Sinema tarihinde bazı filmler vardır ki vizyona girdiklerinde kimse dönüp ikinci kez bakmaz. Gişede çakılır, eleştirmenler burun kıvırır, stüdyolar zarar açıklar. Ama yıllar geçer, zaman o filmi yeniden yazar. Ve bir bakarsınız o “başarısız” denilen yapım, dünyanın en prestijli ödül töreni olan Oscar’da adını altın harflerle kazımış. İşte gişede başarısız olan Oscar ödüllü filmler ve konuları…
Gişede başarısız olan Oscar ödüllü filmler listemize başlıyoruz.The Wizard of Oz bugün sinema tarihinin en ikonik yapımlarından biri olarak görülüyor olabilir ama 1939’daki ilk gösteriminde durum pek de öyle değildi. Devasa bütçesi ve uzun prodüksiyon süreci nedeniyle stüdyosu MGM için ciddi bir finansal riske dönüşmüştü. Film, ilk vizyonunda maliyetini karşılayamadı ve stüdyo beklediği kazancı elde edemedi. Ancak zaman içinde televizyon yayınları ve yeniden gösterimler sayesinde kült statüsüne ulaştı. “Over the Rainbow” ile hafızalara kazınan yapım, iki Oscar kazanarak Akademi’nin takdirini topladı ve yıllar içinde “klasik” kelimesinin tanımına dönüştü.
Citizen Kane – Yurttaş Kane (1941)
Citizen Kane bugün hâlâ birçok eleştirmen tarafından “tüm zamanların en iyi filmi” olarak anılıyor. Ancak vizyona girdiği dönemde medya patronu William Randolph Hearst’ün filmi hedef alması, dağıtım ve tanıtım sürecini sekteye uğrattı. Sinema salonları filmi göstermekten çekindi, gişe performansı beklentilerin altında kaldı. Buna rağmen film, En İyi Orijinal Senaryo Oscar’ını kazandı. Yıllar içinde sinema dili, kurgu teknikleri ve anlatım biçimiyle bir okul haline geldi; gişede kaybettiğini tarihte kazandı.
Girl, Interrupted – Aklım Karıştı (1999)
Girl, Interrupted, ağır psikolojik teması ve karanlık atmosferi nedeniyle geniş kitlelere ulaşamadı. Film, gösterime girdiğinde ticari açıdan güçlü bir performans sergileyemedi ve beklenen ilgiyi görmedi. Ancak Angelina Jolie’nin performansı öylesine çarpıcıydı ki Akademi bunu görmezden gelemedi. Jolie, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanarak filmi ödül sezonunda görünür kıldı. Yapım, zamanla özellikle genç izleyiciler arasında kült bir dramaya dönüştü.
Almost Famous – Şöhrete Bir Adım (2000)
Gişede başarısız olan Oscar ödüllü filmler arasında bulunan Almost Famous, 70’ler rock kültürünü nostaljik ve samimi bir dille anlatmasına rağmen gişede beklentiyi karşılayamadı. Cameron Crowe’un yarı otobiyografik hikâyesi, geniş kitleler yerine daha niş bir izleyiciye hitap etti. Ancak Akademi, filmin yazım gücünü ödüllendirdi ve En İyi Orijinal Senaryo Oscar’ını verdi. Kate Hudson’ın performansı da ödül sezonunda büyük ses getirdi. Film zamanla “geç keşfedilen” bir klasik olarak anılmaya başladı.
The Wolfman – Kurt Adam (2010)
The Wolfman büyük bütçesi ve yıldız oyuncu kadrosuna rağmen eleştirmenlerden sert yorumlar aldı ve gişede beklenen patlamayı yapamadı. Yapım sürecindeki sorunlar ve vizyon tarihinin ertelenmesi de filmi zora soktu. Ancak makyaj ve görsel dönüşüm başarısı Akademi’nin dikkatini çekti. Film, En İyi Makyaj Oscar’ını kazanarak teknik kategoride adını duyurdu. Ticari olarak tartışmalı olsa da teknik anlamda ödüllü bir yapım olarak kayıtlara geçti.
The Artist – Artist (2011)
The Artist siyah-beyaz ve sessiz bir film olarak 2010’larda vizyona girdiğinde birçok kişi bunun cesur ama ticari açıdan riskli bir tercih olduğunu düşünmüştü. Gerçekten de geniş kitlelere ulaşması kolay olmadı. Ancak film, ödül sezonunda adeta fırtına estirdi. En İyi Film dahil beş Oscar kazanarak yılın en çok konuşulan yapımı haline geldi. Modern çağda sessiz sinemanın da karşılık bulabileceğini kanıtladı.
Birdman (2014)
Gişede başarısız olan Oscar ödüllü filmler arasında bulunan Birdman deneysel anlatımı ve tek plan hissi veren çekim tekniğiyle ana akım seyirci için alışılmışın dışındaydı. Gişede büyük bir blockbuster başarısı yakalamadı. Ancak eleştirmenler filmi yere göğe sığdıramadı. Akademi de aynı fikirdeydi: En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Orijinal Senaryo dahil dört Oscar kazandı. Michael Keaton’ın kariyerindeki en güçlü geri dönüşlerden biri olarak sinema tarihine geçti.