Her gün işe gitmek, sorumluluklarını yerine getirmek, sosyal ilişkileri sürdürmek ve genel hayatın akışına uyum sağlamak… Bunlar çoğu insan için “iyi durumda” olmanın göstergeleri sayılır. Ancak uzmanlar, işler yolunda gibi görünen bir hayatın altında ciddi bir kişisel zorluk yaşanabileceğini söylüyorlar. Duygusal iyi oluş çoğu zaman dışarıdan görünenden çok daha farklıdır; çünkü insanlar çoğu duygusal mücadelelerini sessizce yaşar, çevrelerine “tamamım” mesajı verirler. Aslında bu gizli mücadeleler, bilinenden daha ciddi sağlık etkilerine işaret edebilir. İşte hayatınız dışarıdan düzgün işliyor gibi görünse de kötü bir dönemden geçtiğinizi gösteren 6 işaret…
1. Negatif iç konuşmalarla kendinizi yıpratıyorsunuz
Zorlukların, yapılması gerekenlerin ve beklentilerin altında ezildiğinizde, çoğumuzun yaptığı şey kendi kendimizi eleştirmek olur. Bu o iç sesi susturmaktan ziyade, her küçük hatayı büyütür ve öz-değer duygusunu aşındırır. Kendinizi sürekli “yetersizim”, “başaramıyorum” gibi cümlelerle eleştiriyorsanız, dışarıdan başarılı bir tablo çizseniz bile bu, psikolojik anlamda kötü bir dönemden geçtiğinizin sessiz bir işaretidir. Bu tür negatif öz-konuşma, çoğu zaman mükemmeliyetçilik eğilimiyle de iç içe geçer. Mükemmeliyetçiliğin temelinde kontrol arzusu yatar; kontrol edemediğiniz şeyler karşısında sürekli kendi davranışlarınızı sorgulamak, kendinizi sürekli eleştirmek stres ve kaygı düzeyinizi artırır.
2. Aşırı stres ve anksiyete yaşıyorsunuz
Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünebilir: işiniz yerinde, evin sorumlulukları halledilmiş, sosyal planlar yapılmış… Fakat içinizde sürekli bir baskı, kaygı ya da aşırı stres hissi varsa, bu sizin duygusal dengede olmadığınızın önemli bir göstergesidir. Bu yüksek stres, uyku problemleri, baş ağrısı, sürekli yorgunluk gibi fiziksel semptomlara dönüşebilir çünkü zihinsel yük vücudu da etkiler. Her şeyi halledebilme beceriniz olsa bile içsel huzurun yokluğu ilerledikçe daha ciddi psikolojik etkiler doğurabilir.
3. İlişkilerinizde sorunlar artıyor
Bir insan dışarıdan “normal” bir hayat sürüyormuş gibi görünse bile içsel gerilim, yakın ilişkileri etkileyebilir. Kendinize veya başkalarına karşı çok yüksek standartlar koymak hem kendinizde hem de partnerinizde tatminsizlik ve çatışmalara yol açabilir. Bu durum, ilişkilerinizde tahammülsüzlüğün işareti olabilir. Mükemmeliyetçilik eğilimi, partnerinize veya arkadaşlarınıza karşı da yüksek beklentiler koyarak onların da sizden beklentileri yükseltmesine neden olabilir. Bu döngü, iletişim sorunları ve tatminsizlikle sonuçlanabilir.
4. Uyku düzeniniz bozuldu
Kötü bir dönemden geçtiğinizi gösteren en temel sinyallerden biri uyku düzeninizdir. Fiziksel olarak “normal” görünen bir günlük rutinde uyku genellikle hafife alınır. Fakat uyku düzeninde problem yaşıyorsanız özellikle uykusuzluk, sık sık uyanma ya da derin uyku alamama gibi bu sadece bir sağlık sorunu değil aynı zamanda içsel bir dengesizliğin işareti olabilir.
5. Mutluluk ve tatmin hissetmiyorsunuz
Bir insanın hayatı sosyal ve profesyonel açıdan rayında gibi görünse bile, gerçek bir mutluluk duygusu hissetmiyor olması ciddi bir sinyaldir. Bu duygusal boşluk kişinin kendi beklentileriyle gerçeklik arasındaki uçurumdan kaynaklanabilir. Mükemmeliyetçi eğilimler, kişinin hiçbir zaman “yeterince iyi” hissetmemesine neden olabilir ve bu da tatmin hissini yitirerek sürekli zihinsel bir mücadeleye sokabilir.
Bir diğer sessiz ama etkili gösterge ise imposter sendromudur. Bu sendrom, kişinin başarılarının kendi çabasıyla elde edildiğine inanmakta zorlanması ve bir gün “gerçek yüzünün” ortaya çıkacağı korkusuyla yaşamasıdır.
Birisi dışarıdan başarılı görünebilir, ama içsel olarak kendini sürekli yetersiz hissedebilir. Bu durum, duygusal sağlığın zayıfladığını gösteren önemli bir işarettir.