Ana sayfa » Tarih » Şehirler Yakıldı, İttifaklar Bozuldu! Fazla Alkol Tüketiminin Yol Açtığı 11 Tarihi Olay
Şehirler Yakıldı, İttifaklar Bozuldu! Fazla Alkol Tüketiminin Yol Açtığı 11 Tarihi Olay
Tarih, genellikle büyük fikirlerin, stratejik kararların ve ideolojik mücadelelerin hikayesi olarak anlatılsa da bazen en ciddi olayların arka planında, alkolün etkisiyle verilmiş anlık kararlar, kavgalar veya içki masasında alınmış talihsiz kararlar yatar.
İnsanlık tarihindeki önemli olaylar yalnızca savaşlar, fetihler ve büyük fikirlerle belirlenmemiştir. Tarih, tüm bunların dışında şarap kadehlerinin taşması, kontrolsüz eğlenceler ve sabahı pişmanlıkla karşılanan gecelerle de şekillendi. Binlerce yıldır hayatımızda olan alkol, çoğu zaman sosyal bağları güçlendiren bir araç gibi görünse de bazı anlarda tarihin rotasını değiştirecek kadar büyük kargaşalara yol açtı. İttifaklar sarhoşlukla bozuldu, şehirler bir gecede yakıldı, diplomatik zirveler adeta bitmek bilmeyen partilere dönüştü. Şimdi sizleri, alkolün kontrolden çıkıp tarih sahnesini altüst ettiği 11 çarpıcı olayın perde arkasına götürüyoruz. İşte fazla alkolün yol açtığı tarihi olaylar…
1. Büyük İskender’in sarhoşken verdiği Persepolis’i yakma emri
MÖ 330 yılında Büyük İskender, Pers İmparatorluğu’nun kalbi sayılan Persepolis’i ele geçirdiğinde, zaferini sıradan bir kutlamayla taçlandırmak istemedi. Şehirde verilen görkemli ziyafet, şarabın bolca aktığı, sınırların hızla bulanıklaştığı bir geceye dönüştü. İskender ve çevresindekiler, zafer sarhoşluğuyla geçmişin hesaplarını bugünün coşkusuyla harmanlıyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde Thais adlı Atinalı bir kadın, Perslerin yıllar önce Atina’yı yakmasını hatırlatarak intikam ateşini körükledi. Sarhoşluğun verdiği cesaretle yapılan bu çağrı, kısa sürede kontrolsüz bir harekete dönüştü. Bir zamanlar Pers gücünün sembolü olan sütunlar, kabartmalar ve hazineler saatler içinde yok oldu. Sabah olduğunda Persepolis, ihtişamdan geriye kalan bir harabeden ibaretti.
2. Prenses Pauline Von Metternich ve Kontes Anastasia Von Kielmannsegg arasındaki üstsüz düello
1892 yazında Viyana’da yaşanan olay, sarhoşluğun yalnızca savaş meydanlarında değil, aristokrasinin zarif salonlarında da nasıl kaosa dönüşebileceğinin ilginç bir örneğidir. Prenses Pauline von Metternich ile Kontes Anastasia von Kielmannsegg, bir kültür sergisi için yapılacak çiçek düzenlemeleri üzerine sohbet ederken, birkaç kadeh şampanyanın ardından tansiyon hızla yükseldi. Küçük bir estetik tartışma, gurur ve statü mücadelesine dönüştü. İki kadın da son sözü söylemek istiyor, geri adım atmayı reddediyordu.
Avusturya’da düello yasak olduğu için çözüm, sınırı geçip Lihtenştayn’a gitmekte bulundu. Olayı yöneten barones, dönemin tıbbi bilgilerine dayanarak enfeksiyon riskini azaltmak için alışılmadık bir karar verdi. Kadınların üst giysisiz dövüşmesi gerektiğine hükmedildi. Bu tuhaf ama gerçek düello üç raunt sürdü. Sonunda her iki taraf da hafif yaralar aldı ve onurlarının kurtarıldığı ilan edildi. Birkaç kadeh şampanyayla başlayan tartışma, tarihe geçen sıra dışı bir düelloyla sona ermişti.
3. VIII. Henry’nin I. Francis ile sarhoşken yaptığı güreş maçı
1520 yılında Avrupa, İngiltere Kralı VIII. Henry ile Fransa Kralı I. Francis’in görkemli buluşmasına tanıklık etti. Altın Kumaş Tarlası adı verilen bu zirve, ihtişamın sınırlarını zorlayan bir diplomatik şölendi. Şarap akan çeşmeler, altın işlemeler ve günler süren ziyafetler, barışın gösterişli bir sahnesi olarak tasarlanmıştı. Ancak böylesine yoğun bir eğlence ortamında, ölçünün kaçması kaçınılmazdı.
Güreş müsabakalarının kuralları iki kralın doğrudan karşılaşmasını yasaklıyordu. Buna rağmen Henry, içkinin de etkisiyle bu kuralı umursamaz hale geldi. Coşkunun doruğunda Francis’e güreş teklif etti. O an yaşananlar, diplomatik ciddiyetle bağdaşmayacak kadar samimiydi. İki kralın sarhoş bir meydan okumayla güreşe tutuşması, zirvenin hafızalarda kalıcı ama biraz da utanç verici anlarından biri oldu. Her ne kadar olay büyük bir krize dönüşmese de, alkolün krallar üzerindeki etkisini açıkça gösterdi.
4. Avusturya ordusu alkol nedeniyle kendi içinde savaştı
1788’de Osmanlı topraklarında ilerleyen Habsburg ordusu, düşmanla karşılaşmadan önce kendi içindeki kaosla yüzleşti. Farklı milletlerden oluşan bu ordu, zaten iletişim sorunlarıyla boğuşuyordu. Bir grup süvari, keşif sırasında schnapps satan yerel halkla karşılaştı ve içkiyi fazla kaçırdı. Kısa süre sonra piyadelerin de gelmesiyle alkol paylaşımı yüzünden tartışma çıktı.
Bir silah sesi paniği tetikledi. Karanlıkta bağırılan uyarılar, farklı dillerde anlaşılmaz hale geldi. Birilerinin Türkler geliyor diye bağırmasıyla askerler birbirine ateş açtı. Alman subayların düzen sağlamak için haykırdığı komutlar bile yanlış anlaşıldı. Sonuçta Avusturya ordusu, hayali bir düşmanla savaşırken büyük kayıplar verdi. Osmanlı kuvvetleri bölgeye ulaştığında ortada düzenli bir ordu kalmamıştı.
5. Bolşeviklerin alkol nedeniyle kendini sabote ettiği gün
1917’de Bolşevikler Kış Sarayı’nı ele geçirdiğinde, olay beklenenden çok daha sakin gerçekleşti. Ancak asıl karmaşa devrimden sonra başladı. Saray, iktidarın ve aynı zamanda devasa bir alkol stoğunun da merkeziydi. Şarap mahzenleri, yıllarca biriktirilmiş içkilerle doluydu. Devrimciler bu hazineyle karşılaşınca kontrolü kaybetti.
Şarap ve votka sokaklara dağıtıldı, askerler ve siviller günlerce süren bir sarhoşluğa kapıldı. Disiplinin yerini eğlence aldı. Bu durum, ayıklığı savunan Bolşevik ideolojiyle açıkça çelişiyordu. Devrimin geleceği bile kısa süreliğine tehlikeye girdi. Sonunda liderler, bu kontrolsüzlüğün bedelini fark ederek sert önlemler almak zorunda kaldı. Devrim, neredeyse alkol yüzünden kendi kendini sabote ediyordu.
6. Askeri okulda alkol isyanı
1826 Noel’inde West Point Askerî Akademisi, alkol yasağına rağmen tarihe geçen bir isyana sahne oldu. Öğrenciler, günler öncesinden kampüse kaçak içki sokmuş, geleneksel yumurta likörlerini güçlendirmişti. Gece sessiz başlayan eğlence, saatler ilerledikçe kontrolden çıktı.
Sabaha karşı subaylar gürültüye müdahale ettiğinde karşılarında sarhoş, asi ve öfkeli öğrenciler buldu. Olaylar büyüdü, pencereler kırıldı, eşyalar tahrip edildi. İsyana karışanlar arasında ileride ABD tarihinde önemli bir figür olacak Jefferson Davis de vardı. Bu olay, o dönemde akademinin disiplin anlayışını kökten değiştirdi.
7. Kral IV. George kendi düğününe sarhoş bir halde geldi
Galler Prensi George, borçlarını kapatmak için istemediği bir evliliğe zorlandığında, çözümü içkide buldu. Brunswickli Caroline ile evleneceği günler yaklaşırken, alkol tüketimi giderek arttı. İlk karşılaşmalarında bile brendiye sarıldı. Düğün sabahına kadar içmeye devam ettiği anlatılır. Evlilik, daha baştan mutsuzlukla damgalandı. Söylentilere göre iki taraf da birbirinden hoşlanmıyordu. George’un düğüne sarhoş gelmesi, bu birlikteliğin sembolik bir özeti gibiydi. Sonrasında yaşanan skandallar ve ayrılıklar, İngiliz monarşisinin en problemli evliliklerinden birini doğurdu. George brendisini aldı ve düğün sabahına kadar içmeye devam etti.
8. Viyana Kongresi, alkolün bolca tüketildiği sosyal etkinliklere dönüştü
Napolyon Savaşları sonrası Avrupa’yı yeniden şekillendirmek için toplanan Viyana Kongresi, resmi toplantılardan çok eğlenceleriyle ün kazandı. Aylarca süren balolar, ziyafetler ve av partileri, alkolün bolca tüketildiği sosyal etkinliklere dönüştü. Saraylar, her gece yeni bir kutlamaya ev sahipliği yapıyordu. Birçok karar, resmi masalardan çok bu eğlencelerde alındı. Diplomatlar ve hükümdarlar, sabaha kadar süren gecelerin ardından Avrupa haritasını yeniden şekillendiriyordu. Genel olarak tarih, belki de en önemli kararlarını bu sarhoş atmosferde aldı diyebiliriz.
9. George Washington’ın on binlerce dolarlık bar hesabının hikayesi
1787’de ABD Anayasası tamamlandığında, delegeler Philadelphia’da büyük bir kutlama yaptı. City Tavern’daki bu veda yemeği, içki konusunda sınır tanımadı. Şaraplar, viskiler, biralar ardı ardına geldi. Hesap kabardıkça kabardı. Bugünün parasıyla on binlerce dolara denk gelen bu hesap, içkileri, yemekleri ve çeşitli eğlenceyi de kapsıyordu. Washington ve arkadaşları, aylar süren yoğun çalışmanın stresini adeta içkiyle attı. Bu gece, Amerikan demokrasisinin alkolün fazla kullanımıyla taçlandığı anlardan biri olarak hafızalara kazındı.
10. Fazla alkol tüketimi nedeniyle kaybedilen savaş: Rusya-Japonya Savaşı
1904-1905 yıllarında Rus ordusu, Japonya karşısında beklenmedik bir yenilgi aldı. Bunun nedenlerinden biri, orduda yaygın olan alkol bağımlılığıydı. Askerler ve subaylar, görev sırasında bile içki içiyor, disiplin tamamen çözülüyordu. Sarhoşluk, taktik hatalara ve şiddet olaylarına yol açtı. Japon askerleri, çoğu zaman karşılarında direnecek durumda olmayan birlikler buldu. Tsushima Muharebesi’nde yaşanan büyük yenilgi, bu düzensizliğin doruk noktasıydı. Alkol, Rus donanmasını ve ordusunu adeta felç etmişti.
11. Andrew Jackson’ın göreve başlama töreninde Beyaz Saray meyhaneye döndü
1829’da Andrew Jackson’ın başkanlık yemini, Beyaz Saray tarihinin en çalkantılı günlerinden birine dönüştü. Halka açık resepsiyon ve açık içki servisi, binlerce insanı saraya çekti. Kalabalık, kısa sürede kontrolden çıktı. İnsanlar mobilyaların üzerine çıktı, eşyalar kırıldı, içkiler her yere saçıldı. Jackson bile kalabalıkta sıkışıp kalmış, binayı arka kapıdan terk etmek zorunda kalmıştı. Beyaz Saray, adeta bir meyhaneye dönmüştü. Kimileri bunu demokrasinin halkla buluşması olarak yorumladı, kimileri ise düzenin tamamen çöktüğünü savundu. Ancak herkes, bu kaosun alkolle yakından ilişkili olduğu konusunda hemfikirdi.