1888 yılının sisli Londra sokaklarında işlenen vahşi cinayetler, aradan geçen 137 yıla rağmen hâlâ zihinleri kurcalıyor. Karındeşen Jack adıyla anılan bu korkutucu figür, sadece kurbanlarına uyguladığı dehşet verici yöntemlerle değil, aynı zamanda kimliğinin hiçbir zaman kesin olarak belirlenememesiyle de tarihin en büyük gizemlerinden biri hâline geldi. Ancak son yıllarda yapılan yeni DNA analizleri ve tarihsel araştırmalar, bu esrarengiz katilin gerçek kimliğini ortaya çıkarmış olabilir. Peki, yıllardır sayısız teoriye konu olan Karındeşen Jack gerçekten bulundu mu? Eğer öyleyse, bu dehşet verici olayların faili kim? İşte kan donduran detaylar…
Dünya tarihinin en ürkütücü ve en çok konuşulan seri katillerinden biri olan Karındeşen Jack (Jack the Ripper), yaklaşık 137 yıldır süren bir sır perdesinin ardında saklanıyordu
Ancak son araştırmalar, bu gizemli katilin gerçek kimliğini sonunda ortaya çıkarmış olabilir! İngiliz tarihçi ve yazar Russell Edwards, elinde çok sağlam kanıtlar olduğunu iddia ediyor. Edwards’a göre, 19. yüzyıl Londra’sının kasvetli sokaklarında vahşi cinayetler işleyen bu korkutucu figür aslında Polonyalı göçmen Aaron Kosminski!
Tarihçi Russell Edwards’ın araştırmalarına göre, 1888’de Londra’nın Whitechapel bölgesinde işlenen korkunç cinayetlerden birinin gerçekleştiği yerde bir şal bulunmuştu
15 Mart 2019 tarihli genetik testlerde, şalın o dönemde polisin baş şüphelisi olan 23 yaşındaki Polonyalı berber Aaron Kosminski’ye ait olduğunu gösteriyor. Sonuçlar, 1888’de katilin dördüncü kurbanı Catherine Eddowes’un bedeninin yanında bulunan lekeli bir ipek şalın adli tıp incelemesine ait.
İşte olay tam burada ilginçleşiyor!
Şaldaki kan lekelerinden alınan DNA, kurbanın soyundan gelen biriyle eşleştirildi. Ve dahası… Şalda sperm örneği de bulunuyordu! Yapılan DNA testleri, bu örneklerin Aaron Kosminski’ye ait olduğunu gösteriyordu.
Russell Edwards, konuyla ilgili Avustralya’daki “Today” programına yaptığı açıklamada, “Bu hayatımın en inanılmaz anlarından biriydi. DNA eşleşmesini gördüğümde adeta şok oldum” dedi.
Peki, Karındeşen Jack kimdi ve neden bu kadar ünlü oldu?
Jack the Ripper (Karındeşen Jack) 1888 ile 1891 yılları arasında Londra’nın yoksul Whitechapel semtinde en az beş kadını vahşice öldürdü. Kurbanlarının çoğu seks işçisiydi ve cinayetlerin işleniş biçimi, katilin adeta bir cerrah titizliğiyle çalıştığını gösteriyordu.
Tarihe “Karındeşen Jack” olarak geçmesinin sebebi de buydu: Bazı kurbanlarının iç organlarını çıkarmıştı!
Kesin olarak bilinen kurbanları:
Mary Nichols (43)
Annie Chapman (47)
Elizabeth Stride (44)
Catherine Eddowes (46)
Mary Jane Kelly (25)
Bu beş kurbandan üçünün iç organları çıkarılmış halde bulunması, Karındeşen Jack’i tarihin en korkunç seri katillerinden biri yaptı. Ancak bazı tarihçiler, kurban sayısının beşten çok daha fazla olduğuna inanıyor!
Peki, Aaron Kosminski kimdi? Karındeşen Jack gerçekten o mu?
Aaron Kosminski, 1800’lerin sonlarında Polonya’dan İngiltere’ye göç eden bir berberdi. 1885 yılı itibarıyla zihinsel sağlık sorunları göstermeye başladı ve birkaç yıl içinde bir dizi akıl hastanesine yatırıldı. 1919 yılında, 53 yaşında hayatını kaybetti.
Akıl hastalığı geçmişi olan Kosminski, işitsel halüsinasyonlar görüyordu, insanlardan korkuyordu, yemek yemeyi reddediyor ve hijyen kurallarına kesinlikle uymuyordu. Kısacası, son derece tuhaf ve dengesiz bir hayat sürüyordu.
Edwards, yıllar süren araştırmalar ve DNA testleri sonucunda Karındeşen Jack’in gerçekte Aaron Kosminski olduğunu düşünüyor. Hatta bu bulguların resmi olarak tanınmasını istiyor! “Kanıtımız var, şimdi hukuki bir soruşturmaya ihtiyacımız var,” diyor.
Ancak herkes bu sonuca ikna olmuş değil!
Tabii ki bu keşif, bazı şüpheciler tarafından sorgulanıyor. Özellikle internet üzerinde, Edwards’ın DNA bulgularına kuşkuyla yaklaşanlar var. Bazıları, DNA testlerinin doğruluğunun tartışmalı olduğunu ve şalın yıllar içinde farklı kişiler tarafından kirlenmiş olabileceğini düşünüyor.
Peki, gerçekten Karındeşen Jack’in kimliği açığa çıktı mı?
Şu an için bu teoriye tamamen inanmak ya da kesin kanıtlandı demek hâlâ zor. Ancak ilk kez DNA kanıtlarına dayanan ciddi bir iddia var. Russell Edwards, bu keşfin kesin olduğuna inanıyor ve yetkililerin konuyu resmi olarak ele almasını istiyor.
Tarih boyunca birçok isim Karındeşen Jack olarak şüpheli gösterildi, ama DNA testleriyle Kosminski isminin öne çıkması büyük bir dönüm noktası olabilir. Eğer resmi makamlar da bu sonucu kabul ederse, tarihin en büyük gizemlerinden biri nihayet çözülebilir!