Ana sayfa » Tarih » Vlado Taneski: Kendi Cinayetlerini Haberleştiren Gazeteci Seri Katilin Korkunç Hikayesi
Vlado Taneski: Kendi Cinayetlerini Haberleştiren Gazeteci Seri Katilin Korkunç Hikayesi
Makedonyalı gazeteci Vlado Taneski, yıllarca kendi işlediği cinayetleri haberleştirdi. Polis, onun yazılarındaki şüpheli detaylar sayesinde gerçeği ortaya çıkardı.
Gazetecilik çoğu zaman gerçeğin peşinden gitmek ve toplumun bilmesi gereken olayları ortaya çıkarmak anlamına gelir. Ancak tarihte bazı vakalar vardır ki gerçek ile kurgu arasındaki çizgiyi neredeyse korkutucu bir şekilde bulanıklaştırır. Bu vakalardan biri de Makedonyalı gazeteci Vlado Taneski’nin hikâyesidir. Uzun yıllar boyunca yerel gazetelerde çalışan Vlado Taneski, küçük bir şehirde sıradan bir muhabir olarak tanınıyordu. Fakat 2000’li yılların ortasında yaşanan bir dizi korkunç cinayet, hem kasabanın hem de gazetecinin hayatını tamamen değiştirdi. Çünkü Taneski yalnızca bu cinayetleri haber yapan kişi değildi; polis soruşturması ilerledikçe ortaya çıkan gerçek çok daha ürkütücüydü. 2005 ile 2008 yılları arasında Kuzey Makedonya’nın Kičevo kasabasında en az üç kadın korkunç şekilde öldürüldü. Cinayetlerin en tuhaf yanı ise bu olayları detaylı şekilde haberleştiren gazetecinin aslında katilin kendisi olduğunun ortaya çıkmasıydı.
Vlado Taneski 1952 yılında Yugoslavya döneminde Makedonya’nın Kičevo kasabasında doğdu. Uzun yıllar boyunca gazetecilik yaptı ve özellikle yerel haberler üzerine çalışan bir muhabir olarak tanındı
Kičevo kasabası
Eğitim, belediye haberleri ve toplumla ilgili konular onun en sık yazdığı başlıklardı. Yaklaşık yirmi yıl boyunca gazetecilik yapan Taneski, ülkenin bilinen gazetelerinden Nova Makedonija ve Utrinski Vesnik için yazılar kaleme aldı. Kasaba küçük olduğu için hemen herkes birbirini tanıyordu ve Taneski de çevresinde oldukça sakin ve sıradan biri olarak biliniyordu.
Onu tanıyan birçok kişi daha sonra verdiği röportajlarda Taneski’nin sessiz ve içine kapanık bir karaktere sahip olduğunu söyledi. Hiç kimse bu sakin gazetecinin ileride korkunç bir suç serisinin merkezinde yer alacağını tahmin etmiyordu.
Her şey 2004 yılının sonlarında bir kadının kaybolmasıyla başladı. 64 yaşındaki Mitra Simjanoska adlı kadın ortadan kaybolduktan bir süre sonra cesedi bulundu
Yapılan incelemelerde kadının saldırıya uğradığı ve öldürüldüğü ortaya çıktı. Bu olay küçük kasabada büyük bir korku yarattı. Çünkü Kičevo gibi sakin bir yerde böylesine vahşi bir suç neredeyse hiç görülmemişti.
Olayın ardından cinayetle ilgili haberleri yazan gazetecilerden biri de Vlado Taneski oldu. Yazdığı haberler oldukça ayrıntılıydı ve okuyucular tarafından dikkatle takip ediliyordu. O dönem kimse bu durumdan şüphelenmedi. Ancak yıllar ilerledikçe benzer cinayetler yaşanmaya başladı.
2005 ile 2008 yılları arasında Kičevo’da üç kadın benzer şekilde öldürüldü. Kurbanların hepsi 50 ila 60 yaşlarında ve temizlik işiyle geçinen kadınlardı
Kurbanlar arasında Mitra Simjanoska, Ljubica Licoska ve Zivana Temelkoska vardı. Polis raporlarına göre kadınlar saldırıya uğradıktan sonra telefon kablosuna benzer bir ip ile boğularak öldürülmüş ve cesetleri plastik torbalara sarılarak farklı yerlere bırakılmıştı. Kasabada korku giderek büyüyordu. İnsanlar seri bir katilin şehirde dolaştığından şüphelenmeye başlamıştı. Ancak ilginç bir detay vardı: Bu cinayetlerin en detaylı haberlerini yazan kişi yine Vlado Taneski’ydi.
Taneski’nin yazdığı haberler ilk başta başarılı gazetecilik örnekleri olarak görülüyordu. Fakat zamanla polisler bir şeylerin tuhaf olduğunu fark etmeye başladı
Gazetecinin makalelerinde yer alan bazı bilgiler kamuoyuna açıklanmamıştı. Örneğin kurbanlardan birinin hangi tür kabloyla bağlandığı gibi ayrıntılar yalnızca polis tarafından biliniyordu. Bu durum araştırmacıların dikkatini çekti. Çünkü normal şartlarda bir gazetecinin bu kadar spesifik bilgiye ulaşması oldukça zordu. Yetkililer Taneski’yi sorgulamaya başladı ve kısa süre içinde daha ciddi bir soruşturma başlatıldı.
Soruşturma ilerledikçe polisler Taneski’nin üzerinde yoğunlaşmaya başladı. Ardından yapılan DNA testleri, cinayet mahallerinden elde edilen biyolojik kanıtlarla gazetecinin DNA’sının eşleştiğini ortaya koydu
Bu gelişmenin ardından 2008 yılında Vlado Taneski tutuklandı. Polis ayrıca onun evinde yaptığı aramada cinayetlerde kullanılanlara benzeyen ipler ve bazı şüpheli eşyalar buldu.
Yetkililer gazeteciyi iki cinayetle suçladı ve üçüncü cinayetle bağlantısını araştırmaya başladı. Ayrıca 2003 yılında kaybolan başka bir kadının da bu olaylarla bağlantılı olabileceği düşünülüyordu. Kasaba halkı için bu gelişme büyük bir şoktu. Çünkü herkesin tanıdığı bir gazetecinin aslında cinayetlerin faili olabileceği fikri neredeyse inanılmaz görünüyordu.
Vlado Taneski’nin hikâyesi mahkeme sürecine ulaşamadan sona erdi. Gazeteci, tutuklandıktan yalnızca bir gün sonra hapishanede ölü bulundu
Yetkililere göre Taneski hücresindeki banyoda su dolu bir kovaya başını sokarak intihar etti. O sırada aynı hücrede başka mahkûmlar da bulunuyordu. Bazı kaynaklara göre hücresinde cinayetleri reddettiğini yazdığı bir not da bulunmuştu. Ancak polis ve savcılar elde edilen DNA kanıtları nedeniyle onun suçlu olduğuna güçlü şekilde inanıyordu. Taneski’nin ölümü davanın birçok sorusunun cevapsız kalmasına neden oldu.
Vakanın ardından bazı psikologlar Taneski’nin motivasyonları üzerine teoriler geliştirdi. Bazı uzmanlara göre kurbanların seçimi tesadüf değildi
Cinayet kurbanlarının hepsi temizlik işiyle çalışan kadınlardı ve bu durumun Taneski’nin annesiyle bağlantılı olabileceği düşünülüyordu. Çünkü annesi de uzun yıllar temizlik işi yaparak geçimini sağlamıştı.
Bazı uzmanlar ise Taneski’nin yazdığı ayrıntılı haberlerin bilinçaltında yakalanma isteğinin bir işareti olabileceğini ileri sürdü. Yazılarında gizli polis bilgilerini kullanması, katilin kim olduğunu fark edilmeden anlatmaya çalıştığı şeklinde yorumlandı.
Vlado Taneski vakası bugün hâlâ gerçek suç tarihinin en garip ve rahatsız edici hikâyelerinden biri olarak kabul ediliyor
Bir gazetecinin kendi işlediği cinayetleri haberleştirmesi hem suç psikolojisi hem de medya tarihi açısından oldukça sıra dışı bir durum. Bu olay aynı zamanda küçük detayların bir soruşturmanın yönünü nasıl değiştirebileceğini de gösteriyor. Sonuçta Taneski’yi ele veren şey ne bir tanık ne de bir itiraftı. Onu ele veren şey, kendi kaleme aldığı yazılardaki fazla ayrıntıydı.