Ana sayfa » Teknoloji - Bilim » Google’a Alternatif Arayanlar Buraya! Farklı İhtiyaçlara Cevap Veren 10 Arama Motoru
Google’a Alternatif Arayanlar Buraya! Farklı İhtiyaçlara Cevap Veren 10 Arama Motoru
İnternetin uçsuz bucaksız dünyasında gezinirken çoğumuzun ilk durağı Google oluyor. Ancak az bilinen bazı arama motorları web'de arama yapmanın sınırlarını yeniden tanımlıyor. İşte az bilinen ancak çok işlevli arama motorları...
İnternet söz konusu olduğunda çoğumuzun refleksi aynı: Arama çubuğuna birkaç kelime yazmak ve saniyeler içinde sonuçlara ulaşmak. Bu alışkanlık büyük ölçüde Google sayesinde yerleşmiş durumda. Ancak dijital dünya, tek bir kapıdan ibaret değil. Arka planda, farklı ihtiyaçlara odaklanan, kimi zaman gizliliği ön plana çıkaran, kimi zaman da çok spesifik aramalar için tasarlanmış alternatif arama motorları var. Bu platformlar, web üzerinde arama yapma deneyimini bambaşka bir noktaya taşıyor. Kimi ses efektlerini bulmanızı sağlıyor, kimi görsellerinizin izini sürüyor, kimi ise en popüler siteleri özellikle eleyerek sizi internetin arka sokaklarına götürüyor. Gelin, Google dışında keşfedebileceğiniz ve her biri kendine özgü bir yaklaşım sunan bu 10 arama motoruna birlikte yakından bakalım. İşte az bilinen arama motorları…
2013 yılında kurulan Qwant, kullanıcı davranışlarını hedefli reklamcılık için izlemeyen bir arama motoru olarak konumlanıyor. İzleme çerezleri kullanmaması sayesinde daha tarafsız bir arama deneyimi sunmayı amaçlıyor. Bununla birlikte anonimleştirilmiş bazı verileri istatistiksel analiz için toplayabiliyor. Tüm bunlara rağmen az bilinen arama motorları arasında tam olarak keşfedilmiş değil.
Web, haberler, görseller ve videolar gibi farklı kategorilerde arama yapma imkanı sunuyor. Ayrıca çocuklar için tasarlanmış Qwant Junior sürümü, filtrelenmiş içerik sağlayarak güvenli bir kullanım hedefliyor. iOS ve Android uygulamalarında özel tarama modları ve kişiselleştirilebilir ayarlar bulunuyor. Kullanıcı geçmişini temel almadan sonuç üretmeye çalışması, farklı bakış açılarıyla karşılaşmanızı sağlayabiliyor. Gizliliğe önem verenler için Avrupa merkezli bir alternatif oluşturuyor.
2009 yılında Berlin’de kurulan Ecosia, reklam gelirlerini dünya genelindeki ağaçlandırma projelerine aktarıyor. Temmuz 2024 itibarıyla 20 milyon kullanıcının katkısıyla 175 milyondan fazla ağaç dikildiği açıklanmış durumda. Bu yönüyle çevresel etkiyi merkeze alan nadir arama motorlarından biri. Fransız girişim Kanop ile yapılan iş birliği sayesinde uydu verileri ve yapay zeka destekli analizlerle dikilen ağaçların gelişimi takip ediliyor.
Ormanların dijital ikizleri oluşturularak büyüme ve karbon emilimi gibi veriler ölçülüyor. Sunucuların güneş enerjisiyle çalıştırılması ve kârın çevresel projelere yeniden yatırılması, platformun sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendiriyor. Arama alışkanlığınızı çevresel faydayla birleştirmek istiyorsanız Ecosia farklı bir deneyim sunuyor.
Brave Software tarafından geliştirilen Brave Search, büyük teknoloji şirketlerinden bağımsız bir arama altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Şirket, JavaScript’in yaratıcısı ve Mozilla’nın kurucu ortaklarından Brendan Eich tarafından kurulmuş. Platform, kullanıcı sorgularını saklamadan kendi bağımsız dizini üzerinden sonuç üretmeye çalışıyor.
Reklam ve takip mekanizmalarını en aza indiren yapısı, Brave tarayıcısıyla entegre çalıştığında daha bütüncül bir gizlilik deneyimi sunuyor. Dahili reklam engelleyici ve çerez yönetimi gibi özellikler, gezinme sürecini daha sade hale getiriyor.
OpenAI tarafından duyurulan SearchGPT, yapay zekayı gerçek zamanlı web bilgileriyle birleştirmeyi hedefleyen bir özellik olarak öne çıkıyor. Klasik bağlantı listeleri yerine sohbet benzeri bir deneyim sunuyor. Sorularınıza güncel bilgilerle yanıt verirken ilgili kaynaklara da yönlendirme yapabiliyor.
Bu yaklaşım, geleneksel dizin tabanlı arama mantığından daha etkileşimli bir modele geçiş anlamına geliyor. Google ve Microsoft Bing gibi platformların yapay zeka entegrasyonlarına benzer bir rekabet alanı oluşturuyor.
Shodan, klasik anlamda web sayfalarını değil, internete bağlı cihazları indeksleyen az bilinen arama motorları arasında yer alıyor. Web kameraları, yönlendiriciler, sunucular ve IoT cihazları gibi sistemleri tarayarak katalogluyor. Bu özellik özellikle siber güvenlik uzmanları için önemli bir analiz aracı sunuyor.
Platform, açıkta kalan sistemleri ve potansiyel güvenlik açıklarını tespit etmeye yardımcı oluyor. Bulut ortamındaki veri sızıntılarını incelemek, kimlik avı altyapılarını belirlemek veya ağ maruziyetini değerlendirmek için kullanılabiliyor. Tarama sonuçları haftalık güncelleniyor, daha güncel veriler için API üzerinden özel tarama yapılabiliyor.
Eğer bir video düzenliyor, podcast hazırlıyor ya da bir oyun projesi üzerinde çalışıyorsanız doğru ses efektini bulmanın ne kadar zahmetli olabileceğini bilirsiniz. İşte tam bu noktada FindSounds devreye giriyor. Stephen V. Rice ve Stephen M. Bailey tarafından geliştirilen bu arama motoru, şarkılar ve konuşma kayıtları yerine doğrudan ses efektlerine ve enstrüman örneklerine odaklanıyor. Hayvan sesleri, doğa ambiyansları, mekanik gürültüler ya da konuşma dışı insan sesleri gibi oldukça spesifik kayıtları hedefliyor.
Aylık 150 binden fazla kullanıcının 1,5 milyonu aşkın arama yaptığı platform, sadece anahtar kelimeye dayalı çalışmıyor. Benzer ses bulma özelliği sayesinde elinizdeki bir örneğe yakın kayıtları da tespit edebiliyor. Bu, özellikle ses tasarımcıları ve film yapımcıları için büyük kolaylık sağlıyor. Arka planda hem web taraması hem de dosya analizi yapılıyor, ardından insan inceleyiciler kalite kontrol sürecini tamamlıyor. Sonuç olarak karşınıza rastgele yüklenmiş dosyalar değil, belirli standartları karşılayan seçilmiş kayıtlar çıkıyor. Belirli bir sesi hızlı ve güvenilir biçimde bulmak isteyenler için oldukça pratik bir çözüm sunuyor.
2008 yılında kullanıma sunulan TinEye, ters görsel arama alanında öncü platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Metin yazmak yerine bir görsel yükleyerek ya da görsel bağlantısı ekleyerek arama yapmanızı sağlıyor. Amaç, o görselin internet üzerinde nerelerde kullanıldığını bulmak. Özellikle fotoğrafçılar, tasarımcılar ve dijital pazarlama uzmanları için bu özellik oldukça değerli.
TinEye’ın en dikkat çekici yanlarından biri, düzenlenmiş ya da kırpılmış görselleri dahi tanıyabilmesi. Renk ayarı yapılmış, boyutu değiştirilmiş ya da küçük bir kısmı alınmış görseller bile sistem tarafından eşleştirilebiliyor. Bu da gelişmiş görüntü tanıma teknolojisi sayesinde mümkün oluyor. Sürekli güncellenen veri tabanı, görsellerinizin güncel kullanım alanlarını görmenizi sağlıyor.
Searx, arama yaparken kişisel verilerinizin izlenmesini istemiyorsanız dikkate alabileceğiniz platformlardan biri. Açık kaynak kodlu bir meta arama motoru olarak tasarlanan sistem, tek bir kaynağa bağlı kalmıyor. Google ve Bing gibi büyük arama motorlarının yanı sıra Wikipedia ve Reddit gibi farklı platformlardan da sonuçları bir araya getiriyor.
En önemli özelliklerinden biri kullanıcı verilerini saklamaması ve takip mekanizmaları kullanmaması. Arama tercihleri sunucu tarafında tutulmuyor. Bunun yerine tarayıcı çerezi üzerinden yönetiliyor. Dilerseniz sistemi kendi sunucunuzda barındırarak sunucu günlüklerini tamamen kapatma seçeneğine de sahipsiniz.
İsviçre merkezli Hulbee AG tarafından geliştirilen Swisscows, veri güvenliğini merkeze alan bir arama motoru. Kullanıcı hareketlerini izlememesi ve kişisel verileri depolamamasıyla dikkat çekiyor. HTTPS şifrelemesi kullanarak güvenli bağlantı sağlıyor ve Avrupa Birliği veri koruma standartlarına uygun şekilde çalışıyor.
Platform ayrıca içerik filtreleme sistemiyle özellikle aileler için güvenli bir arama ortamı sunuyor. Uygunsuz materyaller otomatik olarak eleniyor. Algoritmalar, kullanıcı profili çıkarmadan alakalı sonuçlar göstermeye odaklanıyor. Veri toplayıp reklam gelirine dönüştürme modeline alternatif arayanlar için Swisscows farklı bir deneyim sunuyor. Dijital ayak izi konusunda hassasiyet taşıyorsanız, bu yaklaşım size daha rahat bir kullanım hissi verebilir.
Million Short alışılmış arama mantığını tersine çeviriyor. En popüler bir milyon siteyi sonuçlardan çıkararak daha az bilinen web sitelerini öne taşıyor. Böylece sürekli aynı büyük platformları görmek yerine internetin daha az keşfedilmiş alanlarına yöneliyorsunuz. 33 öğrencinin katıldığı bir araştırmada, bu daha az bilinen sitelerden gelen sonuçların büyük arama motorlarındaki popüler sonuçlar kadar faydalı olabileceği ortaya konmuş. Yani görünürlüğü düşük olması, içeriğin kalitesiz olduğu anlamına gelmiyor.
Eğer her aramada aynı sitelerle karşılaşmaktan sıkıldıysanız Million Short size daha farklı perspektifler sunabilir. Özellikle araştırma yaparken alternatif kaynaklara ulaşmak için ilginç bir araç haline geliyor.