Özellikle ülkemizde sürekli gişe rekorları kıran komedi filmleri aldı başını gidiyor. Basit bir hikaye etrafında dönen ve çoğu kişinin kahramanı haline gelen, bu komikliği tartışılır komedi filmlerin belki çok zor şartlarda çekildiğini düşünüyor olabilirsiniz. Düşüncenizde haksız sayılmazsınız. Gişe rekorları kıracak büyük bir filme verilen emek de bir hayli büyük oluyor.
Peki nasıl?
1. Önce topluma göre şekillenin. Çoğunluk ne tarafsa ona uygun mizah yapın.

Bu önemli. Kaliteye herkes gelmez ama çoğunluğun sevdiği şeyi yapıyorsanız artıları kaptınız demektir.
2. Sadece başrol ünlü olsun. Kalanları figüran olsun çok masrafa gerek yok.

Film zaten tek kahramanın çevresinde şekilleniyor. Tüm gözler onda. O yüzden diğer oyuncular gösterdikleri çöp performanslarla bile göze batmazlar. Onlar başrolün sadece ezdiği birer vatandaş olacak. O yüzden parayı çarçur etmenin manası yok.
3. Filminiz çok basit bir mesaj versin. Fazla kasmayın maksat eleştiri aldığınızda vereceğiniz bir cevabınız olsun.

‘Çok kötü filmdi hep küfürle mizah yapmaya çalışıyorlar ya’ diye eleştiri gelirse ‘ben bu mesajı veriyorum küfür hayatımızda hep var lol’ tarzı açıklamalarla bu durumu savuşturabilirsiniz.
4. Mekan seçimleri hitap ettiğiniz toplumun en sevdiği ve en sevmediği olan yerler olarak belirleyin. Ortası olmasın.

Çoğunluğa hitap ediyorsanız onların sevdiği mekanları seçmeniz hoşlarına gidecektir. Ehh sevmedikleri mekanları eğer yıkıp döküyorsanız yine hoşlarına gidecektir o yüzden ortasını seçip risk almanıza gerek yok.
5. Başroldeki kahraman toplumdan biri olsun. Yani çoğunluğa hitap eden toplumdan biri. İnsanlar kendilerinden birini izlemeyi sever.

İnsanlar ekranda kendilerinden bir şeyler görünce resmen bayılıyorlar. O yüzden çok kasmayın ve kahramanınızı halkın özelliklerinden harmanlayın.
6. Samimiyet başlığında öküzlüğü meşrulaştırın.

Umut Sarıkaya’nın dediği gibi ‘Samimiyet artıkça cahillik meşrulaştı’ Evet yeni dönemde insanlar kendilerine samimi gelen şeylere gülüyorlar. Bu yüzden bir toplumda eğer öküzler çoğunluktaysa öküzlük yapın emin olun çok güleceklerdir.
7. Elitizme saldırın. Kırın, dökün, küfredin. Toplum onların sevmediği görüşlere saldırdığınızı görünce daha çok gülecektir.

Evet faşistçe yaklaşın. Halkın kendilerine üstten baktığını düşünen elitizme en kaba şekilde saldırın. Mekanlarına girin küfürle söz kesin mesela Çin Lokantasına girin ve ekmek gelmedi diye küfredip ortalığı ellialtıya verin.
8. Şiddet unsuru muhakkak olsun. Büyük ihtimal şiddetten sonra komedi filmi olduğu için bu da meşrulaşacaktır.

Bazı toplumlar şiddetle şakalaşmayı sever. Bu yüzden bu onlara komik gelecektir. Daha sonra büyük ihtimal şiddetle büyüyen ciddi olayları peşinden getirecektir ama bu sizin katiyen umurunuzda olmaz. Siz paranıza bakarsınız.
9. Son olarak filminize destek için bir yerlerle aranızı iyi tutmayı ihmal etmeyin. Biliyorsunuz bazı yerlerde bazı işler bu şekilde yürüyor.

Olmazsa olmazlardan biri. İstediğiniz reklam gücü, ya da ayrıcalıklar önce ‘iyi geçinmekle’ sonra da parayla yürüyor.
10. Yüksek hit kazanacağınız sürekli sosyal medyada konuşulup gişe rekoru kıracağınız komedi filminiz hazır.

Kısa zamanda tüm sinema salonlarını filminizin dolduracağı garantisini veriyoruz. Eğer bu adımları harfi harfine yerine getirdiyseniz sizinle aynı zamanda gösterime girecek Martin Scorsese filmini bile salonlardan şutlayabilirsiniz. Salonun yüzde sekseni sadece sizin filminizle dolup taşar.
Tebrikler. ??
































Tespitler çok başarılı olmuş. Tabii ki Türkiyedeki herkesin aklına gelen ilk örnek Recep İvedik. Hususiyetle açıp izlemek gibi bir gaflette bulunmasam da zaman zaman Tv.de internette orda burda denk geliyorum, benim gözlerim kocaman olmuş ve şimdi bu komik miydi diye tiksinerek baktığım sahnelere insanların ağzını kocaman açarak salyalar akıtarak güldüğüne şahit oluyorum. İşte öyle zamanlarda “başkalarının yerine utanmak” kavramını yaşıyorum. Cehaletimizin her kesimden insanda hüküm sürdüğünü görmek çok acı olmakla birlikte çok aşırı da gerçek.
Bence Türkiye’deki diziler komedi konusunda çok iyiler ama film konusunda sanki sürekli aynı konular kendini farklı şekillerde tekrar etmekte. Komedi dalında film çeken yönetmenler artık bütçelerini daha kaliteli işlere yönlendirmeliler. Sonuçta bu gibi sektörler dünyanın bir çok ülkesinin ekonomik durumunu etkilemekte ve ayakta tutmaktadır. Ülkemize global bir projenin ortaya çıkmasının sağlayacağı katkı tahmin edilemez.
Şahan Gökbakar’ın size göre yaptığı şeyleri maddeleştirip, Recep İvediğe gönderme yapmanız, size ayrı bir elitistlikmi kazandırıyor bilemiyorum, bilmek de istemiyorum. İnsanlar bu filmleri izliyor ve eğleniyor. Bu filme gülüyor. Siz farklısını yaptınızda izlemeyen mi olmadı? İnsanların size göre eksikliklerini göz önüne sermenin yanında, o eksikliklerin yerine neler yapılması gerektiğinide söyleseniz de, hem yapımcı, hem izleyici bilgilense keşke.