 Film Yaratığı
Film

Aynı Ortamda Bulunmak İstemeyeceğiniz 14 Film Yaratığı

Şahsiyet’ten Ezel’e: IMDb Puanlarına Göre Tüm Zamanların En İyi 30 Türk Dizisi
Dizi

Şahsiyet’ten Ezel’e: IMDb Puanlarına Göre Tüm Zamanların En İyi 30 Türk Dizisi

İcat Edilmiş En Kullanışlı ve Sağlıklı Taşıt Olan Bisikletin Tarihçesi ve Hakkındaki Güzellemeler
ListeList Özel

İcat Edilmiş En Kullanışlı ve Sağlıklı Taşıt Olan Bisikletin Tarihçesi ve Hakkındaki Güzellemeler

hint dizileri listelist
Dizi

Dramdan Komediye: Türk İzleyicilerinin Gönüllerini Fethetmiş 17 Hint Dizisi

İzlerken Kahkahalara Boğulacaksınız! IMDb Puanlarına Göre “Gibi” Dizisinin En İyi Bölümleri
Dizi

İzlerken Kahkahalara Boğulacaksınız! IMDb Puanlarına Göre “Gibi” Dizisinin En İyi Bölümleri

Onur Ünlü’nün Kafasının Farklı Çalıştığının 23 Kanıtı
Genel

Onur Ünlü’nün Kafasının Farklı Çalıştığının 23 Kanıtı

Yaz Tatilinde Ne Okusam Diyenler İçin Dumanı Üstünde 18 Türkçe Roman
Edebiyat

Yaz Tatilinde Ne Okusam Diyenler İçin Dumanı Üstünde 18 Türkçe Roman

Kıyıda Köşede Kalmış Bağımlılık Yaratan 19 Netflix Dizisi
Dizi

Kıyıda Köşede Kalmış Bağımlılık Yaratan 19 Netflix Dizisi

Yalnızca Televizyon Kurtlarının Hatırlayacağı 25 Nostaljik Dizi
Dizi

Yalnızca Televizyon Kurtlarının Hatırlayacağı 25 Nostaljik Dizi

Doğum İzni Uzuyor, Sosyal Medyaya Yaş Sınırı Geliyor: Kritik Düzenlemede Yeni Aşama
Gündem

Doğum İzni Uzuyor, Sosyal Medyaya Yaş Sınırı Geliyor: Kritik Düzenlemede Yeni Aşama

Türkiye’nin Dünya Kupası Geçmişi: Kısa Ama Çarpıcı
Gündem

Türkiye’nin Dünya Kupası Geçmişi: Kısa Ama Çarpıcı

Oscar Gecesine Damga Vurdu! Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another) Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Gündem

Oscar Gecesine Damga Vurdu! Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another) Filmi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Nasıl Anlaşılır, Cezası Ne Kadar, Nasıl Değiştirilir?APP Plakalar Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Gündem

Nasıl Anlaşılır, Cezası Ne Kadar, Nasıl Değiştirilir?APP Plakalar Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Sosyal Medyada Başlayan Türkiye – İspanya Dostluğu Hakkında Atılmış Birbirinden Komik 43 Tweet
Gündem

Sosyal Medyada Başlayan Türkiye – İspanya Dostluğu Hakkında Atılmış Birbirinden Komik 43 Tweet

Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz En İyi Diziler (20 dizi önerisi)
Dizi

Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz En İyi Diziler (20 dizi önerisi)

Düzenli İnsanların Sürekli Kontrol Ettiği 10 Dağınıklık Noktası
Yaşam

Düzenli İnsanların Sürekli Kontrol Ettiği 10 Dağınıklık Noktası

Japonya’daki İnsanların Aşırı Spesifik Dilekler İçin Gittiği 5 Garip Tapınak
Seyahat

Japonya’daki İnsanların Aşırı Spesifik Dilekler İçin Gittiği 5 Garip Tapınak

Eğimli Yürüyüş: Yağ Yakımını ve Dayanıklılığı Artıran Basit Ama Etkili Egzersiz
Spor

Eğimli Yürüyüş: Yağ Yakımını ve Dayanıklılığı Artıran Basit Ama Etkili Egzersiz

Tek Taraflı Arkadaşlık İçinde Olduğunu Gösteren 7 İşaret
Yaşam

Tek Taraflı Arkadaşlık İçinde Olduğunu Gösteren 7 İşaret

Toplanın Açıklıyoruz! Göz Renginiz Genetik Mirasınız Hakkında Ne Söylüyor?
ListeList Özel

Toplanın Açıklıyoruz! Göz Renginiz Genetik Mirasınız Hakkında Ne Söylüyor?

16 Haziran 2022
Hiçbir Şey Yapmamak: Güney Kore’nin Zahmetsiz Milli Sporu Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Spor

Hiçbir Şey Yapmamak: Güney Kore’nin Zahmetsiz Milli Sporu Hakkında Bilmeniz Gerekenler

30 Ağustos 2025
“Gerek Yok Yavrum”dan “Bi’ Başka” Mutluluğa: 8 Anne Klişesi ve Pazarama Çözümü
Sponsorlu İçerik

“Gerek Yok Yavrum”dan “Bi’ Başka” Mutluluğa: 8 Anne Klişesi ve Pazarama Çözümü

29 Nisan 2026
Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz En İyi Diziler (20 dizi önerisi)
Dizi

Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz En İyi Diziler (20 dizi önerisi)

7 Mayıs 2026
Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz En İyi Diziler (20 dizi önerisi)
Dizi

Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz En İyi Diziler (20 dizi önerisi)

7 Mayıs 2026
Düzenli İnsanların Sürekli Kontrol Ettiği 10 Dağınıklık Noktası
Yaşam

Düzenli İnsanların Sürekli Kontrol Ettiği 10 Dağınıklık Noktası

7 Mayıs 2026
Japonya’daki İnsanların Aşırı Spesifik Dilekler İçin Gittiği 5 Garip Tapınak
Seyahat

Japonya’daki İnsanların Aşırı Spesifik Dilekler İçin Gittiği 5 Garip Tapınak

7 Mayıs 2026
Eğimli Yürüyüş: Yağ Yakımını ve Dayanıklılığı Artıran Basit Ama Etkili Egzersiz
Spor

Eğimli Yürüyüş: Yağ Yakımını ve Dayanıklılığı Artıran Basit Ama Etkili Egzersiz

6 Mayıs 2026
Tek Taraflı Arkadaşlık İçinde Olduğunu Gösteren 7 İşaret
Yaşam

Tek Taraflı Arkadaşlık İçinde Olduğunu Gösteren 7 İşaret

6 Mayıs 2026
Nedir Bu Nonna Maxxing: Hayatınıza Biraz Daha “Anneanne Ruhu” Katmanın 5 Yolu
Yaşam

Nedir Bu Nonna Maxxing: Hayatınıza Biraz Daha “Anneanne Ruhu” Katmanın 5 Yolu

5 Mayıs 2026
İstanbul’dan Ankara’ya: Farklı Şehirlerimizde Kutu Oyunu Oynayabileceğiniz En Güzel 12 Mekân
ListeList Özel

İstanbul’dan Ankara’ya: Farklı Şehirlerimizde Kutu Oyunu Oynayabileceğiniz En Güzel 12 Mekân

6 Aralık 2023
Kanada’dan İspanya’ya: Astronotların Uzaya Gitmeden Önce Eğitim Aldığı 5 Yer
Teknoloji - Bilim

Kanada’dan İspanya’ya: Astronotların Uzaya Gitmeden Önce Eğitim Aldığı 5 Yer

14 Eylül 2025
Hepimiz Yapıyoruz! Televizyon Karşısında Yemek Yemek Zararlı mı?
Sağlıklı Yaşam

Hepimiz Yapıyoruz! Televizyon Karşısında Yemek Yemek Zararlı mı?

18 Kasım 2024

Sosyal Medya'da ListeList

  • Hakkımızda
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • Muvafakatname
  • Yazı Gönder
  • Reklam
  • İletişim

© 2021 ListeList - Yeni Nesil Medya Platformu

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Gündem
  • ListeList Özel
  • Alışveriş
  • Yaşam
  • Sinema
  • Seyahat
  • Diğer
    • Edebiyat
    • Sağlıklı Yaşam
    • Kadın
    • İş Yaşamı
    • Tiyatro
    • Hayvansever
    • Spor
    • İstanbul
    • Koronavirüs
    • Tarih
    • Müzik
    • Astroloji
    • Ekoloji
    • Tasarım
    • Dizi
    • Oyun
    • Teknoloji – Bilim
    • Yeme – İçme
    • Pürtelaş
    • Testler
    • Video
  • Yazı Gönder

© 2021 ListeList - Yeni Nesil Medya Platformu