Caz Dünyasının Efsane İsmi Chet Baker’ın Kaybolmuşluklarla Dolu Hikayesi

November 25, 2016

Caz dinlerken, insanın içinde tarifi olmayan bir özgürlük hissi oluşur. Kaliteli müziğe aşık herkesin bir noktadan sonra asla vazgeçemeyeceği bir müzik tarzı olur…

Hayatın tüm sıkıntısını geride bırakmış gibi, uçsuz bucaksız yemyeşil bir ormanda koşuyormuş gibi hissettirir insana. Yaşamın naifliğini fark ettirir.

Peki, caz efsanelerinden birine değinsek, bu kim olurdu sorusunun cevabı muhakkak Chet Baker olurdu. Kendine özgü tarzıyla hüzünlü bir kötü adam… Trompet çalarken tüm ruhunu hissedebileceğiniz bir adam o. Şarkı söylerken ise buğulu sesiyle sizi o şarkının tam da içene çekebilen özel bir insan…

1929’da dünyaya geldi Chet Baker… Gerçek ismi ise; Chesney Henry Baker Jr.

Müzikle yakından ilgilenen bir ailede büyüdü. Gitarist bir babanın oğluydu…

Charlie Parker’in bir dizi dinletisinde çalmasıyla 1951 yılında tüm dikkatleri üzerine çekti.

1952 yılında Gerry Mulligan dörtlüsüne katılarak Frank Sinatra’nın My Funny Valentine şarkısını tekrar söylediği solo çalışmasıyla üne kavuştu.

Benim komik sevgilim

benim komik sevgilim, tatlı komik sevgilim
beni kalbimle güldürüyorsun
görünüşlerin gülünç, fotoğraflık değil
daha benim en sevdiğim resmimsin

rakamların yunancadan az mı?
ağzın biraz güçsüz mü?
konuşmak için açtığında
akıllı mısın?

ama benim için saçını değiştirme.
bana değer vermiyorsan.
kal küçük sevgilim, kal!
her gün sevgililer günü.

rakamların yunancadan az mı?
ağzın biraz güçsüz mü?
konuşmak için açtığında
akıllı mısın?

ama benim için saçını değiştirme.
bana değer vermiyorsan.
kal küçük sevgilim, kal!
her gün sevgililer günü.

Gerry Mulligan’ın uyuşturucu sebebiyle tutuklanmasından sonra dörtlü yollarını ayırdı… Baker artık tek başınaydı. Dinletilerinde şarkılar da söylemeye başladı.

Artık bir uyuşturucu bağımlısıydı ve bu durum tüm hayatını etkiliyordu…

1960 yılında İtalya’da uyuşturucu kullanırken yakalandı. Bu süreçte birkaç beste yapabildi. Kendisi bu 10 yılı “yitik 10 yıl” olarak tanımlıyor.

1966 yılında, uyuşturucu satıcılarınca, ödeme yapmadığı için çok ciddi bir şekilde darp edildi…

Bütün dişleri koptu ve çene yapısı değişti.

Doktorlar bir daha asla trompet çalamayacağını söyledi.

Yıllar geçtikçe, bazen kanlar içerisinde kalsa bile trompet çalmaya çalıştı…

Uyuşturcuyu bırakmaya çalıştı fakat eroin kullanmadığında trompete hakim olamayacağını düşündü. Ve tekrardan kullanmaya başladı…

Kendine özgü tarzıyla 1970’lerin sonunda tekrardan sahnelerdeydi…

Fiziksel görünümü kötü olmasına rağmen, çene yapısının etkisiyle yarattığı ilginç tarzı ve geçmişteki ünü onu tekrar şöhrete kavuşturdu.

1988 yılında Amsterdam’da bir otelin camından düşerek hayatını kaybetti… Yine uyuşturucu etkisindeydi…

Yaşadığı dönem içerisinde caz dünyasına muhteşem eserler kendine özgü havalı ve kötü adam tarzıyla zihinlerimize kazındı Bize de onun trompetini, buğulu sesini dinlemek kaldı…

BONUS:


Chet Baker biyografisi olan “Born To Be Blue” belgeselini de izleyebilirsiniz.

Yorum Bırakın

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>