Ana sayfa » Teknoloji - Bilim » Araştırma: Bağımlılık Düzeyinde Dizi İzleyen Kişilerin Yalnız Hissetme İhtimali Daha Yüksek
Araştırma: Bağımlılık Düzeyinde Dizi İzleyen Kişilerin Yalnız Hissetme İhtimali Daha Yüksek
Dizileri arka arkaya izlemek masum bir alışkanlık gibi görünse de, araştırmalar bu davranışın yalnızlık hissiyle düşündüğümüzden çok daha yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Son dönemde yapılan araştırmalar, dizileri ardı ardına izleme alışkanlığının sadece keyifli bir aktivite olmanın ötesine geçerek sosyal ve psikolojik etkileri olabileceğini gösteriyor. Yeni bir çalışma, bu davranışın “bağımlılık” düzeyine ulaştığında kişilerde yalnızlık hissiyle anlamlı bir ilişki kurduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgu, ekran başında geçirilen uzun saatlerin salt eğlence değil, bazen sosyal bağlantı eksikliğinin bir yansıması olabileceğini düşündürüyor. Peki dizi izleme bağımlılığı gerçekten problemli bir davranış mı? Gelin detaylara bakalım.
Son araştırmalar, dizileri ardı ardına izleme davranışının yalnızca hobi değil, bazı kişiler için problemli bir alışkanlık olarak ortaya çıkabileceğini gösteriyor
Çin’de Huangshan Üniversitesi’nde yürütülen ve 551 yetişkinin katıldığı bir araştırma, dizileri arka arkaya, kontrolsüz biçimde izleme anlamına gelen binge-watching alışkanlığının yalnızlık hissiyle yakından ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Çalışmada; günde en az 3,5 saat televizyon izleyen ve haftada dörtten fazla bölüm tüketen yetişkinlerin çoğunun dizi izleme bağımlılığı kriterlerini karşıladığı tespit edildi; bu kişilerde yalnızlık düzeylerinin diğer izleyicilere göre daha yüksek olduğu belirlendi. Bu durum, problemli medya tüketiminin sadece ekran süresiyle değil, aynı zamanda bireyin sosyal çevresi ve duygusal ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilebileceğini ortaya koyuyor.
Araştırma bulguları, yalnızlık hissi ile dizilere bağımlı şekilde bağlı kalma arasında güçlü bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor
Bağımlı izleyicilerde yalnızlık daha belirgin bir faktör olurken, ağır izleyiciler arasında bu bağlantı görülmedi; yani bağımlılık, “çok izlemek” ile eşanlamlı değil, sosyal ve duygusal dinamiklerle şekilleniyor. Bu fark, davranışın basit bir eğlenceden psikolojik bir başa çıkma stratejisine dönüşebileceğini işaret ediyor.
Araştırmacılar, yalnızlığın problemli izleme üzerinde iki temel yolla etkili olabileceğini belirtiyor: kaçış (escapism) ve duygusal güçlendirme
Kaçış, olumsuz duygulardan uzaklaşma hedefliyken, duygusal güçlendirme, izleme deneyiminden haz ve tatmin sağlama eğilimini ifade ediyor. Bu iki süreç, yalnız hisseden bireylerin dizi maratonuna yönelmesinde kilit rol oynuyor.
Bu durum sadece bireyin yalnız hissetmesine yol açmakla kalmıyor; daha önceki araştırmalar sosyal izolasyonun depresyon, anksiyete ve diğer zihinsel sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor
Dizi izlemenin bağımlılık boyutuna evrilmesi, bu psikolojik yüklerle birleştiğinde yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir ve bireyin sosyal çevresiyle bağlantısını daha da zayıflatabilir.
Yine de bu çalışmanın sınırlılıkları bulunuyor: bulgular nedensellik değil, ilişki gösteriyor; yani yalnızlığın doğrudan bağımlılığa neden olduğunu kanıtlamıyor
Ayrıca çalışma sadece televizyon içeriklerine odaklandı ve TikTok, YouTube gibi kısa formatlı içeriklerin etkilerini kapsamıyor. Bu nedenle, farklı medya türleri ve daha geniş yaş grupları üzerinde yapılacak yeni araştırmalar, dizi izleme bağımlılığı davranışının psikolojik etkilerini daha net ortaya koyabilir.