Bazen bir sorunun varlığını sezersiniz ama adını koymaktan özellikle kaçınırsınız. İçinizde küçük bir huzursuzluk dolaşır; bir maili açmamak, bir konuşmayı ertelemek ya da bir doktora gitmemek size geçici bir rahatlama sağlar. Oysa bu rahatlama uzun sürmez. Tam da bu noktada öğrenme korkusu, yani FOFO devreye girer. FOFO, bilginin kendisinden değil, bilginin doğurabileceği sonuçlardan korkma halidir. Öğrendikten sonra sorumluluk almak, değişmek, harekete geçmek zorunda kalma ihtimali insanı ürkütür. Peki öğrenme korkusu FOFO nedir, neden bu kadar yaygınlaştı?
Öğrenme korkusu FOFO nedir?
FOFO, bir problem hakkında daha fazla bilgi edinmenin bilinçli ya da bilinçsiz şekilde ertelenmesiyle ortaya çıkan psikolojik bir engeldir. Kişi çoğu zaman sorunun varlığını hisseder ancak öğrendiğinde karşılaşabileceği tabloyu zihninde büyüttüğü için gerçeğe bakmaktan kaçınır. Bu kavram ilk olarak tıp alanında gündeme gelmiştir. Özellikle sağlıkla ilgili şikâyetleri olmasına rağmen muayeneye gitmeyen, test yaptırmaktan kaçınan kişilerde gözlemlenmiştir.
Zamanla sadece sağlıkla sınırlı olmadığı, iş hayatından ilişkilere kadar pek çok alanda etkili olduğu fark edilmiştir. Vergi sistemi hakkında bilgi almaktan kaçınan bir girişimci, geri bildirim istemeyen bir ekip lideri ya da sorunlu bir ilişkiyi konuşmayan bir eş de FOFO yaşayabilir. Ortak nokta şudur: Bilgi, kişinin konfor alanını tehdit eder. Öğrenmek, harekete geçmeyi zorunlu kılar ve bu zorunluluk çoğu zaman korkutucudur.
FOFO neden ortaya çıkar ve neden bu kadar yaygındır?
Öğrenme korkusunun arkasında tek bir neden yoktur. Çoğu zaman birden fazla psikolojik ve sosyal etken bir araya gelir. Bazı insanlar öğrendikten sonra sorunu çözmeye güçlerinin yetmeyeceğini düşünür. Bazıları zaten çok yorgundur ve yeni bir yükün altına girmek istemez. Bazıları ise sorumluluğu başkasına bırakmayı tercih eder. Özellikle iş dünyasında FOFO, mevcut düzenin bozulma ihtimaliyle beslenir. Gerçeklerle yüzleşmek, hataları kabul etmeyi ve alışkanlıkları değiştirmeyi gerektirir. Bu da statükoyu tehdit eder. Sağlık alanında ise korku daha temel bir yerden gelir.
Hastane ortamı, tedavi ihtimali, yaşam tarzını değiştirme zorunluluğu, damgalanma kaygısı ya da kontrolü kaybetme hissi FOFO’yu güçlendirebilir. Araştırmalar, birçok kişinin doktora gitmemesinin ardında zaman veya ulaşım sorunu değil, bu çok katmanlı korkuların yattığını gösteriyor. Yani FOFO, modern yaşamın hızının ve belirsizliğinin de bir sonucudur.
Öğrenme korkusu belirtileri nelerdir?
FOFO çoğu zaman sessizdir ve bu yüzden fark edilmesi zordur. Kendini büyük krizlerle değil, küçük ertelemelerle belli eder. Örneğin uzun süredir devam eden bir ağrıyı görmezden gelmek, banka hesabına bakmayı sürekli geciktirmek ya da işlerin yolunda gitmediğini bildiğiniz halde stratejinizi gözden geçirmemek buna örnektir. İlişkilerde FOFO, dürüst bir konuşmadan kaçınma şeklinde ortaya çıkar. Konuşmanın nereye varacağını bilmemek, susmayı daha güvenli hissettirir.
Oysa bu suskunluk sorunları çözmez, sadece büyütür. İş hayatında ise işe yaramadığı belli olan bir planı sorgulamamak, eleştirel geri bildirimden uzak durmak ya da yasal yükümlülükleri görmezden gelmek şeklinde görülebilir. Kısa vadede rahatlatıcı olan bu kaçınma davranışları, uzun vadede daha büyük stres ve pişmanlık yaratır. Çünkü FOFO, sorunu ortadan kaldırmaz; yalnızca kişinin onunla yüzleşmesini geciktirir.
Duygusal zeka kullanarak FOFO ile nasıl mücadele edilir?
Korku, insan doğasının doğal bir parçasıdır ve ortaya çıktığında onu tamamen engellemek mümkün değildir. Ancak duygusal zekâ, korkunun davranışlarınızı yönetmesine izin verip vermeyeceğinizi belirler. Duygusal zekâ, duygularınızı tanıma, anlama ve onları yönlendirme becerisidir. FOFO yaşadığınızda zihninize olumsuz düşünceler gelir. Bunları tamamen susturamazsınız ama onlara ne kadar alan tanıyacağınızı seçebilirsiniz. Burada düşünce ile duygu arasındaki ilişki önemlidir. Düşüncelerinizi bilinçli şekilde ele aldığınızda duygularınız da değişmeye başlar.
Kendinize şu tür sorular sormak bu noktada çok etkilidir: Bu konuyu görmezden gelmeye devam edersem beni neler bekliyor. En iyi ve en kötü senaryolar gerçekten düşündüğüm kadar uç mu? Bir hafta, bir yıl ya da birkaç yıl sonra bugünkü ertelemem hakkında ne hissedeceğim. Bu sorular sizi pasif bir bekleyişten çıkarır ve aktif bir değerlendirme sürecine sokar. Duygusal zekâ tam olarak burada devreye girer. FOFO ile yaşamak ilk bakışta güvenli gibi görünür. Ancak uzun vadede bu korku, kişisel yaşamda ve iş ve sağlık alanında ciddi bedeller ödetir.