Türkiye’de Eğitim Müfredatına Acilen Eklenmesi Gereken 10 Ders

September 5, 2017

Ülkelerin eğitim sistemleri, teknolojik ve toplumsal gelişmeler ile beraber hızla yenilenmesinin gerektiğinin sinyallerini tüm dünyada veriyor. Bunun farkına varıp toplumun ihtiyaçlarına uygun eğitimleri müfredatlarına yerleştiren birçok ülke var. Bu eğitim konularından bizim eğitim müfredatımıza koysa diyeceğimiz eğitimleri derledik. Listemizde olması gereken daha pek çok konu var. Bizler bu yazımızda 10 tanesine yer verdik.

1. Robotik


Robotik, makine mühendisliği beraberinde uçak mühendisliği ve uzay mühendisliği, elektronik mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, mekatronik mühendisliği ve kontrol mühendisliği dallarının ortak çalışma alanı. Tüm dünyada First Vakfı tarafından her sene, 9-12. sınıflar için düzenlenen bir yarışması var. Takımlar, her yıl bir tema çerçevesinde, yaptıkları robotlarla belirli görevlerin üstesinden gelmeye çalışıyorlar. Yarışma teması her sene vakıf tarafından belirleniyor. Yarışmaya katılan öğrenciler bir öğretmen ya da gönüllü mentor ile beraber uzun bir süreç geçirerek robotik becerilerini, takım olma, arkadaşlık, beraber iş yapabilme ve farklı rol ile sorumlulukları üstlenerek hazırlanıyorlar. Türkiye’de gerçekleştirilen yarışmaya katılıyorlar. Dereceye giren takımlar uluslararası yarışma için Amerika’ya gidiyorlar.

Bu konuda şu an başarılı birçok takım özel okullar ile beraber bazı devlet okullarında da olsa bu yarışma ile beraber gelen kazanımlar için müfredatımıza girmesi ve her isteyen öğrencinin katılabilmesini sağlamalıyız.

2. Kaostan Öğrenme


Toplum olarak kaosu seven bir yapıya sahibiz. Öyle ki İstanbul için turistlerin karışık bulduğunu söylemesi üzerine neredeyse en çok söylemeyi sevdiğimiz sözlerden birisi “İstanbul. Onlar kaos diyor, biz ise ev”. Öyle ki tişörtlere, bardaklara, çantalara vb. bastırıp satıyoruz. Dünya’nın teknolojik gelişmelerin bu denli hızlı olduğu bir dönemde kaosun artması ve alışık olduğumuz sistemlerin işlemediğini görmemiz kaçınılmaz. Ekonomik tahminlerin yanıldığı, kimsenin uzun vadeli planlar yapamadığı bir çağda, kaos ile beraber yaşamak ve kaosu kontrol etmeye çalışmak yerine, kaos ile öğrenmeye ve beraber gelişmeye ihtiyacımız var. Bu nedenle eğitim sistemimizde kaostan öğrenme konulu bir dersimiz olsa ve gelecek nesilleri bu konuda hazırlayabilirsek, toplum olarak çok fazla şey kazanacağımız ortada.

3. Uygulama Yazmak


Teknolojinin en hızlı geliştiği konulardan birisi kuşkusuz ki cep telefonları ve cep telefonları ile beraber hayatımızın her anına giren uygulamalar. Neredeyse köşedeki bakkalın bile bir uygulama üzerinden satış yaptığı döneme doğru hızla ilerliyoruz. Uygulama yazmak Amerika’da ortaokul öğrencilerine öğretilmeye başlandı. Çünkü neredeyse her aklımıza gelecek fikir için artık uygulamalara ihtiyacımız var. Sadece yazmayı öğrenmek de yetmiyor. Bu uygulamaları yenilikçi hale getirebileceklerini de öğretmemiz gerekiyor. Uygulamalar çağında, kendi uygulamalarını yazabilen kişilerden olmalıyız.

4. Eğitimde Teknoloji ve Tasarımı


Özellikle eğitim fakültelerinin ve bilhassa öğretmen adayı olan herkesin eğitimde teknolojiyi kullanabilmesi ve sınıf ortamını öğrencilerinin öğrenme motivasyonuna, hızına ve şekillerine göre tasarlayabilmesi gerekiyor. Sadece dersi anlatmak, bilgisayar ya da akıllı tahtadan sunum/video göstermek ne yazık ki şu an ki teknolojik gelişmeyle uyum içerisinde değil. Dersler birçok öğrenci için artık daha sıkıcı. Doğdukları andan itibaren bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlar ile tanışan bir nesile bir şeyleri öğretebilmek için çağı yakalamak, teknolojiyi de dahil ederek meraklarını ve ilgilerini derste tutabilmek gerekiyor. Bunun için eğitim fakülteleri öğretmen adayları için bu dersleri vermeye başlamalı ve öğretmenler daha donanımlı yetişmeli ki gelecekte daha başarılı olacak bir nesil yetiştirmek için öğretmenlerimiz daha yetkin olabilsinler.

5. Nesnelerin İnterneti (IoT)


Yukarıda bahsettiğimiz, uygulama yazmanın bir sonraki seviyesi artık nesnelerin interneti. Kullandığımız her nesneyi internet üzerinden yazılımlar ile kontrol edebilir, bizlerin karmaşık buldukları işleri saniyeler içerisinde yapmalarını ve hayatımızı kolaylaştırmalarını izleyebiliriz. Bunun için nesnelerin internetini iyi anlamalı ve bu konuda üretimini yapan, fikirleri ile dünyayı değiştirenler arasına girmeliyiz. Bu konuyu ortaokuldan itibaren müfredata alarak, yaratıcılıkları ve hayal güçleri daha aktif haldeyken bizler için yenilikler üretmeleri için teşvik etmeliyiz.

6. İnovasyon


Son 20 yıldır gerçekleşen buluşlar ve gelişimler insanlık tarihinden beri gerçekleşen buluşların sayısını geçti. Özellikle hayatımıza giren yeni araçlar her seferinde farklı bir tasarım, özellik, büyüklük gibi farklı donanımlar ile karşımıza çıkıyor. Bunların hepsinin altında inovasyon yatıyor. Kısacası yeni bir buluş ortaya koymak yerine var olan araçları geliştirmek ve farklı amaçlar için kullanıma sokmak. Steve Jobs, iPhone tanıtımı yaparken, 3 şey tanıtacağını söylemişti. Aslında hepsini iPhone içerisinde birleştirerek şu an inanılmaz bir gelişim kaydeden akıllı telefonlar için yeni bir çağ başlatmıştı. Her yıl farklı bir tasarım ve özellikler ile önümüze gelen akıllı telefonların altında büyük bir inovasyon ekibi ve fikirler yatıyor. Okullarımızda öğrencilerimiz inovasyonu, inovatif düşünceyi öğrenmeliler ki gelişime ve değişime açık ve üretken olabilsinler.

7. Çeşitlilik (Diversity)


Mülteci krizinin en çok hissedildiği ülkelerin başında gelen Türkiye’de, mülteciler ile beraber toplumun her noktasında ayrımcı söylemler ve nefret söylemlerinde artış hat safhaya ulaşmış durumda. Ülkemizdeki farklı kültürlerin bir arada yaşaması ve uyum ile hareket edebilmesi için toplumdaki ayrımcı yaklaşım ve söylemleri ortadan kaldırabilmeliyiz. Bunun için henüz bu konularda kalıplaşmış yargılara sahip olmayan çocukların ilkokuldan itibaren, “Çeşitlilik (diversity)” dersleri ile farklılıkların bizi geliştirdiği ve beraber yaşayabilme öğretilerinin öğretilmesine ihtiyacımız var. Türkiye büyük bir kültür mozaiğine sahip ve bu şekilde harika bir ülke.

8. Toplumsal Cinsiyet


Toplumuzda cinsiyetçi söylemler ve ataerkil bir yapı tarafından kurulmuş toplumsal yargılar nedeniyle kendimiz olmamız mümkün değil. Her gün yaşanan kadın cinayetleri, cinsel taciz, laf atmalar, tabular ile beraber en çok ihtiyaç duyduğumuz konulardan birisi toplumsal cinsiyet dersleri. Kadın erkek ayrımı yapmak yerine hepimizin eşit olması için toplumumuzu yeniden şekillendirmeye ihtiyacımız var. Cinsiyet fark etmeksizin herkesin özgürce kendi istediği gibi hareket edebileceği, korkmadan kendisini gerçekleştirebileceği bir dünyanın mümkün olması için bizlerin bu konuda doğduğumuz andan itibaren toplumsal cinsiyet eşitliğini baz alan bir eğitime ihtiyacımız var. Mavi ve pembe renkler ile bebeklerin odalarını ayırmayarak tüm renkleri benimsemeye ve hepsinin güzelliğini fark etmek için müfredatımızda bu derse ihtiyacımız var.

9. İstismar


İstismarın her türlüsünü, özellikle de cinsel istismar ile ilgili ne yazık ki her gün onlarca haber duyuyor, yaşıyor veya şahit oluyoruz. Çocukların kendi beden bütünlüklerini tanımaları, psikolojik ve fiziksel istismarı bilmeleri ve kendilerini korumaları için anaokulundan itibaren dersler vermeliyiz. Özellikle çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğini, çocuklara öğretmeliyiz ki başlarına bir şey geldiğinde nasıl davranmalılar, nasıl yaklaşımlara izin vermeliler öğrenmeliler. Yetişkinleri de çocuklarla nasıl çalışılacağı konusunda eğitimler almaları için teşvik etmek ve bu konuda toplumsal olarak hızlı bir farkındalığa ihtiyacımız olduğu bir gerçek.

10. Doğru Bilgiye Ulaşabilmek


Sosyal medyanın hayatımıza hızlı girmesi ile beraber, bilgi kirliliği de hat safhaya ulaştı. Gerçek olana ulaşabilmenin artık samanlıkta iğne aramaya döndüğü çağda, doğru bilgiye ulaşmayı bilmek hayati önem taşıyor. Bir olayla ilgili paylaşımların neredeyse bir çoğu olaydan alakasız başka konularda ve doğruyu öğrenene kadar bazen bu yanlış olan bilgilere inanabiliyoruz. Bu nedenle en çok ihtiyaç duyduğumuz derslerden birisi doğru bilgiyi elde edebilmek. Hangi yolları kullanarak teyit edebiliriz? Hangi siteler güvenilirdir? Google’da çıkan ilk sonuçlar doğru olanlar mıdır? gibi onlarca sorunun cevabını alabileceğimiz bu dersin müfredatımızda yer alması gerekmektedir.

Eğitmen Panda Kimdir?

Eğitmen Panda, kurumlara 3. nesil öğrenme deneyimleri tasarlayan, uygulayan ve eğitim organizasyonlarında destek olan hibrit bir eğitim ajansıdır.

Yorum Bırakın

E-mail adresiniz paylaşılmayacaktır.*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>