Doğum günleri genellikle mutluluk, kutlama ve özel hissetme zamanı olarak görülür. Ancak pek çok kadın için bu gün, beklenmedik şekilde gözyaşlarıyla da geçebilir. Peki neden? Kızların doğum günlerinde ağlamasının ardında yatan psikolojik nedenler aslında oldukça derindir. Bir yandan yoğun beklentiler, “bugün çok özel olmalı” baskısı yaratırken; diğer yandan zamanın geçişi, yaş alma kaygısı ve varoluşsal düşünceler zihinde ağır bir yük oluşturur. Dahası, sevilen kişilerden beklenen ilgiyi görememek ya da kendini unutulmuş hissetmek, kalpte kırgınlık yaratabilir. İlginçtir ki, bu gözyaşları her zaman hüzünden kaynaklanmaz; bazen de aşırı mutluluk, şükran ve sevdiklerinden gelen yoğun sevgi, kadınları duygusal bir fırtınaya sürükler. Kısacası, doğum günü ağlaması yalnızca bir zayıflık ya da hassasiyet göstergesi değil; insanın beklentileri, korkuları, umutları ve sevgisiyle yüzleştiği doğal bir duygusal patlamadır. Peki neden bazı kadınlar doğum günlerinde ağlar?
1. Beklentiler ve hayal kırıklıkları
Doğum günleri yılda yalnızca bir kez gelir ve çoğu zaman hayatımızda özel bir yer tutar. Bu yüzden de insan kendiliğinden “o gün çok farklı, çok özel olacak” diye düşünür. Ancak işler planladığımız gibi gitmezse, yani beklediğimiz kadar ilgi görmezsek, sürprizler hayal ettiğimiz gibi çıkmazsa veya kendimizi gerçekten “özel” hissetmezsek, büyük bir hayal kırıklığı yaşamak mümkün. Bu da gözyaşlarına dönüşebilir. Kısacası, beklentiler yüksek, sonuç düşük olursa kalp kırılır.
2. Görmezden gelinmiş ya da unutulmuş hissetmek
Doğum gününüzde hatırlanmak çok kıymetlidir. Ancak bazen çevrenizden beklediğiniz özeni göremeyebilirsiniz. Belki sizin başkalarının doğum gününde yaptığınız kutlamalar, onların size gösterdiklerinden daha fazladır ve bu dengesizlik canınızı yakabilir. İnsan böyle anlarda “önemsizim” duygusuna kapılır. Oysa bu, tamamen çevrenin tavırlarıyla ilgili bir durumdur; sizin değerinizle değil.
Bir mum daha üflemek, aslında zamanın geçtiğini, yaş aldığınızı hatırlatır. Bunu fark etmek bazı kişiler için motivasyon kaynağı olsa da, çoğu insan için endişe sebebidir. “Artık eskisi kadar genç değilim”, “Zaman hızla akıyor, peki ben neredeyim?” gibi sorular zihni meşgul edebilir. Gelecek belirsizdir, bu belirsizlik de kaygıyı beraberinde getirir. İşte o kaygı, bazen gözyaşlarıyla kendini gösterir.
4. Fazla mutluluktan taşmak
Her gözyaşı hüzünden gelmez. Bazen de doğum gününüzde çevrenizden gördüğünüz yoğun sevgi ve ilgi sizi öylesine duygulandırır ki, kalbinizdeki minnettarlık gözlerinizden akar. Arkadaşlarınızın, ailenizin ya da sevdiklerinizin size değer verdiğini hissettiğinizde, içinizdeki şükran duygusu gözyaşlarına dönüşebilir. Bu, en güzel ağlama nedenlerinden biridir.
Doğum gününüzde ağlamaktan nasıl kaçınabilirsiniz?
Neden bazı kadınlar doğum günlerinde ağlar öğrendik. Peki ağlamamak için ne yapmalı? Şunu kabul edelim: doğum gününde gözyaşlarını tutmak kolay değil. Ama bazı küçük farkındalıklarla bu özel günü daha huzurlu ve keyifli geçirmek mümkün.
Beklentilerinizi yönetmek: En sık yapılan hata, doğum gününü “olağanüstü” bir gün gibi görmek ve bu yüzden beklentileri göklere çıkarmaktır. Burada amaç, beklentileri sıfıra indirmek değil, geleni olduğu gibi takdir etmeyi öğrenmektir.
İsteklerinizi dile getirin: Eğer sizin sevgi diliniz hediyelerse ya da doğum gününüze dair yüksek beklentileriniz varsa, bunları sevdiklerinize açıkça söylemekten çekinmeyin.
Planları kendiniz yapın: Sürprizlere çok da güvenmek istemiyorsanız, kendi gününüzü kendiniz tasarlayabilirsiniz.
Varoluşsal kaygılarla baş etmek: Yaşlanma, zamanın akışı ya da “gelecekte beni ne bekliyor?” soruları doğum günlerinde sık sık akla düşer. Böyle anlarda farkındalık uygulamaları size çok iyi gelebilir.
Geleceğe odaklanın: Doğum gününüz yeni bir yaşın başlangıcıdır. Bir vizyon panosu hazırlamak veya yeni yıl için hedefler belirlemek, dikkatinizi geçmişten ve kaygıdan alıp gelecekteki heyecan verici ihtimallere yöneltebilir.
Gözyaşlarını kabullenin: Ağlamak da insan olmaktır. Duygularınızı bastırmaya çalışmak yerine, onları yaşamaya izin verin.