Popun Kralı Michael Jackson’ın 25 Haziran 2009’daki ani ve beklenmedik ölümü, yalnızca müzik dünyasında değil, küresel çapta büyük bir şok etkisi yarattı. Hatta çoğu insan hala Michael Jackson öldü mü diye soruyor. Çocukluğundan itibaren sahnelerin tozunu yutan, benzersiz sesi, eşsiz dansı ve efsanevi sahne performanslarıyla nesiller boyu hayranlık uyandıran Jackson, bu trajik sonuyla milyonlarca insanı derin bir yasa boğdu. Hayranları gözyaşlarına boğulmuş, medya kuruluşları haber bültenlerini Jackson’ın ölümüyle ilgili gelişmelere ayırmış, dünya genelinde milyonlarca insan, televizyon ekranlarına kilitlenmişti. Ancak herkesin aklında tek bir soru yankılanıyordu: “Michael Jackson nasıl ölmüştü?” Bu gizemli ve trajik olayın merkezinde ise Dr. Conrad Murray vardı. Jackson’ın özel doktoru olarak görev yapan Murray, bir zamanlar saygın bir hekimken, olayların akışıyla birlikte bambaşka bir kimliğe bürünecek ve trajedinin en tartışmalı figürlerinden biri haline gelecekti. Peki, Doktor Conrad Murray kim, şu an ne yapıyor?
Michael Jackson, Los Angeles’taki evinde 50 yaşında hayata gözlerini yumduğunda, sağlık ekipleri hızla müdahale etti. Ancak ünlü şarkıcı, UCLA Tıp Merkezi’ne kaldırıldığında doktorların yapabileceği hiçbir şey kalmamıştı
Peki, ne olmuştu?
Yapılan soruşturma, Jackson’ın uykusuzluk problemiyle mücadele ederken Dr. Conrad Murray’den güçlü ilaçlar aldığını ortaya çıkardı. Üstelik bunlardan biri, propofol isimli bir anestezikti! Genellikle ameliyat sırasında kullanılan bu madde, hastane veya klinik ortam dışında verilmemesi gereken oldukça tehlikeli bir maddeydi. Ancak Murray, Jackson’ı “uyutmak” için bu ilacı kullanıyordu. Bu ihmalin bedeli ağır oldu: 2011 yılında “istemeden adam öldürme” suçundan yargılanan Conrad Murray, dört yıl hapis cezası aldı. Ancak hapiste yalnızca iki yıl kaldı ve tahliye edildi. Şaşırtıcı olan neydi, biliyor musunuz? Serbest kaldıktan sonra Jackson’ın kendi ölümünden sorumlu olduğunu iddia etti!
Murray’in hayat hikayesi aslında ilham verici bir başarı öyküsüyle başlıyor. 19 Şubat 1953’te Grenada’nın küçük bir kasabasında doğan Murray, çocukken büyükannesi ve büyükbabasıyla yaşadı. Hayatı hiç kolay değildi. Annesinin yanına taşındığında henüz 7 yaşındaydı
En büyük ilham kaynağı kimdi dersiniz? Babası! Ama tuhaf olan şu ki, babasını 25 yaşına kadar hiç tanımamıştı. Buna rağmen, babasının yoksullara yardım eden bir doktor olması, onun da tıp okumaya karar vermesine neden oldu.
Hedef belliydi: Doktor olmak!
Bu amaçla Amerika’ya gitti ve Texas Southern Üniversitesi’nden mezun oldu. Ardından Tennessee’deki Meharry Tıp Fakültesi’nde eğitimine devam etti. Sonrasında kardiyoloji alanında uzmanlaştı ve Amerika’da çeşitli sağlık merkezlerinde görev aldı.
2000 yılında Las Vegas’ta kendi özel kliniğini açarak hastalarına hizmet vermeye başladı. Başarısı hızla büyüdü ve 2006’da Houston’da ikinci bir klinik açtı. Zengin hastalar kadar yoksullara da yardım etme sözü vermişti. Ama hayat her zaman planlandığı gibi gitmiyor, değil mi?
Tıp kariyerinde zirveye tırmanırken, özel hayatında ciddi sorunlar birikmeye başlamıştı. Ödenmemiş borçlar, çocuk nafakaları, artan mali yükler…
Murray o dönemde gittikçe daha da sıkışıyordu. Borçları onu çıkmaza sokarken, bir yandan da büyük bir fırsat kapısını çaldı: Michael Jackson’ın özel doktoru olmak! Ve işte bu noktadan sonra, Conrad Murray’in hayatı hiç beklenmedik bir yöne doğru ilerledi…
2006 yılında Michael Jackson, kızı Paris ile birlikte Las Vegas’ta vakit geçiriyordu. Ancak aniden Paris rahatsızlandı ve bir doktora ihtiyaç duyuldu. İşte tam da bu noktada sahneye Conrad Murray çıktı
Jackson’ın yakın çevresinden biri, Murray’i önerdi ve ünlü sanatçı kızını tedavi etmesi için onun kapısını çaldı. Murray’in ilgisi ve profesyonelliği, Michael’ı fazlasıyla etkiledi. Öyle ki, sadece bir hasta-doktor ilişkisi değil, bir dostluk da başlamış oldu. Jackson, Murray’e hayatında daha fazla yer açtı. Ama kim bilebilirdi ki bu dostluk bir gün tüm dünyayı şoke edecek bir trajediye dönüşecekti?
Michael Jackson, 2009’da “This Is It” konser serisi kapsamında Londra’ya gitmek için hazırlanmaya başladı. Ama bu turne, sıradan bir turne değildi! Adeta Michael’ın kariyerindeki en büyük geri dönüşlerinden biri olacaktı. Bu yüzden sağlığına ekstra dikkat etmesi gerekiyordu ve kimi yanında götüreceğini çok iyi seçmek zorundaydı.
Seçimi elbette Murray oldu! Ünlü pop yıldızı, doktoruna “Benimle gel, kişisel doktorum ol” diyerek ayda 150.000 dolar gibi inanılmaz bir maaş teklif etti. Evet, tam 150 BİN DOLAR! O dönem Murray için bu teklif hayat kurtarıcı oldu. Çünkü finansal durumu tam anlamıyla rezaletti! Las Vegas’taki evinin ipoteğini ödeyemiyordu, 100.000 dolar borcu vardı ve üstelik altı farklı kadından yedi çocuğu bulunuyordu. Çocukların anneleri de Murray’i mahkemeye vermiş, nafaka ödemesi için baskı yapıyordu.
Yani Jackson’ın teklifi, Murray’nin tüm dertlerine ilaç gibi geldi. Ancak bu büyük fırsat, onu korkunç bir trajediye sürükleyecekti…
Michael Jackson’ın ölümüne giden sürecin en büyük nedeni uykusuzluk problemiydi. Yıllardır bu sorunla boğuşuyordu ve çözüm için doktoru Murray’den yardım alıyordu. Bahsettiğimiz ilaç Propofol. Bu madde aslında sadece hastane ortamında ve uzmanlar eşliğinde kullanılan bir anestezik! Ama Jackson bu ilaca o kadar alışmıştı ki ona “Süt” adını takmıştı. Çünkü onun için gerçek bir uyku sadece propofolle mümkündü!
Peki, ölüm gecesinde neler yaşandı?
Conrad Murray, Michael’ın daha önce aldığı ilaçlardan yavaşça uzaklaşmasını sağladığını iddia etti. Ancak o gece, Michael uykusuzluktan deliye dönmüş halde “Lütfen, lütfen bana biraz süt ver. Uyuyamıyorum!” diye doktoruna yalvardı.
Ve Murray, sonunda pes etti. İşte trajedinin fitili tam burada ateşleniyor! Murray, Michael’a Propofol verdi. Ardından birkaç dakikalığına tuvalete gitti. Ama döndüğünde korkunç manzara ile karşılaştı: Michael nefes almıyordu!
Panik içinde kalp masajı yapmaya başladı, ancak hiçbir şey değişmedi. Ambulans çağırsa da artık çok geçti! Dünyanın en büyük pop ikonlarından biri olan Michael Jackson, Ronald Reagan UCLA Tıp Merkezi’nde hayatını kaybetti.
Ve elbette gözler hemen Conrad Murray’e çevrildi. Murray, “Ben sadece arkadaşımı korumaya çalıştım” dese de, otopsi sonuçları bambaşka bir şey söylüyordu. Adli tabip raporuna göre Michael, akut Propofol zehirlenmesi sonucu kalp durması nedeniyle ölmüştü. Ve en çarpıcı kısım ise şuydu: Bu ölüm bir cinayetti!
Çünkü:
Propofol, evde asla kullanılmaması gereken bir ilaçtı.
Murray, Michael’a bu ilacı verdikten sonra onu yalnız bırakmıştı.
Hastane ortamında olması gereken bir hastayı bilinçsizce ilaçlara bağımlı hale getirmişti.
2010’un Şubat ayında, Conrad Murray, Michael Jackson’ın ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle istem dışı adam öldürme suçlamasıyla yargılandı
Ancak Murray, en başından beri suçsuz olduğunu iddia etti. Avukatları ise tüm suçu Jackson’a yükleyen oldukça tartışmalı bir teori öne sürdü: İddiaya göre Michael Jackson, ölümcül dozda propofolü kendi başına enjekte etmişti! Savunma avukatları ayrıca, Jackson’ın sahneye geri dönme baskısıyla baş edemediğini ve bu yüzden Murray’in gözetiminde olmadığı bir anda fazla miktarda lorazepam almış olabileceğini öne sürdüler. Peki bu doğru olabilir miydi?
Savcılar ise Conrad Murray’i “sorumsuz bir doktor” olmakla suçladı
En büyük iddiaları şunlardı:
Murray, Michael Jackson’a ev ortamında güçlü bir anestezi ilacı vermişti, ancak gereken tıbbi gözetimi sağlamamıştı. İlacı verdikten sonra Jackson’ı yalnız bırakmıştı. Olay anında hastasını kontrol etmek yerine cep telefonuyla e-postalarını okuyor ve başka işlerle ilgileniyordu!
Mahkemede sunulan deliller, Murray’nin, Jackson’ın ölümüne neden olan kritik dakikalarda telefonuyla meşgul olduğunu gösteriyordu. Bu da savcıların tezini güçlendirdi: Doktor ihmal yüzünden pop müziğin en büyük yıldızının hayatına mal olmuştu!
Ve nihayet, 7 Kasım 2011’de mahkeme kararını açıkladı: Conrad Murray, istemsiz adam öldürme suçundan suçlu bulundu! Cezası mı? Dört yıl hapis!Ancak yargıç, kararını açıklarken oldukça sert bir ifade kullandı:
“Michael Jackson tek bir hata sonucu ölmedi. Ölümüne, Dr. Murray’in doğrudan sebep olduğu bir dizi yanlış karar neden oldu. Bu, tıp mesleği için büyük bir utançtır.”
Ama işin ilginç yanı şu: Murray, dört yıl değil, sadece iki yıl sonra hapisten çıktı! Peki hapisten çıktıktan sonra ne yaptı dersiniz?
Hapisten çıktıktan sonra Murray, her şeyin normale döneceğini düşündü. Ama işler pek de öyle olmadı… Teksas’ta tıp lisansı iptal edildi. Kaliforniya ve Nevada’da doktorluk yapması yasaklandı. Ama o, bunlara rağmen pes etmedi ve hastalarını “danışmanlık” adı altında görmeye devam etti! Üstelik 2023 yılında kendi tıp enstitüsünü açtı. Murray, hapisten sonra birçok röportaj verdi ve her seferinde kendisini savundu:
“Michael Jackson’ı ben öldürmedim. O bir uyuşturucu bağımlısıydı. Kendi kendini yanlışlıkla öldürdü.” Daha da ilginci, 2016’da “This Is It!: The Secret Lives of Dr. Conrad Murray and Michael Jackson” adlı bir kitap yazdı. Kitapta Jackson’ın ölümüne dair kendi versiyonunu anlattı. Ancak bu yeterli olmadı. Murray, bir diğer açıklamasında suçu sağlık görevlilerine attı.
“Jackson’ı zamanında kurtaramadılar. UCLA hastanesine vardığında aslında ölmemişti, hala yaşama belirtileri gösteriyordu.”
Bu açıklamalar doğal olarak Jackson hayranlarını ve kamuoyunu öfkelendirdi. Peki, doktor Conrad Murray gerçekten suçlu muydu? Bugün bile tartışmalar devam ediyor… Kimileri Murray’nin sadece “talimatları yerine getiren bir doktor” olduğunu düşünüyor. Kimileri Michael Jackson’ın ölümünün arkasında çok daha büyük komplolar olduğunu iddia ediyor. Ama birçok insan için Conrad Murray, Michael Jackson’ın ölümünden sorumlu kişi olarak kalmaya devam ediyor!