Ana sayfa » Yaşam » Sosyal Medyanın Yeni Trendi: Messy Girl Stili Nedir, Bu Akım Gerçekten Özgürleştirici mi?
Sosyal Medyanın Yeni Trendi: Messy Girl Stili Nedir, Bu Akım Gerçekten Özgürleştirici mi?
Eğer bir süredir sosyal medyada geziniyorsanız, temiz kız yani clean girl terimini duymuş olabilirsiniz. İşte messy girl, ona tezat oluşturan yeni bir fenomen olmaya hazırlanıyor.
Son zamanlarda sosyal medyada karşınıza sık sık çıkan bir kavram varsa, o da messy girl olabilir. Clean girl akımının tam karşıtı olarak bilinen bu akımda; bulaşmış göz kalemi, bilerek bozulmuş saçlar, buruşuk tişörtler ve sanki biraz önce uzun bir geceden çıkmış hissi veren bir görünüm oldukça popüler… İlk bakışta rastgele ve umursamaz gibi duran bu stil, aslında düşündüğünüzden çok daha fazla anlam barındırıyor. Bu akım aslında çağımızın güzellik baskılarına, düzen takıntısına ve sürekli iyi görünme zorunluluğuna verilen estetik bir yanıt olarak öne çıkıyor. Peki bu fenomen tam olarak nedir?
Messy girl ne?
Messy girl ne sorusunun cevabı, aslında clean girl yani temiz kız estetiğine bakmadan tam olarak anlaşılamaz. Temiz kız estetiği, kusursuz cilt, geriye taranmış saçlar, nötr renkler ve her an kontrol altında bir hayat imajı sunuyordu. Ancak bu görünüm hem pahalı hem de sürdürülebilirliği zor bir yaşam tarzını beraberinde getirdi. İşte tam bu noktada bu akım ortaya çıktı. Bu akım, mükemmel görünme baskısına karşı daha dağınık, daha rock ve daha gerçek bir duruş sergilemeyi seçiyor.
İngiliz şarkıcı Charli XCX ve Billie Eilish gibi isimlerin bu estetiği benimsemesiyle birlikte bu moda hızla yayıldı. Sosyal medyada milyonlarca kez izlenen içerikler, bu görünümün bir ruh hali olarak benimsendiğini gösteriyor.
Messy girl stili nasıl oluşturulur?
Bu stil, dışarıdan bakıldığında tamamen plansız gibi algılansa da aslında çoğu zaman bilinçli bir düzensizliğin ürünü. Saçların bilerek dağınık bırakılması, kıyafetlerin sanki gelişigüzel seçilmiş gibi durması ve aksesuarların uyumsuzluğu, bu stilin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Ancak moda uzmanlarına göre bu görünüm, göründüğü kadar kendiliğinden değil.
Tıpkı geçmişte Courtney Love, Amy Winehouse ya da Kate Moss örneklerinde olduğu gibi, dağınıklık burada bir tavır ve estetik tercih olarak öne çıkıyor. Bu akım, 2000’lerin indie sleaze ruhu ile 2010’ların soft grunge havası arasında bir yerde konumlanıyor. Algoritmalar ve hashtag kültürü sayesinde bu estetik artık küresel bir görsel dile dönüşmüş durumda.
Messy girl makeup denildiğinde akla ilk gelen şey, hafif akmış eyeliner, dağılmış far ve mükemmel olmayan bir cilt görünümü oluyor. Messy girl makyajı, kusurları gizlemek yerine onları görünür kılmayı amaçlıyor. Gün içinde neredeyse yok denecek kadar sade bir makyajla dolaşan messy girl, akşam saatlerinde daha koyu ve dumanlı gözlerle bambaşka bir havaya bürünebiliyor.
İlginç olan nokta şu ki, bu doğallık iddiası da çoğu zaman detaylı anlatım videoları ve eğitim içerikleriyle destekleniyor. Yani zahmetsiz görünen bu makyaj tarzı, aslında belirli bir estetik bilinci gerektiriyor. Bu da kavramın kendi içinde barındırdığı çelişkilerden biri olarak dikkat çekiyor.
Messy girl akımı gerçekten özgürleştirici mi?
Messy girl akımı, teoride kusurluluğu, duygusal kırılganlığı ve kontrolsüzlüğü yüceltiyor. Aşırı üretkenlik ve sürekli iyi olma baskısına karşı bir duruş sergiliyor. Ancak eleştirmenlere göre bu estetik, herkes için erişilebilir değil. Daha çok belirli bir beden tipi, belirli bir ten rengi ve belirli bir sosyal sınıf üzerinden temsil ediliyor. Bu durum, akımın feminist bir devrim olmaktan çok, sınırlı bir özgünlük alanı sunduğu yönünde yorumlanmasına neden oluyor. Yine de günümüzde yeniden yükselen muhafazakâr güzellik anlayışları ve beden politikaları düşünüldüğünde, messy girl modası birçok kişi için nefes aldıran bir alternatif olarak görülüyor.
Messy girl aesthetic anlayışı sadece kıyafet ya da makyajla sınırlı değil. Yaşam alanlarına da yansıyan bu stil, odalarda bilinçli bir dağınıklığı, açıkta bırakılan kitapları, rastgele asılmış fotoğrafları ve vintage objeleri kapsıyor. TikTok’ta messy girl ne testleri, insanların kendilerini hangi estetikle daha çok özdeşleştirdiğini sorgulamasına neden oluyor. Ancak burada da karşımıza aynı gerçek çıkıyor: Bu kaotik alanlar bile çoğu zaman özenle düzenlenmiş bir sahne sunuyor. Zahmetsiz görünmek, bu estetikte de ciddi bir emek gerektiriyor diyebiliriz.
Moda dünyası, her zaman olduğu gibi bu akımı da hızla sahiplendi. Son dönemde bol deri, dar paçalar ve sloganlı tişörtlerle karşımıza çıkan koleksiyonlar, messy girl stiliyle örtüşen detaylar barındırıyordu. Kusurluluğun bile pazarlanabilir hale geldiği bu dönemde, messy girl modası da ticari bir kimliğe bürünme riski taşıyor. Buna rağmen, clean girl baskısından sıkılan birçok kişi için bu akım, mükemmel olmadan da var olabileceğini hatırlatan bir estetik alan. Belki de bu akımın asıl gücü, kusursuzluk vaadi sunmamasında yatıyor.
Bu akım için en net cevap şu olabilir: Hem bir stil hem de bir ruh hali. Dağınık saçların, bulaşmış makyajın ve umursamaz görünümün ardında kendin olma arzusu, beklentilerden yorulmuş bir neslin sessiz itirazı yatıyor. Her ne kadar bu estetik de zamanla kalıplara sıkışma riski taşısa da, bu akım şimdilik kusurlu olmanın da güzel olabileceğini hatırlatıyor. Ve belki de bu çağda en çok ihtiyaç duyulan şey tam olarak bu.