Ana sayfa » Tarih » David Hammons: 1983 Yılında Sokağa Tezgâh Kurarak 1 Dolara Kar Topu Satan Sanatçı
David Hammons: 1983 Yılında Sokağa Tezgâh Kurarak 1 Dolara Kar Topu Satan Sanatçı
David Hammons’ın 1983’te kar toplarını sanat nesnesi olarak satma performansı, sanatın değeri ve sanat piyasasının kuralları üzerine akıllara durgunluk veren bir sorgulama olarak tarihe geçti.
1983 kışında New York sokaklarında sıradan bir gün gibi başlayan bir an, çağdaş sanat tarihinin en tuhaf ve en güçlü performanslarından birine dönüştü. Ünlü Amerikalı sanatçı David Hammons, Cooper Square’da yere bir örtü serip üzerine farklı boyutlarda kar topları dizerek onları 1 dolara satmaya başladı. İlk bakışta basit bir sokak satıcılığı gibi görünen bu eylem, aslında sanatın değeri, piyasa kuralları ve “bir şeyin sanat olması” fikri üzerine derin bir sorgulamayı tetikliyordu. Hammons’ın Bliz-aard Ball Sale adlı bu performansı, kısa sürede eriyip yok olacak bir kar topunu sanat nesnesine dönüştürerek, izleyiciyi “Neye neden para ödüyoruz?” sorusuyla baş başa bıraktı. Hadi gelin bu garip olayın detaylarına birlikte bakalım.
1943 doğumlu Amerikalı sanatçı David Hammons, kurallarla alay eden sanat eserleriyle tanınıyor
Kendisini çoğu zaman galeri ve müze salonlarının dışında konumlandıran Hammons, eserlerinde sokak kültürü, ırk meseleleri, toplumsal sınıf ve değer kavramlarını sıkça sorgular. Malzemeleri arasında sokaktan toplanmış objeler, günlük hayatın sıradan parçaları ve insanın etrafında sürekli var olan ama göz ardı edilen materyaller bulunur.
Hammons’ın kariyeri, 1970’lerin sonunda sokak performansları ve kavramsal işleriyle New York sanat sahnesinde hızla dikkat çekti. Minimalist ve Arte Povera etkileriyle harmanladığı eserleri, sanat izleyicisinin beklentilerini zorladı ve “sanat nedir?” sorusunu sürekli gündemde tuttu.
David Hammons, 1983 yılının şubat ayında New York’taki Cooper Square’de bir halı açtı. Üzerine farklı boylarda kar toplarını dizdi ve her birini 1 dolara satmaya başladı
Bu görünüşte basit eylem, Hammons’ın amaçladığı gibi sıradan bir sokak satıcılığı gibiydi. Fakat bu kar toplarının fotoğraflarını çeken Dawoud Bey gibi tanınmış sanat fotoğrafçıları daha sonra bu performansı belgeledi ve eser, sanat dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Hammons, bu işi herhangi bir basın duyurusu veya resmi süreç olmadan gerçekleştirmişti. Bu da performansın “sokakta sanat” fikrine dair sorgulamanın özünü oluşturdu
David Hammons ve bu eylemi basit bir kar satışı gibi görünse de altında çok daha derin bir sorgulama yatıyordu: “Neyi değerli kılar?” Kar topları hızla eriyen bir malzeme olduğu için eser, sahiplenmenin geçiciliğini ve sanatın maddi değer ile ilişkisini irdeliyordu. Hammons, tüm kar toplarını aynı fiyata koyarak sanat eserlerinin değerinin nasıl belirlendiğine dair ironik bir eleştiri sunmak istemişti. Bu performans aynı zamanda sanat piyasasının işleyişi ve tüketim kültürüne de ayna tuttu: Bir kar topunu sanat olarak görmek nasıl mümkün olabilir? Onu değerli kılay neydi? Sanat kurumları mı, koleksiyonerler mi, yoksa biz mi?
Hammons’ın Bliz-aard Ball Sale performansı, klasik galeri kurallarını reddederek sokakta sanat yapma fikriyle döneme damgasını vurmuştu
Sergiyi müzeye veya galerilere taşımak yerine doğrudan insanlarla günlük yaşamları içinde buluşturdu. Performans sırasında Hammons’ın kar satışı sıradan satıcılarla yan yana yapıldı ve bu da eserin sokak kültürü ile sanat piyasası arasındaki sınırları bulanıklaştırmasını sağladı. Bu hareket, sanatın elitist kurumlar tarafından değil, tam tersine toplumun kalbinden geldiğini gösteren bir manifestoydu.
Bliz-aard Ball Sale, sanat dünyasında hâlâ “değer, kavram ve mahalle kültürü” tartışmalarının merkezi olarak kabul edilir. Bir kar topunu sanat eseri saymanın saçma mı yoksa zekice mi olduğu tartışılsa da Hammons’ın performansı düşünce boyutuyla çok daha derin bir etki yaratmıştı
Bunun nedeni şuydu: Hammons’ın işi yalnızca bir eylem değildir. Geleneksel sanat anlayışını sarsan, izleyiciyi sanatın kendisi üzerine düşünmeye sevk eden bir provokasyondu. Bliz-aard Ball Sale, sanatın değerini salt pazar fiyatı ile sınırlamayan, günlük yaşamın ortasında yer alan performatif bir eylemdir. Hammons, kar toplarını satarken bize şöyle diyor gibidir: “Sanat, nerede durduğunuzla, neye baktığınızla ve neyi değerli bulduğunuzla ilgilidir.” Bu eser bugün hâlâ modern sanat tarihinin en provokatif ve düşündürücü performanslarından biri olarak hatırlanıyor.