Sokağın İncelikli Çocukları Siya Siyabend Geri Döndü

1994 yılında önce Devrim Çetinkayalı ve Murat Toktaş (Bizon) iyi birer dinleyici olmanın ayrıcalığıyla ve önce iyi müzik dinleyerek bir araya geldiler. Daha sonra Hakan Özboz ve devamında “taşa kafanı koyduğunda anlarsın taşın ne olduğunu” tiradıyla hafızalara kazınan Murat Öztürk (Dede)’ün katılışıyla birlikte sektörün çarklarına takılmadan müzik yapma hevesiyle “Gölgenin Gölgesi” anlamına gelen Siya Siyabend’i kurdular. İstanbul’da çalmadık sokak bırakmayıp kendilerine has duruşlarıyla o sokaklardan geçen çoğu insan tarafından her zaman çok sevildiler. Fark edilip daha geniş bir ilgiye mazhar olmaları ise Fatih Akın’ın on numara beş yıldız müzik belgeseli Crossing the bridge the sound of İstanbul (Köprüyü geçmek-İstanbul hatırası)’a rastlar. Filmde sergiledikleri “Hayyam” performansına şarkıyı çeşnileyen sohbetleri de eklenerek izleyende derin izler bırakır. Yıllar içerisinde hikayenin gidişatı birlikte devam etmelerini zora koşsa da, grubun solisti Bizon Murat sokaklardan hiç kopmayarak demo kayıtlarını yine sokağa armağan edercesine Kadıköy ve Beşiktaş sokaklarında satmaya devam eder. Mevsim kış, hayat zordur ama biliriz ki her kışın sonu bahardır ve Siya Siyabend kendine has müziğiyle yine sokakları ısıtmak için geri döner. Çekimlerini Cennetten de Garip Film ekibinin gerçekleştirdiği Bizon Murat belgeseliyle grubun hikayesini tekrar hatırlayacak, sokağın incelikli çocuklarıyla yakın zamanda tekrar bir araya gelebileceğiz. Şimdi gelin Siya Siyabend’e tekrar hoş geldin diyelim.

Sokak romantizm kadar yozlaşmayı da içinde barındırır

Hiç hiç bir şey bilmiyor bilmek istemiyorlar

https://www.youtube.com/watch?v=qO30uY_9nC8

Sokağın ozanlarından bir seher vaktinde

https://www.youtube.com/watch?v=RFO7kzBWDYE

Dertlere merhem gibi vokal

Bizon Murat belgeseline sayılı zamanlar kala teaseri yayında

https://www.youtube.com/watch?v=HBK8Lup1HBY

Gönder
Hülya Ulupınar

Hülya Ulupınar

İletişim Fakültesi mezunu olmasından mıdır bilinmez, konuşmayı ve yazmayı hep sevdi. Yıllar geçtikçe yazmanın konuşmaktan daha fazla haz verdiğine inanmaya başladı.