Tiryakilerini Böyle Alalım: İçimizi Hem Isıtıp Hem Ferahlatan Çay Hakkında 11 Bilgi

August 5, 2016

Yokluğu bizi derin boşluklara sürükleyecek şeyler arasında neler vardır desek ilk başta aklınıza çay gelmez. Halbuki üzerine biraz düşündüğünüzde çayın mükemmelliğinin basitliğinde olduğunu görürsünüz… Hayatımıza kattığı anlamları kısaca hatırlayınca, çay sevgimizin iyice coştuğunu fark ettik.

O olmasaydı, nice şiirler, şarkılar yarım kalır, tüm kahvaltılar anlamsızlaşır, saat 5 olduğunda elimiz kolumuz boş kalırdı…

Çay tiryakiliği boş laf değil, çaysızlık başına vuran insanlar haksız değil…

Bu kadar övdüğümüz ve sevgimizde çok haklı olduğumuz, neredeyse temel besin kaynağımız olduğunu iddia edeceğimiz çay hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak istedik.

1. Kimin aklına geldi çay yapmak?

cay-kesfi
Her mucize yiyecek/içecek gibi çayın da ortaya çıkışı bir tesadüfe dayanıyor. Bir efsaneye göre, Çin İmparatoru Shen Yung çay bitkisinin sıcak suya düştüğü ana şahit olur ve çok etkilenir. Bu efsaneye göre çay tiryakisine dönüşen İmparator, 7 yıl boyunca bu bölgeden ayrılmaz.

2. Çayın Avrupa çıkartması

avrupa-cay
Anavatanı Çin olan çayın Avrupa’ya gelmesi taa 1606 yılında Hollanda ve Fransa sayesinde oldu. Ama çayın ekmeğini yemek ilk olarak İngilizlerin aklına geldi tabii ki. 1871 yılında Thomas Lipton adlı abimiz, İngiltere’de bunun ticareti yapan ilk kişi olarak bir dükkan açtı, sonra da Hindistan’dan getirdiği çay tohumlarıyla bir çay tarlası kurdu.

3. “Bu çay soğuk da içilir mis gibi” diyen ilk güzel insan

soguk-cay
Richard Blechynden isimli bir Amerikalı, sıcak havalarda çay satışları düşünce soğuk satmayı akıl eden ilk kişi. Böylece ice tea kavramı ortaya çıktı ve çay hararetimizi gerçekten almaya başladı.

4. Çayın poşete girişi ve pratik çay kültürü

poset-cay
Poşet çayı 1896’da ilk keşfeden A.V. Smith isimli bir İngilizdi ama o yıllarda İngiltere’de bu icat tutmadı. Bundan birkaç yıl sonra Thomas Sullivan çay numunelerini müşterilerine teneke yerine ipek zarflarda vermeye başladığında, insanlar çayın bu poşetlerde demlenebileceğini keşfettiler. Günümüzdeki poşet çay kültürünün piyasaya çıkışı ise 1930’larda Joseph Krieger tarafından gerçekleştirildi.

5. Dünyada 1 yıl içinde tüketilen sadece Lipton sıcak çaylarıyla bile tam 3 bin 660 tane olimpik yüzme havuzu doldurulabilir

dunya-cay
Çayın dünyadaki popüleritesini bu veriden anlayabiliyoruz.

6. Bu popüleritenin Türkiye’deki düzeyi: Sudan sonra en çok tüketilen içecek

caylar
Çay ülkemize gelmeden önce aslında tam bir kahve tiryakisiydik. 1900’lü yıllarda Türkiye’ye gelmesiyle çay, kahve tüketimini solladı.

7. Çayda şeker polemiği

seker-cay
Çayın nasıl içilmesi gerektiğine dair bitmeyen bir polemik var. Şekerin çayın tadını bozduğunu söyleyenler, sakarinciler, şıkır şıkır şeker koyup karıştıranlar, kıtlamacılar…

8. Bedenimizin de damağımız kadar çayı sevmesinin nedenleri

cay-fayda
Her doğal bitki gibi çayın da insan vücuduna birçok etkisi var. Ve bunların çoğu da olumlu etkiler… Zaten ilk bulunduğu yıllarda da çay şifa amaçlı içiliyordu. Bu etkilerden sadece bazıları;

Kolesterol seviyesini düşürmesi,
Karaciğeri temizler ve yenilemesi,
İçerdiği florid ile diş çürüklerini önleyici olması,
İçerdiği flavonollar ile tansiyonu düşürmesi ve kan damarlarının bağışıklığını arttırması.
Vücuttaki zararlı maddeleri yok etmesi, iltihaplanmayı önlemesi,
İçerdiği bileşik şekerlerle kan şekerinin yükselmesini önlemesi,
İçerdiği C ve E vitamini ile karoten maddesi sayesinde kan kanserine karşı bağışıklığı arttırması,
İçerdiği mineraller sayesinde vücuttaki mineral dengesinin kurulmasında sudan bile daha etkili olması,
%2-4 oranındaki kafein içeriğiyle metabolizmayı ve merkezi sinir sistemini uyarması, dinlendirici ve konsantrasyon artırıcı olması, kalbi güçlendirmesi,
Teobromin ve teofilin maddeleriyle idrar sökücü özelliği olması ve böbreklerin düzenli çalışmasını sağlaması,
Ve son olarak tabii ki çay banyoları… sıcak çay kompres ve pansumanlarının göz ve ciltteki kaşıntı ve egzama vs gibi bazı rahatsızlıkları azaltması.

9. Çay dediğin nasıl içilir

cay-dedigin
Biz genelde öyle kupa fincanda falan çay içmeyi sevmeyiz. İnce belli bardağı olacak, çay ve ince belli bardak buluşmadan bir kahvaltı olabilir mi? Bilemedin porselen çay takımı olacak, ne de olsa çay bizim için misafirperverliğin birinci koşuludur, yemek yenilen restoranda ikram edilendir, altın gününde kaynayan demliktir, kimileri için rakının yanında bile gidendir, saat beş oldu mu akla düşendir… Kısacası çayı içmeye bahanemiz çoktur bizim.

10. Türk edebiyatında çayın yeri

nazim-cay
Çaya bizim kadar edebi ve duygusal anlamlar yükleyen başka bir ülke var mıdır bilmiyoruz ama bizim kültürümüzde büyük anlamlara sahip olduğu kesin. Türkiye’de çayın yanına pek çok kez edebiyat gelmiştir. Bunun muhteşem örnekleri için sizi derlememize alalım.

11. Tavşan kanı çayın püf noktaları

tavsan-kani
Tavşan kanı, güzel ve berrak bir çay yapmak için demliğe konulan çay önce sudan geçirilmelidir ki tozundan arınsın.

Çok önemli not: Demliğin içine karbonat atarak bayat çaya taze görünümü vermeye çalışan işletmelerden kaçınınız.

Kaynak; 1, 2, 3

Yorum Bırakın

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>