Seyahate çıkmadan önce pasaport, bilet ve bavul kontrolü yapmak dünyanın her yerinde alışılmış hazırlıklar arasında. Ancak bazı kültürlerde yolculuğa hazırlanmak bunlarla sınırlı değil. Bavula sarımsak koymaktan yola çıkan kişinin arkasından su dökmeye, yolculuk öncesi sessizce oturmaktan uğurlu bir kurbağa figürü taşımaya kadar pek çok ilginç gelenek bulunuyor. Dünyanın farklı yerlerinde seyahate çıkmadan önce yapılan batıl inançlar, kültürlerin şans, uğur ve güvenlik kavramlarına bakışını da ortaya koyuyor.
Bazıları kötü şansı uzak tutmayı, bazıları yolculuğun sorunsuz geçmesini, bazıları ise seyahat eden kişinin güvenle evine dönmesini amaçlıyor. Üstelik bugün oldukça garip görünen bu ritüellerin bir kısmı hâlâ günlük yaşamın içinde. İşte dünyanın farklı yerlerinde seyahate çıkmadan önce yapılan 10 garip batıl inanç.
1. Bavula sarımsak koymak
Bosna Hersek’te seyahate çıkarken bavula bir diş sarımsak koymanın yolcuyu uğursuzluk ve kötü enerjiden koruyacağına inanılıyor. Sarımsağın koruyucu bir nesne olduğuna dair inanış bölgenin halk kültüründe oldukça eskiye dayanıyor ve özellikle nazardan korunmayla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle sarımsak yalnızca yemeklerde kullanılan bir malzeme değil, seyahat sırasında da küçük bir uğur tılsımı olarak görülüyor. Bavulun içine yerleştirilen tek bir diş sarımsağın yolcuyu kötü şanstan koruyacağı düşünülüyor.
2. Yola çıkmadan önce sessizce oturmak
Ukrayna’da yolculuk öncesinde herkesin kısa bir süre sessizce oturmasıyla ilgili eski bir gelenek bulunuyor. “Sidi posidim” olarak bilinen bu ritüelde aile üyeleri yola çıkmadan önce bir araya geliyor ve yaklaşık bir dakika boyunca konuşmadan oturuyor. Bu geleneğin arkasında farklı açıklamalar var. Bunlardan biri, evin ruhunun yolcuları takip etmesini engellemek. Daha pratik bir yorum ise bu kısa molanın yolcunun sakinleşmesine, eşyalarını son kez kontrol etmesine ve yolculuğa zihinsel olarak hazırlanmasına yardımcı olması.
3. Bavulun üzerine oturmak
Rusya’da da yolculuk öncesi kısa bir süre oturmanın uğur getirdiğine dair bir inanış bulunuyor. Özellikle bavullar hazırlandıktan sonra üzerine oturmak veya bavulların yanında sessizce beklemek, yolculuğun güvenli geçmesi için yapılan bir ritüel olarak anlatılıyor. Günümüzde bu davranışın bir başka açıklaması da oldukça mantıklı: Yola çıkmadan önce herkesin birkaç dakika durup düşünmesi, bir şey unutulup unutulmadığını kontrol etmesini sağlıyor. Böylece batıl inanç ile pratik bir alışkanlık zaman içinde birbirine karışmış oluyor.
4. Arkadan su dökmek
Türkiye’de de oldukça tanıdık olan bu gelenek, kişinin arkasından su dökülmesinin yolculuğunun iyi geçmesini sağlayacağı inancına dayanıyor. Yola çıkan kişi uzaklaşırken arkasından su dökülüyor ve suyun akışı yolculuğun da aynı şekilde kolay ve sorunsuz ilerlemesini simgeliyor. Üstelik bu inanış yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Balkanlar ve çevresindeki bazı kültürlerde de benzer şekilde uygulanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın halk inanışları derlemesinde de yola çıkan kişinin arkasından su dökülmesi doğrudan yer alıyor.
5. Japonya’da kurbağa taşımak
Japonya’da seyahatle ilişkilendirilen en sevimli batıl inanışlardan biri kurbağalarla ilgili. Japoncada “kaeru” kelimesi hem “kurbağa” hem de “geri dönmek” anlamına geliyor. Bu kelime oyunu nedeniyle kurbağa figürleri, seyahate çıkan kişinin güvenle evine dönmesi dileğiyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle kurbağa figürleri ve tılsımları seyahat eden kişiler için uğurlu kabul edilebiliyor. Japonya Turizm Ajansı da kurbağaların ülkede iyi şans sembolü olarak görülmesinin nedenlerinden biri olarak “kaeru” kelimesinin “geri dönmek” anlamına gelmesini gösteriyor.
67. Uçakta 13 numaralı koltuğu seçmemek
Bazı insanlar için seyahat hazırlığındaki en önemli ayrıntılardan biri koltuk numarası. Batı kültürlerinin önemli bir bölümünde 13 sayısı uğursuz kabul edildiği için bazı havayolları uçaklarında 13 numaralı sırayı kullanmıyor. Bu durum yalnızca yolcuların kişisel tercihlerinden ibaret değil. Örneğin bazı havayollarında 12. sıranın ardından doğrudan 14. sıra geliyor. Böylece batıl inanç nedeniyle 13 numaralı sırada oturmak istemeyen yolcuların endişe etmesi engelleniyor.
7. İtalya’da 17 numarasından kaçınmak
13 sayısının uğursuz olduğu düşüncesi İtalya’da biraz farklı bir hal alıyor. Burada özellikle 17 sayısı uğursuz kabul edilebiliyor. Bunun nedeni Roma rakamlarıyla yazılan XVII’nin Latince “vixi” kelimesini çağrıştırması. “Vixi” ise “yaşadım” anlamına geliyor ve ölümle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle bazı İtalyan havayollarında 13’ün yanı sıra 17 numaralı sıra da bulunmuyor. Aynı uçakta iki farklı kültürel batıl inancın izini görmek ise oldukça ilginç bir detay.
8. Yolcu gittikten sonra evi süpürmemek
Bulgaristan’da bir kişi yolculuğa çıktıktan hemen sonra evi süpürmenin uğursuzluk getirebileceğine inanılıyor. Çünkü süpürgeyle yapılan temizlik, sembolik olarak evden ayrılan kişinin şansını veya yolunu da “süpürüp götürmek” şeklinde yorumlanıyor. Bu nedenle yolculuğa çıkan kişinin ardından temizlik yapmadan önce bir süre beklemek tercih edilebiliyor. Oldukça basit görünen bu gelenek, aslında seyahat eden kişinin güvenli bir şekilde geri dönmesi ve yolunun açık olması dileğiyle bağlantılı. Günümüzde herkes tarafından uygulanmasa da Balkanlar’daki eski halk inanışlarının ilginç örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
9. Uçağa dokunarak binmek
Bazı yolcular uçağa binerken ellerini uçağın gövdesine değdiriyor. Dışarıdan bakıldığında anlamsız görünen bu hareket, bazı kişiler için güvenli bir uçuş dileğinin parçası olan kişisel bir ritüel. ABD’de seyahat batıl inançlarını inceleyen kaynaklarda uçağa dokunmak, uçuş öncesinde uygulanan yaygın ritüeller arasında gösteriliyor. Aynı kategoride uğurlu bir nesne taşımak ve yolculuğa belirli bir günde başlamaktan kaçınmak gibi davranışlar da yer alıyor.
10. Cuma günü yola çıkmaktan kaçınmak
Cuma gününün uğursuz olduğuna dair inanış, özellikle Batı kültürlerinde uzun zamandır varlığını sürdürüyor. Bu nedenle bazı insanlar önemli bir yolculuğa cuma günü başlamaktan kaçınabiliyor. İnanç, özellikle denizcilik kültüründeki eski uğursuzluk hikâyeleriyle de ilişkilendiriliyor. Günümüzde cuma günü seyahat etmenin diğer günlerden daha tehlikeli olduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmuyor. Buna rağmen seyahat planlarında gün seçimini etkileyen kültürel inanışlardan biri olmaya devam ediyor.