Osmanlının Son Dönemine Eserleriyle Damga Vuran Mimarlar Ailesi

December 24, 2014

İstanbul asırlardır bütün gözlerin üzerinde olduğu bir gözde…

Kimileri bu gözdeye kör kütük aşık olup onu süslemek için neyi var neyi yok ortaya dökmüşse, kimileri de kıskanç, cahil ve zavallı bir sevdalı gibi bağrına hep hançerler saplamış, saplamaya da devam ediyor.

İşte İstanbul’u süsleyen, eserleriyle Mimar Sinan’dan sonra şehre damgasını vuran bir başka mimarlar ailesi Balyanları ve en bilinen eserlerini hatırlatalım istedik…

Balyan ailesi

garabet-agop-sarkis-balyan
18. ve 19. yüzyıllarda hassa mimarı olarak Osmanlı Devleti tarafından yaptırılan birçok önemli mimari esere imzasını atan Ermeni asıllı mimarlar ailesidir. Son dönem Osmanlı eserlerinin birçoğunda bu soydan gelen mimarların imzası vardır. Bazı kaynaklar ise ailenin Osmanlı mimarisinin özünden kopuşuna yol açtığını söylerler.

Dolmabahçe Sarayı


Dolmabahçe Sarayı; İstanbul Boğazı’nın en baş köşesine kurulmuş, Balyan ailesinin en önemli ve en göz önünde olan eserlerinden birisidir. Sultan Abdülmecid döneminde, Garabet Balyan ve Nikoğos Balyan’ın birlikte yaptığı, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının son dönemlerini geçirdiği ve hayata veda ettiği, Barok mimarisinin en güzel örneklerinden biridir Dolmabahçe Sarayı.

Dolmabahçe Saat Kulesi

dolmabahce-saat-kulesi
Bezm-i Âlem Valide Sultan Camisi ile Dolmabahçe Sarayı’nın Saltanat Kapısı arasında yer alan saat kulesi, 1890-1895 yılları arasında Sultan II. Abdülhamit tarafından saray mimarı Nikoğos Balyan ile Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Her cephesinde saatler bulunan ve dört katlı olan kulenin yüksekliği 27 metredir. Fransa’dan getirilen saatler Saatçibaşı John Meyer tarafından kurulmuştur. İstanbul’un önemli kulelerindendir.

Bezm-i Âlem Valide Sultan (Dolmabahçe) Camisi

Bezm-i alem Valide Sultan Dolmabahce Camisi
Tüm zarafetiyle Dolmabahçe sarayının yanında duran ve Gezi Olayları sırasında adı nice büyük yalana konu olan Bezm-i âlem Valide Sultan Camisi, Sultan Abdülmecit’in annesi Bezm-i Âlem Valide Sultan tarafından yapımı başlatılıp ölümü üzerine Sultan Abdülmecit tarafından tamamlanan ve tasarımı Garabet Balyan’a ait olan bir diğer eserdir.

Beylerbeyi Sarayı

beylerbeyi-sarayi
Sultan Abdülaziz tarafından 1861-1865 yılları arasında mimar Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Padişahların yanı sıra bugüne kadar 3. Napolyon’un karısı Eugénie, Karadağ Kralı Nikola ve İran Şahı gibi birçok ünlü ismi ağırlayan saray, geniş bir bahçenin içinde asıl saray (yazlık saray) ile birlikte Mermer Köşk, Sarı Köşk, Ahır Köşk ve iki küçük deniz köşkünden oluşur.

Ortaköy Camisi

ortakoy-camisi-2
Halk arasında Ortaköy Camisi olarak bilinen Büyük Mecidiye Camisi, Boğaziçi’nde Ortaköy semtinde sahilde bulunan Neo Barok tarzında bir camidir. Cami, Sultan Abdülmecit tarafından Mimar Nikoğos Balyan’a 1853 yılında yaptırılmıştır. Günümüzde Boğaziçi Köprüsünün gölgesinde kalmasına karşın, eşsiz bir konuma yerleştirilmiş olan ve çok zarif mimarisiyle dikkatleri çeken cami Barok üslubundadır. Geniş ve yüksek pencereleri Boğaz’ın değişken ışıklarını caminin içine taşıyacak biçimde düzenlenmiştir.

Çırağan Sarayı

ciragan-sarayi
Bugün Beşiktaş ve Ortaköy arasında bulunan araziye ilk olarak Lale Devri’nde bir yalı yaptırılmış. Sonraları Boğaz’ın en güzel köşelerinden olan bu yere çeşitli sultanlar çeşitli saraylar yaptırmışlar. 1857 yılında Sultan Abdülmecit buraya Batı mimarisi tarzında bir saray yaptırmaya başlamış, ancak sultan ölünce yarım kalan bu sarayı 1871 yılında sultan Abdülaziz tamamlatmıştır. Sarayın müteahhitliğini Sarkis Balyan ve ortağı Kirkor Narsisyan yapmıştır. Son kez 1876 yılının Mart ayında buraya gelerek bir süre dinlenen Sultan Abdülaziz, halk arasında Beşiktaş Mevlevîhânesi’nin yıktırılarak saray arsasına katılmasının uğursuzluk getireceği yolunda söylentilerin çıkması üzerine Çırağan Sarayı’nı terk ederek Dolmabahçe Sarayı’na yerleşmiştir. 1987 yılında otel olarak kullanılmak amacıyla sarayın restorasyonuna başlanmış 1990 yılında otel, 1992 yılında ise saray hizmete açılmıştır.

Akaretler Sıra Evleri

akaretler-sira-evleri
İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde, Beşiktaş ile Maçka arasında, kendi adıyla anılan Akaretler semtindeki bina grubu Türkiyedeki ilk toplu konut projesidir. Sultan Abdülaziz döneminde, Dolmabahçe Sarayı akaretleri olarak yapımına başlanan bu sıra evlerin mimarı Sarkis Balyandır. Bir kısmı, sarayda çalışan muhafızlar ve ağaların kalması için bugünkü anlamıyla lojman konutlar olarak, bir kısmı da kira konutu olarak tasarlanmış ve bunlardan elde edilecek gelirle Aziziye Camisinin yapılması öngörülmüştür. Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım da bir süre Akaretler Sıra Evlerindeki 76 numaralı binada yaşamıştır.

Kuleli Askeri Lisesi

kuleli-askeri-lisesi
Balyan ailesinin Boğaz’ı süsleyen en güzel yapılardan biri de Anadolu Yakasındaki Kuleli Askeri Lisesi’dir. Sultan Abdülhamit döneminde Ermeni mimar Garabed Amira Balyan tarafından yapılan binanın iki köşesinde bulunan beşer katlı iki kule nedeniyle bina “kuleli” ismiyle anılır.

Selimiye Kışlası

selimiye-kislasi
Balyan Kardeşlerden Mimar Krikor Balyan tarafından projesi çizilen Selimiye Kışlası, ortasında büyük bir avlu, dört köşesinde yedişer katlı birer kulesi olan dikdörtgen şeklinde çok büyük bir yapıdır ve İstanbul’u süsleyen Balyanların en görkemli eserlerinden biridir.

Beyazıt Kulesi

beyazit-kulesi
Günümüzde İstanbul Üniversitesinin Merkez Kampüsü içinde yer alan kule, ilk olarak Beyazıt semtinde 1749 yılında ahşap olarak inşa edilmiş. 85 metre yüksekliğinde ve 180 basamaklı kule, geçirdiği iki büyük yangından sonra üçüncü kez Sultan II. Mahmut zamanında, 1828 yılında Senekerim Balyan’ın mimarlığı altında tekrar yapılmış. Yangın Kulesi olarak kullanılan kulede yangınlar, gündüz sarkıtılan sepetlerle, gece ise fener yakılarak haber verilirmiş. Dahası için buradan buyurun.

Nusretiye Camisi


Padişah II. Mahmut tarafından 1826 yılında Mimar Krikor Balyan’a yaptırılan Nusretiye Camisi, tarihi İstanbul’un sınırları dışında inşa edilmiş en büyük camilerden birisidir. II. Mahmut’un yeniçeri ocağını kaldırması üzerine yeniçerilere karşı kazandığı zaferin anısına camiye “Nusretiye” denilmeye başlandığı söylenir.

Küçüksu Kasrı

kucuksu-kasri
İstanbul’un Küçüksu semtinde, Göksu Deresi ile Küçüksu Deresi arasında yer alan kasır, Sultan Abdülmecit tarafından Nikoğos Balyan’a yaptırılmış, inşaatı 1856 yılında tamamlanmıştır. Kasırlar, sadece hünkârların malı sayılan ve sarayların haricinde inşa edilen, köşkten büyük binalardır. Devamlı ikamet için kullanılmayan kasırlar, padişahların dinlenmeleri için vakit geçirdikleri yerdir. Küçüksu Kasrı da genelde günübirlik kullanılan ve av köşkü olarak tasarlanmış bir yapıdır.

Pertevniyal Valide Sultan Camisi

pertevniyal_valide_sultan_cami
Planlarını Sarkis Balyan’ın çizdiği, hazırlanmasına Hagop Balyan’ın katıldığı Aksaraydaki Valide Sultan Camisi, Sultan II. Mahmut’un eşi ve Sultan Abdülaziz’in annesi olan Pertevniyal Valide Sultan tarafından 1869-1871 yılları arasında yaptırılmış Barok mimari tarzının en güzel örneklerindendir.

Çifte Saraylar

cifte-saraylar
Çifte Saraylar veya Cemile Sultan Sarayı ile Münire Sultan Sarayı İstanbul’un Fındıklı semtinde yer alan sahil saraylarıdır. “Salıpazarı Sarayları” olarak da adlandırılırlar. Sultan Abdülmecit’in kızları Cemile Sultan ve Münire Sultan için 1856 ile 1859 yılları arasında inşa ettirdiği bu sarayların mimarı Garabet Amira Balyan’dır. Binalar, günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi tarafından kullanılmaktadır.

Bu saydıklarımızın dışında Balyanların İstanbul’un çeşitli yerlerinde daha başka eserleri de vardır.

Yorum Bırakın

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>