Ana sayfa » Sinema » Marty Supreme Filmine İlham Olan Masa Tenisi Oyuncusu Marty Reisman Kimdir?
Marty Supreme Filmine İlham Olan Masa Tenisi Oyuncusu Marty Reisman Kimdir?
Marty Supreme filminde, Chalamet, 1950’ler New York’unun en renkli karakterlerinden biri olan, masa tenisi oyuncusu Marty Reisman’ın hayatını canlandırıyor.
Bazı spor hikâyeleri vardır ki diğerlerinden tamamen farklı. Kimi zaman spor sahasının dışına taşar, karaktere, cesarete ve biraz da kuralları esnetmeye dayanır. Marty Supreme tam olarak böyle bir dünyanın kapılarını aralıyor. Timothée Chalamet’in canlandırdığı bu sıra dışı karakter, klasik bir spor kahramanından çok daha fazlasını vadediyor. Film, biyografik bir yapım olmasa da arkasındaki ilham kaynağı gerçek, renkli ve fazlasıyla tartışmalı bir figür: Marty Reisman. 1950’lerin New York’unda geçen bu hikâye, masa tenisinin tozlu salonlarından yeraltı bahislerine, oradan da dünya şampiyonalarına uzanan çarpıcı bir yolculuğu anlatıyor. Peki Marty Reisman kimdir? Eğer spor filmlerinde kusursuz kahramanlar yerine gri alanlarda dolaşan karakterleri seviyorsanız, bu hikâye tam size göre.
Timothée Chalamet, Bob Dylan rolüyle aldığı Oscar adaylığının hemen ardından bu kez bambaşka bir karaktere hayat veriyor. Marty Supreme adlı yapımda, profesyonel masa tenisi oyuncusu Marty Mauser karakterini canlandırıyor
Film, 1950’ler New York’unda geçiyor ve genç, küstah, fazlasıyla hırslı bir masa tenisi oyuncusunun zirveye ulaşma hayallerini merkezine alıyor.
Önemli bir nokta ise filmin birebir bir biyografi olmaması. Marty Supreme, gerçek hayattaki efsane masa tenisçisi Marty Reisman’dan ilham alan kurgusal bir anlatı sunuyor. Senaryo, Reisman’ın kişiliğini, oyun tarzını ve hayata bakışını temel alıyor. Özellikle 1974 yılında yayımlanan ve Reisman’ın kendi hayatını anlattığı otobiyografiden besleniyor. Bu sayede film, gerçekle kurguyu ustaca harmanlayarak izleyiciye hem eğlenceli hem de şaşırtıcı bir spor hikâyesi sunmayı hedefliyor.
Marty Supreme karakterine ilham kaynağı olan Marty Reisman kimdir?
Marty Reisman, masa tenisi dünyasında yalnızca kazandığı şampiyonluklarla değil, karakteriyle de iz bırakan bir isimdi. İnce yapısı nedeniyle İğne lakabıyla anılan Reisman, eksantrik tavırları, sahneye çıkan bir şovmen gibi oynaması ve korkusuzluğu ile tanınıyordu. 1930 yılında Rus Yahudi göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. New York’un Lower East Side bölgesinde, maddi zorluklarla geçen bir çocukluk yaşadı.
Reisman’ın masa tenisiyle tanışması ise oldukça sıra dışıydı. Henüz 9 yaşındayken yaşadığı bir sinir krizi sonrası bu spora yöneldiğini anlatıyordu. Başlangıçta masa tenisi onun için bir kaçış ve rahatlama yoluydu. Ancak kısa sürede bu oyunun rekabetçi ruhuna kapıldı. Topun masaya her çarpışı, onun için yeni bir meydan okuma anlamına geliyordu. Çok geçmeden yeteneğini para kazanmak için kullanmaya başladı.
Marty Reisman, masa tenisinde sistemi de alt etmeye çalışan bir karakterdi. Henüz 13 yaşındayken New York’un gençler şampiyonu olmayı başardı
Kısa süre sonra Broadway Masa Tenisi Kulübü’nde oynamaya başladı ve burada ciddi paralar kazandı. Gösterişli oyun tarzı, izleyicileri olduğu kadar bahisçileri de cezbediyordu. Saatte 115 mil hıza ulaştığı söylenen Atomik Patlama adlı forehand vuruşu, onun imzası hâline geldi.
Ancak Reisman’ın asıl ünü, kendi üzerine bahis oynamasından geliyordu. Genellikle maçlara bilerek kötü başlar, rakiplerini ve izleyenleri cesaretlendirirdi. Bahisler yükseldiğinde ise gerçek yeteneğini ortaya koyar ve maçı kazanırdı. Yeraltı masa tenisi dünyasında bu tarz kabul görse de, profesyonel arenada büyük sorunlara yol açtı. Henüz 15 yaşındayken bir turnuvada kendi adına bahis oynamaya çalışması, onun turnuvadan atılmasına neden oldu. Bu olay, Reisman’ın kural tanımaz kişiliğinin en net örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Marty Reisman denildiğinde akla sahne şovları da geliyor. 1949 ile 1951 yılları arasında Harlem Globetrotters basketbol takımının açılış gösterilerinde sahne aldı. Dünya çapında turnelere çıkan bu masa tenisi komedi şovları, sporla eğlenceyi birleştiriyordu
Reisman, bu gösterilerde adeta bir sihirbaz gibiydi. Alın vuruşlarıyla sigaraları ikiye bölmesi, izleyicilerin hafızasına kazınan numaralardan sadece biriydi. Bazen raket yerine bir çöp kutusu kapağı, bazen ayakkabı kullanarak oynaması, onun masa tenisinin sınırlarını ne kadar zorladığını gösteriyordu. Popülerliği o kadar arttı ki, bir dönem resmi turnuvalardan men edilmiş olmasına rağmen yeniden uluslararası arenaya dönmesinin yolu açıldı.
Reisman’ın kariyerindeki kırılma noktalarından biri 1952 Dünya Masa Tenisi Şampiyonası oldu. O dönemde cezası kaldırılarak yeniden milli takıma alındı ve şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak gösteriliyordu. Ancak yarı finalde Japon oyuncu Hiroji Satoh’a yenildi. Satoh, geleneksel sert ahşap raketler yerine yeni sünger kauçuk raket kullanıyordu.
Bu maç, Reisman üzerinde derin bir etki bıraktı. Erkekler çiftlerde bronz madalya kazanmasına rağmen, bu yenilgi onu ömür boyu hardbat yani sert raket savunucusu yaptı. Modern ekipmanlara karşı duruşu, onun karakteriyle de örtüşüyordu. Bu tavır, onu masa tenisi dünyasında hem saygı duyulan hem de tartışılan bir figür hâline getirdi.
Marty Reisman’ın kariyeri, yaş ilerledikçe yavaşlamak yerine daha da etkileyici hâle geldi
1949 Britanya Açık zaferinin ardından 1958 ve 1960 yıllarında ABD Açık’ı kazandı. En dikkat çekici başarısı ise 1997 yılında geldi. 67 yaşındayken ABD Masa Tenisi Şampiyonu olarak tarihe geçti ve bu unvanı kazanan en yaşlı sporcu oldu.
Toplamda 22 ulusal ve uluslararası şampiyonluk kazanan Reisman, 2002 yılında profesyonel kariyerini noktaladı. Sporun içinde geçen onlarca yılın ardından sessiz bir emeklilik dönemi yaşadı. Aralık 2012’de kalp ve akciğer rahatsızlıkları nedeniyle hayatını kaybettiğinde 82 yaşındaydı. Ardında ise masa tenisinin asi çocuğu olarak anılan, kurallarla arası hiçbir zaman iyi olmayan ama oyuna tutkuyla bağlı bir efsane bıraktı.
Marty Supreme’i nasıl izleyebilirsiniz?
Josh Safdie’nin yönetmen koltuğunda oturduğu Marty Supreme, Marty Reisman’ın hayatından ilham alan kurgusal hikâyesiyle dikkat çekiyor. Film, Reisman’ın masa tenisinde zirveye ulaşma mücadelesini özgün bir anlatımla ele alıyor. Spor, hırs, ego ve gösteri dünyasının iç içe geçtiği bu yapım, klasik spor filmlerinden farklı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Marty Supreme, 1 Ocak 2026 tarihinde sinemalarda izleyiciyle buluştu. Eğer sporun yalnızca skorlarla değil, karakterlerle yazılan bir hikâye olduğunu düşünüyorsanız, bu film takviminizde yer almalı.